3. Hukuk Dairesi 2025/70 E. , 2025/2149 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/75 E., 2023/189 K. Mahkeme kararının davacı vekili ve dahili davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece kararın düzeltilerek onanmasına dair verilen kararın dahili davalı vekili tarafından düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; 233 sayılı KHK’nın 35. maddesi gereğince çıkarılan 22.05.2002 tarihli ve 2002/4100 sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, turizm belgeli yatırım ve işletmelerden mesken ve sanayi abonelerine uygulanan tarifelerin en düşüğü üzerinden elektrik ücreti alınması gerekirken, fazla ücret alındığı iddiasıyla aleyhine açılan dava neticesinde 203.860,93 TL’nin avans faizi ile birlikte tahsiline karar verildiğini, söz konusu kararın icrası için takip başlatılması üzerine icra dosyasına toplam 351.025,77 TL ödeme yapılmak zorunda kalındığını ileri sürerek; ödenen 351.025,77 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan rücuen tahsilini talep etmiştir
II. CEVAP 1. Davalı ... vekili; davanın, idarenin haklı olarak yapmış olduğu idari işleme karşı açıldığını, bu nedenle idare mahkemelerinin görevli olduğunu, rücu davalarında zamanaşımı süresinin ödeme tarihinden itibaren bir yıl olduğunu, icra dosyasına yapılan ödeme tarihinden itibaren bir yıl geçtikten sonra açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, yapılan işlemlerin yürürlükte bulunan Kanun veya KHK hükümlerine aykırı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Dahili davalı Bakanlık vekili; 2002/4100 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı çerçevesinde dağıtım şirketleri nezdinde oluşan gelir kaybının karşılanması yükümlülüğü/sorumluluğu ve yine özelleştirme kapsamına giren dağıtım şirketlerine tarife indiriminin uygulanmasına son verilmesine ilişkin yazının mülga Hazine Müsteşarlığı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Genel Müdürlüğüne (şimdiki adıyla Kamu Sermayeli Kuruluş ve İşletmeler Genel Müdürlüğü) ait olduğunu, indirimli tarifeden kaynaklı görev zararının karşılanması sorumluluğunun bu Genel Müdürlük bünyesinde yürütüldüğünü, bu nedenle ilgili mevzuat çerçevesinde davalı sıfatı bulunamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 26.06.2012 tarihli ve 2012/309 E., 2012/300 K. sayılı kararla; bozmaya uyularak yapılan değerlendirme sonucunda davacı şirketin genel müdürünün “Olur” tarihinin 15.06.2009 olduğu, davanın ise 27.07.2007 tarihinde açıldığı, bu nedenle zamanaşımı defi'nin reddine karar verilerek, toplanan delil durumuna göre ve daha önce alınan bilirkişi raporu doğrultusunda dava subuta erdiğinden, davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 03.12.2012 tarihli ve 2012/14168 E., 2012/18328 K. sayılı ilamıyla; davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin 28.11.2013 tarihli ve 2013/452 E., 2013/635 K. sayılı kararıyla; önceki gerekçelerin yanı sıra, somut olayda uygulanması gereken 818 sayılı Kanun’da ayrıca özel olarak bir zamanaşımı süresinin öngörülmediği, rücuen tazminat davalarında aynı Kanun’un 125. maddesi gereğince on yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği, dava konusu olayda ödeme tarihinden davanın açıldığı tarihe kadar on yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı gerekçesiyle verilen direnme kararını, davalı vekili temyiz etmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.02.2018 tarihli ve 2017/4-1447 E., 2018/204 K. sayılı ilamıyla; direnme kararının bozulmasına karar verilmiş, karara karşı davacı vekili kararın düzeltilmesini istemiş, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.01.2019 tarihli ve 2018/4-603 E., 2019/9 K. sayılı ilamıyla; Mahkemenin zamanaşımı süresinin on yıl olduğuna ilişkin direnme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, karar düzeltme isteminin kabulü ile bozma kararının kaldırılmasına, direnme kararının onanmasına, davanın esasına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Yargıtay 4. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 12.06.2019 tarihli ve 2019/1263 E., 2019/3298 K. sayılı ilamıyla; davanın açıldığı tarihten sonra yürürlüğe giren hüküm gereğince Ekonomi Bakanlığı bünyesindeki Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğünün, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına devredilmiş olması sebebiyle mahkemece ... davaya dahil edilip taraf teşkili sağlandıktan sonra dosyaya devam edilmesi gerektiğinden bahisle, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin 13.04.2021 tarihli ve 2019/401 E., 2021/194 K. sayılı kararıyla; indirimli tarife uygulama yükümlüsü olan davacının, bu yükümlülüğü nedeniyle meydana gelen gelir kaybından dahili davalı ... Bakanlığının sorumlu olacağına dair bir düzenlemenin bulunmadığı, ayrıca 637 sayılı KHK'daki hükmün, yalnızca mevzuat gereğince Ekonomi Bakanlığına devredilen birimlere ait olan görevler nedeniyle ... borç ve alacakları kapsadığı, davanın ise bir yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra açıldığı gerekçesiyle; davanın davalı ... Müşteşarlığı yönünden zamanaşımı nedeniyle reddine, dahili davalı Bakanlık yönünden ise husumetten reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dairemizin 27.04.2022 tarihli ve 2022/2697 E., 2022/4184 K. sayılı ilamıyla; Mahkemece, zamanaşımı süresinin geçmediği gerekçesiyle davanın davalı ... Müşteşarlığı yönünden kabulüne yönelik olarak verilen 28.11.2013 tarihli direnme kararının, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun karar düzeltme incelemesi neticesinde verdiği 17.01.2019 tarihli ve 2018/603 E. 2019/9 K. sayılı kararıyla onandığı, bu onama kararı ile zamanaşımı süresinin geçmediği yönündeki direnme kararının kesinleştiği, ancak Mahkemece kesinleşen bu husus nedeniyle davacı lehine oluşan usuli kazanılmış hak ihlal edilmek suretiyle, davalı ... yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş olmasının doğru olmadığı, diğer yandan; davalı ... Müsteşarlığının her türlü borç ve alacaklarının hiçbir işleme gerek kalmaksızın Ekonomi Bakanlığına, bilahere 10 Temmuz 2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Ekonomi Bakanlığı bünyesindeki Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğünün Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına devredildiği yönündeki Yargıtay 4. Hukuk Dairesince verilen 12.06.2019 tarihli bozma kararına uyulmasına rağmen, Mahkemece davacı yararına oluşan usuli kazanılmış hak ihlal edilmek suretiyle, husumet yokluğu nedeniyle dahili davalı Bakanlık yönünden de davanın reddine karar verilmiş olmasının hatalı olduğundan bahisle davacı yararına oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınmak suretiyle, uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi için, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tüm dosya kapsamına göre davacı yararına oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilerek, toplanan deliller, ilk Yargıtay bozma ilamından önce alınan ve hüküm kurmaya yeterli ve elverişli görülen 18.01.2009 tarihli heyet raporu doğrultusunda dahili davalı ... yönünden açılan davanın kabulü ile 351.025,77 TL alacağın, 04.01.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalı ... yönünden açılan davanın husumetten reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekili ve dahili davalı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
V. TEMYİZ Dairenin 18.09.2024 tarihli, 2023/3978 E., 2024/2366 K. sayılı kararıyla; dahili davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, Mahkeme kararının hüküm fıkrasının davalı aleyhine hükmedilen vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiş, karara karşı dahili davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
V. KARAR DÜZELTME A. Karar Düzeltme Sebepleri Dahili davalı vekili; husumet itirazlarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini, kamu yapılanmasında görev ve sorumluluk dağılımı belirgin şekilde yasal mevzuatla düzenlenerek netleştirilmiş olduğundan ve huzurdaki davanın konusu da Bakanlık birimlerinin görev ve yetkisine girmediğinden, davanın doğru hasım Hazine Müsteşarlığının devredildiği Hazine ve Maliye Bakanlığına yönlendirilmesi ve zamanaşımı def'inin tekrar değerlendirilmesi gerektiğini, davacının dava açmada hukuki yararı bulunmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kesinleşen mahkeme kararı gereğince üçüncü kişiye ödenmiş olan bedelin rücuan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece uyulmasına karar verilen bozma doğrultusunda inceleme yapılarak karar verildiği, bozmaya uymakla davacı lehine oluşan usuli kazanılmış hakların dikkate alındığı, bozmanın kapsamı dışında kalan hususların incelenmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla dahili davalı vekilinin karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Dahili davalı vekilinin karar düzeltme talebinin REDDİNE, Aşağıda yazılı para cezasının karar düzeltme isteyene yükletilmesine, 15.04.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 15c222ae1fe4fec3 45f0ccf39e37eb77