Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/915 E., 2025/4547 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/915 E., 2025/4547 K. (02.10.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/915
Karar No
2025/4547
Karar Tarihi
02.10.2025
Konu
Tazminat, Tapu

3. Hukuk Dairesi 2025/915 E. , 2025/4547 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/418 E., 2024/256 K. DAVA TARİHİ : 21.04.2014 Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin davalılar ile imzaladığı 25.06.1986 tarihli haricen taşınmaz satış sözleşmesi ile 4.000.000,00 TL karşılığında davaya konu taşınmazı satın aldığını, Kaş Asliye Hukuk Mahkemesinin 1989/107 E., 1990/103 K. sayılı ilamı ile taşınmazın adına tesciline dair verilen kararın Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 1991/125 28... /11330 Karar sayılı ilamı ile onandığını, taşınmazı 11.10.2002 tarihinde .. Tapu Müdürlüğünde 85.000,00 TL karşılığında dava dışı üçüncü kişiye sattığını, bu kişinin taşınmazın tapu kaydına tekabül eden arz üzerindeki alana işlem yapmak isteğinde .. Köyü 1 24... parsel numaralı taşınmazlar ile çakıştığının anlaşıldığını, daha sonra taşınmazı satın alan kişinin kendisi ve .. aleyhine .. Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı tazminat davasında verilen 2005/1 E., 2008/96 K. sayılı ilamı ile 85.000,00 TL'nin bu kişiye ödenmesine karar verildiğini, ilamın icraya konulması neticesinde ödeme yapmak zorunda kaldığını ileri sürerek; taşınmazı kendisine satan davalılardan yaptığı bu ödemeyi, tapu masraflarını, vergileri, yargılama giderlerini, harçları, taşınmazın maliki olsaydı elde edeceği kâr ve uğradığı zararın tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 127.468,05 TL’nin yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; davanın zamanaşımına uğradığını savunarak reddine karar verilmesini dilemiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 23.06.2016 tarihli kararıyla; davanın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle, reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 20.10.2017 tarihli ilamıyla; kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki bulunduğundan bahisle kararın bozulmasına, bozma nedenine göre bir kısım davalıların sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiş, dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesinden sonra, Mahkemece yeniden yapılan inceleme sonucu 2018/26 - 333 karar sayılı kararı ile karara yönelik davacının da temyiz isteminin bulunduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davacının temyiz dilekçesi fiziken eklenerek temyiz nedenlerinin incelenmesi için gönderildiği, aynı Dairenin 18.10.2018 tarihli ilamıyla Daire bozma ilamının (2) nolu bendine "davacının da sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına," ibaresinin eklenmesine karar verilerek, kararın bu gerekçe ile bozulmasına karar verilmiştir. 2.Mahkemenin 22.10.2020 tarihli kararıyla, davanın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz yoluna başvurmuştur. 3.Dairemizin 16.12.2021 tarihli ilamıyla; "...davacının sebepsiz zenginleşmeye dayanan alacak talep hakkı, Kaş Asliye Hukuk Mahkemesinin 05.03.2008 tarihli ve 2005/1 Esas 2008/96 Karar sayılı ilamının kesinleşme tarihi olan 15.10.2009 tarihi itibariyle başlamaktadır. Eldeki davanın 06.05.2014 tarihinde açıldığı nazara alındığında, davanın zamanaşımı süresi dolmadan açıldığı anlaşılmıştır. O halde Mahkemece, işin esasına girilerek deliller incelenip değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir. 4.Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının davalılara (bir kısım davalılar ile bir kısım davalıların murisine) ödediği 4.000.000 TL’nin 15.10.2009 tarihi itibari ile (Kaş Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/1 Esas sayılı davasının kesinleştiği tarih) ulaştığı değer 16.10.2023 tarihli bilirkişi ek raporunda 28.892,10 TL olarak hesaplandığı kural olarak davacı 15.10.2009 tarihinden itibaren bu tutara faiz talep hakkını haiz iken davacının dava dilekçesinde tarih belirtmeksizin yasal faiz istediği, bu nedenle bu tutara taleple bağlı kalınarak dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği, yine davacının İstanbul Anadolu 7 İcra Dairesinin 2008/13422 E. sayılı dosyasına 17.08.2010 tarihinde ödediği 168.500,00 TL nedeni ile 17.08.2010 tarihinden itibaren faiz talep hakkına haiz iken bu tutar içinde tarih belirtmeksizin yasal faiz istediği, bu nedenle bu tutara taleple bağlı kalınarak dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği, davacının zararının 28.892,10 TL + 168.500,00 TL = 197.392,10 TL olup, bu tutardan davacının ..’ndan tahsil ettiği 85.000,00 TL mahsup edildiğinde bakiye zararının 12.392,10 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davacı uğradığı zararın belirlenmesi için hakkaniyetli bir hesaplama yapılmadığını, raporun hükme esas alınamayacağını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre alacak istemine ilişkindir. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve özellikle hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplama ve Mahkeme gerekçesinde tarafların elde ettiği değerin doğru ele alındığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan mahkeme kararının ONANMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı