3. Hukuk Dairesi 2025/967 E. , 2025/4465 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1392 E., 2024/1575 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/373 E., 2023/417 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; müvekkili şirketin her sene Türkiye'de belirli bölgelerde çiftçiler ile tarımsal üretim sözleşmeleri imzaladığını, aynı şekilde taraflar arasında yapılan 20.01.2020 tarihli Tarımsal Üretim Sözleşmesi uyarınca davalının şahsına ait olduğunu beyan ettiği 100 dönüm arazide tüm girdi temininin müvekkili şirket tarafından yapıldığını, üreticinin elde edeceği cin mısırının tamamını davacı şirkete teslim etmekle mükellef olduğunu, davacı tarafından teknik elemanlarla teknik destek sunulduğunu, yüklenicinin davacı şirketten habersiz biçime başlayamayacağını ve davacıdan bir görevlinin nezaretinde hasat işlemlerine başlanabileceği bir sözleşmeli popcorn üretim ilişkisi kurulduğunu, davalı tarafından müvekkili adına 100 dönümde cin mısırı ekimi yapıldığını ve müvekkilinden alınan tohumun bedeli için müvekkiline kambiyo senedi keşide edildiğini, yaptırdıkları delil tespitinde, davalının .. İlçesi, .. 148 ada, 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazdaki ürünü müvekkilinin nezareti olmadan sözleşmeye aykırı şekilde biçtirdiğinin görüldüğünü, üretilen ürünün malikinin müvekkili şirket olduğunu ileri sürerek, taraflar arasındaki "Tarımsal Üretim Sözleşmesi" kapsamında; malın bedelinin davacı tarafça mahkemeye depo edilmesi ve karşılığında malın davacıya teslimi, malın teslimi eğer imkansız hale gelmiş ise mülkiyetin tespiti ve davacının uğradığı zararın tazmini, şimdilik 100 TL zararın faizi ile birlikte tazmini ( fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla), ürün henüz hasat edilmediyse, ürünün sözleşmede kararlaştırıldığı şekilde davacı nezaretinde hasat edilerek davacıya ya da yediemine teslim edilmesi, ürün hasat edildiyse, ürünün başkalarına satışının engellenmesi, ürünün yediemine tevdiine karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında sunduğu ıslah dilekçesi ile talebini 114.358,60 TL tazminat ile 293.388,96 TL cezai şart olmak üzere toplam 407.647,56 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP Davalı vekili; müvekkilinin tarım faaliyeti çerçevesinde ekim yapmak üzere davacı firmadan tohum satın aldığını, üretilecek ürünlerin davacı firmaya satımı konusunda anlaşma yapmak üzere görüşmeler yapıldığını, hasat dönemine yakın bir dönemde davacı firma ile yapılan görüşmelerde sözleşmeye göre davacının belirlediği satış fiyatı baz alınmak suretiyle ürün alımı yapılacağının belirtildiğini, davalı tarafından noter ihtarnamesi gönderilerek, taraflar arasındaki hukuki ve yasal sözleşme akdedilmediği, yapılan üretim kapsamında elde edilecek ürünlerin satımı konusunda taraflar arasında güncel piyasa şartlarına göre yeniden uzlaşma sağlanması halinde uzlaşmaya uygun şekilde hareket edileceği, aksi halde taraflar arasında yasal mevzuata uygun bir sözleşme bulunmadığından, davacı tarafından belirlenen şartların yok hükmünde sayılacağının davacı tarafa bildirildiğini, taraflar arasında herhangi bir tarımsal üretim sözleşmesi bulunmadığını, sadece tohum alınarak, buna karşılık müvekkili tarafından kambiyo senedi düzenlendiğini, sözleşme üzerinde oynama yapılarak, değiştirildiğini ve sonradan doldurulduğunu, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklı bir yükümlülüğünün bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının sözleşme kapsamında zamanında cin mısırı teslim etmemesi nedeniyle davacının piyasadan daha fazla bir fiyata ürün aldığı ve zarara uğranıldığı iddia edilmiş ise de dosyaya gelen belgelerden davacının satın aldığı dönemdeki piyasadaki cin mısır kg. fiyatından daha fazla fiyata cin mısırı almadığının anlaşıldığı, tüm belgeler, tanık beyanları, taraflar arasında imzalanan sözleşme ile bilirkişi raporları birlikte değerlendirilerek, davanın kısmen kabulüyle, 114.358,60 TL maddi tazminat ve 146.694,48 TL cezai şart olmak üzere toplam 261.053,08 TL'nin 100,00 TL'sinin dava tarihinden bakiyesinin ıslah tarihi olan 13.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içerisinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı tarafından, sözleşmenin sadece son sayfasında imza bulunduğu, önceki sayfaların imzasız olduğu, davacı şirket tarafından sonradan doldurulduğu, ayrıca sözleşme maddelerinin genel işlem şeklinde düzenlendiği için geçersiz olduğunu ileri sürmüş ise de sözleşmenin sayfalarının birbirini takip eder mahiyette olduğu, son sayfada da sözleşme maddelerine atıfta bulunulduğu, sözleşmenin sonradan doldurulduğunun usulünce ispatlanmadığı, sözleşme maddelerinin de genel işlem vasfında sayılamayacağı nazara alındığında bu savunmalara itibar edilmeyeceği, sözleşmenin 4. maddesinde, “Yüklenici bu protokol ile ekmeyi taahhüt ettiği 100 dönüm araziden elde edeceği cin mısır ürününün tamamını şirkete teslim etmekle mükelleftir. Ürünlerin nakliye bedeli şirkete aittir. Şirketin bilgisi dışında ürün hasadı veya dışarı satışı halinde yetiştirici sözleşme gereği çıkan mahsulün hasat zamanı piyasa değerinin iki katı kadar ceza bedeli ödeyecektir." şeklinde düzenleme yapıldığı, sözleşmede kararlaştırılan bu ceza koşulu, sözlemenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesine yönelik olduğundan, seçimlik ceza mahiyetinde olduğu, seçimlik cezanın istenebilmesi için aksi kararlaştırılmamışsa sözleşmeden dönülmemiş ya da feshedilmemiş olmasının gerektiği, davacı vekilinin dava dilekçesinde, malın bedelinin mahkemeye müvekkili şirket tarafından depo edilmesi ve karşılığında malın müvekkiline teslimine, malın tesliminin imkansız hale gelmesi halinde mülkiyetin tespiti ve müvekkilinin uğradığı zararın tazmini için talepte bulunduğu, dava dilekçesindeki bu talepler sözleşmenin ifası kapsamında olup, TBK'nın 179/1 inci maddesi gereği hem borcun hem de cezanın ifasını isteyemeyeceği açık olduğundan, Mahkemece cezai şart talebinin reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile karar verilmesinin doğru olmadığı, dava dilekçesinde talep edilmeyen cezai şart bedelinin, ıslah dilekçesiyle talep edilmesinin de mümkün olmadığı, davacı, davalı tarafından sözleşmede belirtildiği şekilde elde ettiği mahsulleri davacıya satmadığı gerekçesiyle zarara uğradığını ileri sürmüşse de bu konuda delil sunamadığı, ayrıca sözleşmede cin mısırı ürününün davacı tarafından 2,55 TL/kg'den satın alınacağının belirtmesine karşın, ürünün yetiştirildiği .. Ticaret Borsası 2020 bültenine göre, cin mısırın ortalama satış fiyatının 1,86 TL/kg olduğu, dolayısıyla davacının kar kaybı vb gibi bir zararının oluşmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili; dava konusu sözleşmenin geçerliliğinin sabit olduğunu, davacının sözleşmeden dönmeyerek aynen ifa, mümkün değil ise zararın tazmini ve cezai şart talep edildiğini, zararın hesabında sözleşme ile taahhüt edilen popcorn türü cin mısırın esas alınması gerektiğini, eksik incelemeye dayanılarak kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı vekili; davacının ıslah talebi dikkate alındığında nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulması talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tarımsal üretim sözleşmesine aykırılık nedeniyle uğranılan zararın tazmini ile cezai şart alacağı istemine ilişkindir. Davacı vekilinin temyizi yönünden yapılan incelemede; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; hukuki ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa hukuk kurallarının doğru şekilde uygulandığı, dava dosyasının incelenmesinde, taraflar arasında 20.01.2020 tarihli Tarımsal Üretim Sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme kapsamında davacının talepte bulunduğu, dava dilekçesi, dosya içerisinde yer alan deliller ve sözleşmenin ilgili maddeleri incelendiğinde, Mahkemece verilen kararın yerinde olduğu, davacının iddia ettiği zararın ispatı için dosyaya ibraz ettiği belgelerin, davalının sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle oluştuğunu ispata yeterli olmadığı, taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye uygun olarak Mahkemece araştırma ve bilirkişi incelemesi yapıldığı anlaşıldığından davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir. 2. Davalı vekilinin temyizi yönünden yapılan incelemede, Bölge Adliye Mahkemesince hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) gereğince davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmiş ise de; AAÜT 13/1 maddesinde; “Tarife'nin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü Mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7. maddenin ikinci fıkrası, 10. maddenin üçüncü fıkrası ile 12. maddenin birinci fıkrası, 16. maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarife'nin üçüncü kısmına göre belirlenir...”şeklinde düzenleme gereğince dava değeri üzerinden nispi vekalet ücretine karar verilmemiş olması, usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2 maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (4) numaralı bendi çıkartılarak yerine “4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1 maddesi uyarınca 65.147,13 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” bendinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 31d1e9589af5a995 5c0bb846192a4121