Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/904 E., 2025/4387 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/904 E., 2025/4387 K. (29.09.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/904
Karar No
2025/4387
Karar Tarihi
29.09.2025
Konu
Tazminat

3. Hukuk Dairesi 2025/904 E. , 2025/4387 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/291 E., 2024/500 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Hatay 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/341 E., 2021/258 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili; müvekkili ...'nın 05.03.2018 tarihinde davalı hastanede doğum yaptığını, doğum sırasında görevli olan çocuk doktoru davalı ...'in yeni doğan çocuğu teslim alıp gerekli kontrollerini yapıp sağlıklı olduğunu bildirdiğini ve taburcu edildiklerini, müvekkillerinin bebeğin ağlamalarının aralıksız devam etmesi nedeniyle bebeğin vücudunu kontrol ettiklerinde, bebeğin makatının kapalı olduğunu fark ettiklerini, başka bir hastanede bu durumdan dolayı bebeğin ameliyata alındığını ve devam eden süreçte de bu durumdan dolayı 2 ameliyat daha geçirdiğini, bebeğin gaitasını tutup tutmayacağının ise 4-5 yaşından sonra belli olacağını, gelişen durumun davalı hastane ve davalı doktorun dikkatsiz, özensiz ve yetersiz tutumları nedeni ile oluştuğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın ve müvekkili ... için 20.000,00 TL, müvekkili ... için 20.000,00 TL ve müvekkili bebek ... için 40.000,00 TL olmak üzere toplamda 80.000,00 TL manevi tazminatın, haksız filin vukuu bulduğu 05.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan alınarak müvekkilerine verilmesini istemiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili; doğumun akabinde müvekkili doktor ... tarafından bebeğin yenidoğan muayenesinin tıp kurallarına uygun ve özenli bir şekilde yapıldığını, bebeğin genel sağlık durumunun iyi olduğunun tespit edildiğini, davacının maddi tazminat isteminin mesnetsiz ve manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan ATK raporunda çocukta saptanan durumun anatomik bir bozukluk olup dava konusu olay ile illiyet bağının bulunmadığının ve davalılara atfedilecek bir hatanın olmadığının bildirildiği, ATK raporuna itibar edilerek olayın meydana gelişinde ve zararın doğumasında davalıların sorumluluğunu gerektirecek illiyet bağı kurulamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece ATK raporlarına itibar edilerek verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; davalı doktor ve davalı hastanenin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı nedeniyle geç tanıdan kaynaklı bebekte kalp ve diğer vücut fonksiyonlarında bozukluk meydana geldiğini, müvekkillerinin bu süreçten psikolojik ve zihinsel olarak etkilendiklerini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekalet sözleşmesinden kaynaklı hekimin hatası iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 1. 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3. maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişilerle tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder. 6502 sayılı Kanun'un 73. maddesi bu kanunun uygulanmasıyla ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağı öngörülmüştür. Bir hukuki işlemin sadece 6502 sayılı Kanun'da düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için ticari ve mesleki amaçla yapılan bir işlemin olmaması gerekir. 2. Somut uyuşmazlıkta; davacılar ile davalı doktor ve hastane arasındaki ilişki vekalet ilişkisi olmakla, davacıların 6502 sayılı Kanun kapsamında tüketici sayılacağı ve bu durumda davanın tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiğinin kabulü gerekir. Görev kamu düzenine ilişkin olduğu içinde yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi zorunludur. Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince; uyuşmazlığın çözümünde tüketici mahkemelerinin görevli olduğu gözetilerek, görevsizlik nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, bu husus göz ardı edilerek davanın esası hakkında hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. 3. Bozma nedenine göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun'un 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı