3. Hukuk Dairesi 2025/1148 E. , 2025/4385 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1707 E., 2024/1590 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 2. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2022/898 E., 2023/398 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirket ile 25.03.2021 tarihli 250.000,00 TL finansmanlı bireysel tasarruf finansman sözleşmesi imzaladığını, ödeme planına göre tasarruf döneminin 25.05.2021-15.01.2022 tarihleri aralığında olduğunu, davalı şirketin tahsis yapacağı tarihin ise 15.01.2022 olarak belirlendiğini, müvekkilinin toplam 152.625,00 TL ödeme yaptığını, davalının ödenen bedelin ilk 1.000,00 TL'sini hesap açma ücreti adı altında, 13.899,00 TL'sini de çalışma bedeli peşinatı olarak tahsil ettiğini, tahsis zamanı yaklaşınca davalı şirket yetkililerinin tahsis tarihini 4 ay ötelediklerini, bunun üzerine müvekkilinin 20.04.2022 tarihinde sözleşmeyi feshettiğini ve ödedikleri paranın iadesini istediğini, ancak davalının ödemeyi taahhüt ettiği tarihlerde iade yapmadığını, arabuluculuk görüşmeleri sürerken davalı şirket tarafından müvekkilinin hesabına 147.455,30 TL ödeme yapıldığını, ancak bu ödemenin müvekkilinin oluşan zararını karşılamadığını ileri sürerek; müvekkilinin her türlü alacağının, faizinin ve faizle karşılanamayan munzam zararının tespiti ile şimdilik 31.000,00 TL'sinin 15.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; davacı ile müvekkili şirket arasında 250.000,00 TL tutarında konut finansmanı sağlama amacıyla bireysel tasarruf finansman sözleşmesi akdedildiğini, akdedilen sözleşmede öngörülen tahsisat tarihinin 15.02.2022 olduğunu, ancak tahsisat ödemesinin yapılabilmesi için davacı tarafından başta tüm taksitlerinin tam ve zamanında ödenmiş olması, teminatlanma unsurunun yerine getirilmesi ve tahsisata ilişkin tüm evrakların tahsis sürecinden en az 30 gün önce tamamlanmış olmasının gerektiğini, davacının ise sözleşme kapsamında yerine getirmekle yükümlü olduğu koşulları zamanında yerine getirmediğini, davacının imzalayarak müvekkili şirkete teslim ettiği 19.05.2022 tarihli dilekçede davacıya iade edilecek tasarruf tutarı ve iade edilmeyecek organizasyon ücreti tutarının açıkça belirli olduğunu, müvekkili şirketin imzalanan dilekçeye uygun olarak davacıya 30.09.2022 tarihinde 147.455,30 TL'yi iade ettiğini, imzalanan dilekçe ile davacının organizasyon ücreti yönünden müvekkili şirketi ibra ettiğini, sözleşmenin feshinde müvekkili şirketin hiçbir kusuru bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflarca mutabakata varılan sözleşmenin 8. maddesindeki davalıya ödenen organizasyon ücretinin iade edilmeyeceğine dair hükmün, 7292 sayılı Kanun'un 7. maddesi ile eklenen 6361 sayılı Kanun'un 39/A-4. maddesi gereği haksız şart niteliğinde olmayıp, organizasyon bedeli dışında kalan kısmın iade edileceğinin düzenlendiği, sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte olan madde uyarınca organizasyon bedelinin iadesi talebinin reddinin gerektiği, hesap açma ücreti adı altında alınan ücretin neye ilişkin olduğunun anlaşılamadığı, alınan ücretin kanunda ve yönetmelikte yeri olmayan bir ücret olduğu, bu ücretin iadesi talebinin kabulünün gerektiği, paranın iade edilmesi gereken zamanla fiili ödeme zamanı arasındaki döneme ilişkin faiz talebi yönünden; ... Şirketlerinin Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Yönetmeliğin 17/8 maddesi uyarınca şirket, müşterinin sözleşmede fesih hakkını kullanması hâlinde organizasyon ücreti bedeli dışında kalan toplam birikim tutarını talep tarihinden itibaren azami altı ay içerisinde iade etmekle yükümlü olup, ödeme tarihi itibariyle Yönetmelikte öngörülen 6 aylık sürenin dolmadığı, sözleşme ile durumu kabul eden davacının bu döneme ilişkin faiz talep etmesinin haksız olduğu, munzam zarar talebi yönünden ise yasal şartların oluşmadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 1.000,00 TL hesap açma ücreti adı altında alınan bedelin 17.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, organizasyon ücreti, ana para yönünden faiz ve munzam zarara ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ile davalı şirket arasında 25.03.2021 tarihinde konut edindirmek amacıyla yapılan 250.000,00 TL finansmanlı bireysel tasarruf finansman sözleşmesi kapsamında davalı şirket tarafından 13.899,00 TL organizasyon ücretinin tahsil edildiği, taksit bedeli ve organizasyon ücretinden başka davacıdan herhangi bir ücretin tahsil edilmediği, davacının tasarruf finansman sözleşmesinden döndüğünü davalı şirkete bildirdikten sonra davalı şirket tarafından davacının organizasyonda kaldığı süre gözetilerek organizasyon ücretinin 4.169,70 TL'sinin mahsup edilerek bakiye kısmının davacıya iade edildiği, hesap açma ücreti adı altında davacıdan herhangi bir ücret tahsil edilmediği anlaşılmakla; davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken, kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; hesap açma ücretine yönelik taleplerinin gerekçesiz olarak reddedildiğini, sözleşmenin davalının kusuru nedeniyle haklı olarak feshedildiğini, müvekkilinden alınan tek taraflı fesih dilekçelerinde iade edilmeyeceğini kabul etmek zorunda kaldığı 4.169,70 TL'lik organizasyon ücretinin de iadesinin gerektiğini, davalı şirketin temerrüde düştüğü tarih olan 15.01.2022 tarihinden ödeme tarihi olan 30.09.2022 tarihine kadar müvekkilinin kaybı nedeniyle işlemiş faizi vermediğini, bu talepleri yönün verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, davalı şirketin yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle müvekkilinin faizle karşılanamayacak olan munzam zararının davalı tarafından tazmin edilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tasarruf Finansman Sözleşmesi kapsamında, ayıplı ifa ve sözleşmenin feshi nedeniyle ödenen hesap açma ve organizasyon bedelleri ve ana para faizi ile faizle karşılanmayan munzam zararın tazmini istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle sözleşmenin 8. maddesindeki sözleşmenin alıcı tarafından feshi durumunda davalıya ödenen organizasyon ücretinin iade edilmeyeceğine dair sözleşme hükmü ile organizasyon bedelinin haksız şart olmayıp davalı tarafça da iadesi gerekmediğinin anlaşılması, aşkın zarara yönelik istem yönünden davalı şirketin, huzurdaki davaya konu sözleşmeden kaynaklanan edimi yerine getirmekte temerrüde düştüğünü ve dolayısıyla parasını zamanında tahsil edemediği için temerrüt faizini aşan somut bir maddi zarara uğradığını davacı tarafın ispat edememesi karşısında yukarıda açıklanan nedenlere göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.09.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! ec11d5d5c564533f 3d359f933b15da22