Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/997 E., 2025/4724 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/997 E., 2025/4724 K. (09.10.2025) – Boşanma

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/997
Karar No
2025/4724
Karar Tarihi
09.10.2025
Konu
Boşanma

3. Hukuk Dairesi 2025/997 E. , 2025/4724 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1096 E., 2024/1862 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2021/228 E., 2022/593 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili, müvekkili avukatın davalılardan ..'nın vekili olarak diğer davalı tarafından açılan boşanma davasında davalıyı temsil ettiğini, ayrıca mal rejiminin tasfiyesi ve katılma alacağının tahsili talepli belirsiz alacak davasında da davacı vekili ve karşı davalı vekili sıfatıyla görev yaptığını ve dosyalarda vekillik hizmetini yerine getirdiğini, müvekkilinin talebi üzerinde sulh protokolünü hazırladığını ancak vekalet ücreti ödenmemek amacıyla müvekkili tarafından haksız azledildiğini ileri sürerek davalı ... ile vaki vekalet ilişkisinden doğan ve haksız azil sebebiyle ödenmesinden imtina edilen Ankara 6. Aile Mahkemesi’nin 2016/878 Esas sayılı çekişmeli boşanma davası ve Ankara 11. Aile Mahkemesi’nin 2016/988 Esas sayılı mal rejiminin tasfiyesine ilişkin davada varılan sulh neticesinde Avukatlık Kanunu 164.maddesi uyarınca vekil eden davalı ...’e temin edilen menfaat değeri davanın kazanılan değerleri üzerinden %20'si oranında vekalet ücreti alacaklarının ve ödenmesi gereken KDV tutarlarının, yine işbu değerler üzerinden karşı yan hasma yüklenen yasal vekalet ücreti alacaklarının tespiti ile belirsiz alacak davası kapsamında 12.000,00 TL'nin 26.05.2017 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili, boşanma ve mal rejimi davalarının uzaması, sürecin yıpratıcı olması karşısında kendilerinin ve müşterek çocuklarının huzuru ve mutluluğu için aralarında anlaştıklarını ve her ikisinin de avukatlarına bilgi vererek gerekli işlemlerin yapılmasını talep ettiklerini, davacı avukatın tarafların uzlaşarak davaları sonuçlandırması için kendilerinin istekleri ve menfaati yerine, kendi menfaatini öne çıkaracak şekilde protokol düzenlediğini, tarafların anlaşmasını zorlaştırıcı tavırlar sergilediğini, fahiş vekalet ücreti talep ettiğini ve haklı nedenle azledildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı avukatın davalılar arasında gerçekleştirilecek olan anlaşmalı boşanma protokolünü zorlaştırdığı sabit olup, bu haliyle davacı avukatın davalı olan müvekkilinin güvenini sarsıcı şekilde hareket ettiği, kendi menfaatine öncelik verdiği, taraflar arasındaki güven ilişkisinin bu nedenle zedelendiği anlaşılmakla güveni sarsılan davalının davacıyı azlinin haklı olduğu kanaatine varıldığı, haklı azil halinde, azil tarihinde kesinleşmeyen dava ve işlemler için vekalet ücreti talep edilemeyeceğinden ve azil tarihinde hukuki yardıma konu davaların sonuçlanmadığı, kesinleşmediği, bu haliyle davacı avukatın davalıdan bir alacağının olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla taraflar arasındaki whatsapp yazışmaları ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı avukatın müvekkili olan davalı ...'in çıkar ve menfaatlerini gözetmek amacıyla müvekkile anlaşmalı boşanma karşılığında alınacağı vaadedilen dairenin protokole yazılı olarak eklenmesi zorunluluğunu bildirdiği, bu durumun güven sarsıcı davranış olarak nitelendirilemeyeceği, davacının vekalet görevini ifada dosyaya yansıyan bir özensizliğinin bulunmadığı ve davalı tarafından azlin haklı olduğunun ispatlanamadığı bu durumda, Ankara 6. Aile Mahkemesinin 2016/878 Esas sayılı boşanma davasında azil tarihi olan 2017 tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 2.bölüm 2.kısım uyarınca davacı avukatın asıl dava için 1.980,00 TL akdi, karşı dava için 1.980,00 TL akdi vekalet ücreti ile asıl ve karşı dava için ayrı ayrı 1.980,00 TL karşı yan vekalet ücretleri ile Ankara 11. Aile Mahkemesi'nin 2016/988 Esas sayılı dosyası açısından ise taraflar arasında yazılı avukatlık sözleşmesi bulunmadığından Avukatlık Kanunu'nun 164/4 maddesi uyarınca, davacı avukat tarafından sarf edilen emek ve mesaiye göre harcı yatırılan dava değerlerinin % 10'u oranında belirlenen akdi vekalet ücreti, azil tarihi itibariyle geçerli bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 2. kısım 2. bölümü gereğince yargı yerlerindeki hukuki yardımlarda ödenecek avukatlık ücretinden düşük olamayacağından asıl dava için 1.980,00 TL akdi, karşı dava için 1.980,00 TL akdi vekalet ücreti ile asıl ve karşı dava için ayrı ayrı 1.980,00 TL karşı yan vekalet ücretleri olmak üzere toplam 15.840,00 TL vekalet ücretine hak kazandığı anlaşılmakla taleple bağlılık kuralı gereğince 12.000,00 TL alacağın tahsiline karar verilmesi gerekirken mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, 6.000,00 TL akdi vekalet ücretinin davalı ...'den, 6.000,00 TL karşı yan vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davacı ve davalılar vekili temyiz yoluna başvurmuştur. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, hükmedilen vekalet ücretinin yanlış olduğunu, sulh olunan bedel üzerinden %20 hesaplama ile vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu yönden bozulmasına karar verilmesini istemiştir. Davalılar vekili, davacı avukatın haklı azledildiğini, kendi menfaatlerini müvekkilinin menfaatlerinin önüne koyarak vekalet ilişkisindeki güveni sarstığını, bu nedenle de vekalet ücreti alacağının bulunmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, haksız azil iddiasına dayalı akdi ve karşı yan vekalet ücreti tahsili istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle dosyaya kazandırılan taraflar arasındaki whatsapp yazışmaları ve davacı avukatın sulh protokolü taslağında müvekkili lehine düzenleme yapmak iradesini açıkça belirtmiş olması karşısında haksız azlediği tespitinin yerinde olduğu, taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesi bulunmaması, boşanma davası için maktu vekalet ücretinin hesabının yerinde olduğu, henüz boşanma davası sonuçlanmadan mal rejimi tasfiyesi davası açılamayacağı, boşanma davasının sonuçlanmasının mal rejiminin tasfiyesi davasının ön koşulu niteliğinde olduğu, bu nedenle de ancak maktu vekalet ücreti talep edilebileceğinin anlaşılmasına göre temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan temyiz başvuru harcının istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 0cc05fb1250b94a6 6c3822ab2831190d

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı