3. Hukuk Dairesi 2024/2913 E. , 2025/2152 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1004 E., 2024/1111 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Uşak 1. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/169 E., 2020/1047 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; taraflar arasında 13.06.2017 tarihli kira sözleşmesini imzalandığını, davalının 219.000,00 TL kira borcu olduğunu, 03.10.2017 tarihli yazı ile davalıya kira bedellerini ödemesi için ihtar gönderildiğini, davalının kira bedelini ödemeyerek temerrüde düştüğünü, kira bedellerinin tahsili amacıyla yapılan ihtarlar sonuçsuz kaldığından, 09.11.2017 tarihinde alınan fesih oluru ile kira sözleşmesinin feshedildiğini, sözleşmenin feshedilmesi üzerine, kiracıya 10.11.2017 tarihinde fesih ve tahliye bildirimi tebliğ edilerek taşınmazın tahliye edilmesinin ihtar edildiğini, kiralanan alanın 11.01.2018 tarihinde tahliye edildiğini, davalı kiracı tarafından kiralanana ait elektrik ve su borçlarının ödenmediğini, kira sözleşmesinin feshine istinaden sözleşmede belirlenen cari yıl kira bedeli tutarı karşılığı 880.000,00 TL tazminat ve yine sözleşme uyarınca kiralananın verilen sürede tahliye edilmemesi nedeniyle 404.800,00 TL cezai şartın davalı kiracıdan tahsili gerektiğini ileri sürerek; 250.428,57 TL kira alacağının vade tarihlerinden itibaren 6183 ayılı Kanunun 51. maddesi gereğince gecikme zammı ile birlikte, 880.000,00 TL tazminat ile 404.800,00 TL ceza bedelinin yasal faizi ile birlikte, 3.222,74 TL elektrik borcu ile 149,24 TL su borcu bedelinin ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle olmak üzere toplam 1.538.600,55 TL alacağın davalı kiracıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı; davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kira alacağına dayalı davalarda kira bedellerini ödediğini ispat yükünün kiracıya ait olduğu, davalı kiracının kira borcunu ödediğini ispat edemediği, davalının 3.222,74 TL elektrik alacağı ve 149.24 TL su alacağına ilişkin belgelerin sunulduğu, davalı kiracının söz konusu elektrik ve su bedelini ödemediğinin anlaşıldığı, kira sözleşmesinin (10.) maddesi gereğince kiracının taahhüdünü sözleşme ve şartname hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi veya sözleşme ruhsatının iptal edilmesi halinde kira sözleşmesinin 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun (2886 sayılı Kanun) 62. maddesi uyarınca idare tarafından feshedileceği, kesin teminatın gelir olarak kaydedileceği, cari yıl kira bedelinin tazminat olarak tahsil edileceği, (13.) maddesi gereğince; sözleşmenin feshi halinde taşınmazın idareye teslim edilmemesi halinde geçen her gün için cari yıl kira bedelinin yüzde biri oranında cezanın ödeneceği kararlaştırılmış ise de, 2886 sayılı Kanun'un 62. maddesinin genel hükümlere ilişkin bir madde olduğu, kira bedelinin sözleşmede yazılı sürede ödenmemesinin bu madde gereğince kiraya verene tek taraflı olarak sözleşmeyi feshetme yetkisi vermediği gibi bu sözleşmenin bu maddeye dayalı feshedilmesinin kiracının cezai şart ödemesi yapma yükümlülüğünü doğurmadığı, davacı tarafından süzme sayaçlar ile ölçümlendirilen bedellerin sözleşmede kararlaştırıldığı şekli ile davalıya tebliğ edildiğine dair delil sunulmadığından elektrik ve su bedellerine ilişkin faizin, dava tarihinden itibaren işletilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, vade tarihi 28.09.2017 olan ödenmeyen 219.000,00 TL, vade tarihi 28.12.2017 olan ödenmeyen 31.428,57 TL olmak üzere toplam 250.428,57 TL kira alacağının vade tarihlerinden itibaren 6183 sayılı Kanunun 51. maddesi gereğince işleyecek gecikme zammı ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödenmeyen elektrik bedeli 3.222,74 TL ve su bedeli 149,24 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının ceza ve tazminata ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; 3.222,74 TL elektrik ve 149,24 TL su bedelinin tahsili istemine ilişkin talebin, karar tarihi 2020 yılı itibari ile istinaf kesinlik sınırı olan 5.390,00 TL'nin altında kaldığından, davalının istinaf dilekçesinin miktar itibariyle reddine karar vermek gerektiği, henüz sözleşme süresinin sona ermemesi nedeniyle 2886 sayılı Kanunun 75. maddesi gereğince kiralananın tahliyesinin istenemeyecek olması, ayrıca 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre davalı kiracının tahliyesini gerektirecek yöntemin izlenmemesi nedeniyle feshe dayalı olarak davalıdan cezai şart ve tazminat istenemeyeceğinden davacının istinaf isteminin yerinde görülmediği gerekçesiyle, davacının elektrik ve su alacakları ile ilgili istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 341/2 maddesi uyarınca reddine, davacının sözleşmenin (10.) ve (13.) maddeleri gereğince tazminat ve cezai şart istemine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; elektrik ve su alacakları ile ilgili istinaf başvurusunun reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, toplam miktarı itibariyle kararın istinaf yolunun açık bulunduğunu, ceza ve tazminata ilişkin taleplerinin reddinin sözleşme hükümlerine, Kanuna ve hukuka aykırı olduğunu, hukuk kurallarının yanlış uygulandığını, kira sözleşmesinin feshi ve tahliye işlemlerinin hukuka uygun olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kira alacağı, elektrik ve su bedelleri ile cezai şart tazminatı istemlerine ilişkindir. 1.6100 sayılı Kanunu “Davaların yığılması” başlıklı 110. maddesinde; “Davacı, aynı davalıya karşı olan, birbirinden bağımsız birden fazla asli talebini, aynı dava dilekçesinde ileri sürebilir. Bunun için, birlikte dava edilen taleplerin tamamının aynı yargı çeşidi içinde yer alması ve taleplerin tümü bakımından ortak yetkili bir mahkemenin bulunması şarttır.” hükmüne yer verilmiştir. Davacının aynı davalıya karşı olan birbirinden bağımsız birden fazla talebini, aralarında bir derecelendirme ilişkisi yani aslilik-fer’ilik ilişkisi kurmadan aynı dava dilekçesinde ileri sürmesi, eş söyleyişle davaların yığılması (objektif dava birleşmesi) söz konusu olduğunda; taleplerin her biri ayrı dava olmakla birlikte, görünüşte tek bir hüküm bulunduğundan kesinlik sınırının tespiti için kanun yoluna başvurulan bu taleplerin toplamının esas alınması gerekmektir. Somut olayda; davacının elektrik ve su bedellerine yönelik talebi yönünden istinaf başvurusunun miktar itibariyle reddine karar verilmiş ise de, davada reddedilen taleplerinin toplamına göre kesinlik sınırının tespiti gerektiği ve istinafa konu edilen toplam miktar 1.288.171,98 TL olduğuna göre, Bölge Adliye Mahkemesince davacının elektrik ve su bedellerine yönelik istinaf başvurusu değerlendirilerek işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, elektrik ve su bedelleri yönünden istinaf başvurusunun miktar itibariyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. 2-Bozma nedenine göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 373/1 maddesi uyarınca usulden BOZULMASINA, 2. Bozma nedenine göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d355303e44c6171b 6d4022c82f95922f This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 3. Hukuk Dairesi 2024/2913 E. , 2025/2152 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1004 E., 2024/1111 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Uşak 1. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/169 E., 2020/1047 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; taraflar arasında 13.06.2017 tarihli kira sözleşmesini imzalandığını, davalının 219.000,00 TL kira borcu olduğunu, 03.10.2017 tarihli yazı ile davalıya kira bedellerini ödemesi için ihtar gönderildiğini, davalının kira bedelini ödemeyerek temerrüde düştüğünü, kira bedellerinin tahsili amacıyla yapılan ihtarlar sonuçsuz kaldığından, 09.11.2017 tarihinde alınan fesih oluru ile kira sözleşmesinin feshedildiğini, sözleşmenin feshedilmesi üzerine, kiracıya 10.11.2017 tarihinde fesih ve tahliye bildirimi tebliğ edilerek taşınmazın tahliye edilmesinin ihtar edildiğini, kiralanan alanın 11.01.2018 tarihinde tahliye edildiğini, davalı kiracı tarafından kiralanana ait elektrik ve su borçlarının ödenmediğini, kira sözleşmesinin feshine istinaden sözleşmede belirlenen cari yıl kira bedeli tutarı karşılığı 880.000,00 TL tazminat ve yine sözleşme uyarınca kiralananın verilen sürede tahliye edilmemesi nedeniyle 404.800,00 TL cezai şartın davalı kiracıdan tahsili gerektiğini ileri sürerek; 250.428,57 TL kira alacağının vade tarihlerinden itibaren 6183 ayılı Kanunun 51. maddesi gereğince gecikme zammı ile birlikte, 880.000,00 TL tazminat ile 404.800,00 TL ceza bedelinin yasal faizi ile birlikte, 3.222,74 TL elektrik borcu ile 149,24 TL su borcu bedelinin ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle olmak üzere toplam 1.538.600,55 TL alacağın davalı kiracıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı; davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kira alacağına dayalı davalarda kira bedellerini ödediğini ispat yükünün kiracıya ait olduğu, davalı kiracının kira borcunu ödediğini ispat edemediği, davalının 3.222,74 TL elektrik alacağı ve 149.24 TL su alacağına ilişkin belgelerin sunulduğu, davalı kiracının söz konusu elektrik ve su bedelini ödemediğinin anlaşıldığı, kira sözleşmesinin (10.) maddesi gereğince kiracının taahhüdünü sözleşme ve şartname hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi veya sözleşme ruhsatının iptal edilmesi halinde kira sözleşmesinin 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun (2886 sayılı Kanun) 62. maddesi uyarınca idare tarafından feshedileceği, kesin teminatın gelir olarak kaydedileceği, cari yıl kira bedelinin tazminat olarak tahsil edileceği, (13.) maddesi gereğince; sözleşmenin feshi halinde taşınmazın idareye teslim edilmemesi halinde geçen her gün için cari yıl kira bedelinin yüzde biri oranında cezanın ödeneceği kararlaştırılmış ise de, 2886 sayılı Kanun'un 62. maddesinin genel hükümlere ilişkin bir madde olduğu, kira bedelinin sözleşmede yazılı sürede ödenmemesinin bu madde gereğince kiraya verene tek taraflı olarak sözleşmeyi feshetme yetkisi vermediği gibi bu sözleşmenin bu maddeye dayalı feshedilmesinin kiracının cezai şart ödemesi yapma yükümlülüğünü doğurmadığı, davacı tarafından süzme sayaçlar ile ölçümlendirilen bedellerin sözleşmede kararlaştırıldığı şekli ile davalıya tebliğ edildiğine dair delil sunulmadığından elektrik ve su bedellerine ilişkin faizin, dava tarihinden itibaren işletilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, vade tarihi 28.09.2017 olan ödenmeyen 219.000,00 TL, vade tarihi 28.12.2017 olan ödenmeyen 31.428,57 TL olmak üzere toplam 250.428,57 TL kira alacağının vade tarihlerinden itibaren 6183 sayılı Kanunun 51. maddesi gereğince işleyecek gecikme zammı ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödenmeyen elektrik bedeli 3.222,74 TL ve su bedeli 149,24 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının ceza ve tazminata ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; 3.222,74 TL elektrik ve 149,24 TL su bedelinin tahsili istemine ilişkin talebin, karar tarihi 2020 yılı itibari ile istinaf kesinlik sınırı olan 5.390,00 TL'nin altında kaldığından, davalının istinaf dilekçesinin miktar itibariyle reddine karar vermek gerektiği, henüz sözleşme süresinin sona ermemesi nedeniyle 2886 sayılı Kanunun 75. maddesi gereğince kiralananın tahliyesinin istenemeyecek olması, ayrıca 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre davalı kiracının tahliyesini gerektirecek yöntemin izlenmemesi nedeniyle feshe dayalı olarak davalıdan cezai şart ve tazminat istenemeyeceğinden davacının istinaf isteminin yerinde görülmediği gerekçesiyle, davacının elektrik ve su alacakları ile ilgili istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 341/2 maddesi uyarınca reddine, davacının sözleşmenin (10.) ve (13.) maddeleri gereğince tazminat ve cezai şart istemine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; elektrik ve su alacakları ile ilgili istinaf başvurusunun reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, toplam miktarı itibariyle kararın istinaf yolunun açık bulunduğunu, ceza ve tazminata ilişkin taleplerinin reddinin sözleşme hükümlerine, Kanuna ve hukuka aykırı olduğunu, hukuk kurallarının yanlış uygulandığını, kira sözleşmesinin feshi ve tahliye işlemlerinin hukuka uygun olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kira alacağı, elektrik ve su bedelleri ile cezai şart tazminatı istemlerine ilişkindir. 1.6100 sayılı Kanunu “Davaların yığılması” başlıklı 110. maddesinde; “Davacı, aynı davalıya karşı olan, birbirinden bağımsız birden fazla asli talebini, aynı dava dilekçesinde ileri sürebilir. Bunun için, birlikte dava edilen taleplerin tamamının aynı yargı çeşidi içinde yer alması ve taleplerin tümü bakımından ortak yetkili bir mahkemenin bulunması şarttır.” hükmüne yer verilmiştir. Davacının aynı davalıya karşı olan birbirinden bağımsız birden fazla talebini, aralarında bir derecelendirme ilişkisi yani aslilik-fer’ilik ilişkisi kurmadan aynı dava dilekçesinde ileri sürmesi, eş söyleyişle davaların yığılması (objektif dava birleşmesi) söz konusu olduğunda; taleplerin her biri ayrı dava olmakla birlikte, görünüşte tek bir hüküm bulunduğundan kesinlik sınırının tespiti için kanun yoluna başvurulan bu taleplerin toplamının esas alınması gerekmektir. Somut olayda; davacının elektrik ve su bedellerine yönelik talebi yönünden istinaf başvurusunun miktar itibariyle reddine karar verilmiş ise de, davada reddedilen taleplerinin toplamına göre kesinlik sınırının tespiti gerektiği ve istinafa konu edilen toplam miktar 1.288.171,98 TL olduğuna göre, Bölge Adliye Mahkemesince davacının elektrik ve su bedellerine yönelik istinaf başvurusu değerlendirilerek işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, elektrik ve su bedelleri yönünden istinaf başvurusunun miktar itibariyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. 2-Bozma nedenine göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 373/1 maddesi uyarınca usulden BOZULMASINA, 2. Bozma nedenine göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d355303e44c6171b 6d4022c82f95922f ... ...