4. Hukuk Dairesi 2022/10363 E. , 2025/7995 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/517 E., 2022/1039 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'in yardım gönüllülerini taşıyan ... isimli gemide gemi adamı olarak görevli olduğunu, geminin...'ye insani yardım götürmek amacıyla uluslararası sularda seyrederken İsrail Devleti silahlı güçleri tarafından uygulanan saldırı nedeniyle adı geçen müvekkilinin yaralandığını, kötü muameleye ve psikolojik işkenceye maruz kaldığını, haksız deport işlemi nedeniyle yeniden iş bulamadığını, eşi olan diğer müvekkili ...'in eşi ...'den uzun süre haber alamamasına bağlı manevi çöküntü yaşadığını belirterek 28.06.2016 tarihli Türkiye Cumhuriyeti ile İsrail Devleti Arasında Tazminata İlişkin Usul Anlaşmasına göre fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davacı ... yönünden 100,00 TL maddi tazminat, 80.000,00 TL manevi tazminat ile davacı ... yönünden 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden yasal faizi ile beraber davalıdan tahsili ile kınama ve yayın talep edilmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; uyuşmazlığın idari yargıda görülmesi gerektiğini, hükmedilecek tazminat miktarının sebepsiz zenginleşmeye yol açmaması gerektiğini, yasal hasım konumunda olduklarından aleyhlerine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İsrail Devleti tarafından sadece insani sebeplerle hareket eden, silah bulundurmayan ve silahlı eylemde bulunmak gibi bir amaç da taşımayan kişilere yönelik, gereklilik ve ölçülülük ilkelerine aykırı biçimde müdahale edildiği, bu müdahalenin haksız fiil niteliğinde olduğu, hukuka uygun ve meşru kullanılmayan egemen güce dayalı davaya konu eylemlerin manevi tazminat gerektirdiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı ... yönünden 30.000,00 TL, davacı ... yönünden 10.000,00 TL manevi tazminatın 31.05.2010 tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsiline; maddi tazminat talebinden vazgeçilmesine karşı tarafın muvafakat etmesi nedeniyle bu talep yönünden davanın açılmamış sayılmasına, fazlaya dair taleplerin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İsrail Devletinin haksız saldırısı nedeniyle ... gemisinde yolcu olarak bulunan davacı ...'in manevi olarak zarara uğradığı konusunda tereddüt olmadığı, olay tarihi, olayın gelişim süreci ve davacının yaralanma derecesi değerlendirildiğinde hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğu ayrıca TBK 56/2 uyarınca adı geçen davacının ağır bedensel zararı bulunmadığından eşi olan davacı ...'in manevi tazminat talep edemeyeceği gerekçesi ile tarafların istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın kısmen kabulü ile davacı ... yönünden 40.000,00 TL manevi tazminatın 31.05.2010 tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsiline; kınama ve yayın talebinin reddine, maddi tazminat istemi yönünden davanın açılmamış sayılmasına, davacı ...'in manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; İsrail Devletinin tüm dünyanın gözü önünde yapmış olduğu hukuk dışı muamele ve işkence nedeniyle hükmedilen manevi tazminatın yetersiz ve kabul edilemez miktarda olduğunu, hakkaniyete uygun olmadığını, verilen kararın bu nedenle usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, hükmedilen manevi tazminatın sebepsiz zenginleşmeye yol açacak miktarda olduğunu, davada yasal hasım konumunda olduklarından vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden muaf tutulmaları gerektiğini, faizin dava tarihinden işletilmesi gerektiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; Gazze'ye insani yardım götürmek amacıyla yardım gönüllülerini taşıyan ... isimli gemide görevli olarak bulunan davacı ...'in İsrail Devleti silahlı güçleri tarafından uygulanan saldırı nedeniyle yaralandığı, kötü muameleye ve psikolojik işkenceye maruz kaldığı; diğer davacı eşi ...'in olaya bağlı manevi zarara uğradığı iddiası ile maddi ve manevi tazminat talebi ile kınama ve yayın taleplerine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin davacı ...'e yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı vekilinin davacı ...'e yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi (6098 sayılı TBK 56) hükmüne göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Somut olayda; olayın oluş şekli, olay tarihi, olayda davacının kesici aletle yaralanması ve yukarıdaki ilkeler göz önüne alındığında davacı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarı azdır. Davacı ... yararına daha üst düzeyde manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin davacı ...'e yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE 2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin davacı ...'e yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davacı ...'e yükletilmesine, 492 Sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 68254d79baa92c2c 038fc6840f18151a