3. Hukuk Dairesi 2024/1988 E. , 2025/2162 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/617 E., 2024/479 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/206 E., 2022/65 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; sahibi olduğu yapının bulunduğu bölgenin Dikmen Vadisi 4. ve 5. Etapları Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı olarak ilan edilmesi üzerine müvekkili ile Belediye arasında 09.08.2006 tarihli “Konut Sözleşmesi” akdedilerek, 100,00 m² konut verilmesi karşılığında, müvekkilinin 2981 sayılı İmar Affı Kanunu'ndan kaynaklanan 312,00 m² tahsis hakkının davalı Belediyeye devredildiğini, sözleşmenin akdedilmesinden itibaren 15 yıl geçmesine rağmen davalının konutu teslim etmediğini, davalı ... tarafından ifa edilmemesi ve süreçten sonra ifa edileceğine ilişkin herhangi bir emarenin bunmaması ve ayrıca inşaatlara başlansa dahi müvekkili açısından artık bir öneminin/faydasının kalmaması sebebiyle ifa yerine gecen müspet zararın belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek, şimdilik 50.000,00 TL tazminatın davalı Belediyeden yasal faiziyle birliktte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 06.01.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle dava değerini 1.340.753,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; sözleşmenin davacı tarafından rızai olarak imzalandığını, bahse konu projenin idare mahkemesi karayla iptali sonrasında İdarece çözüm yolları üretildiğini, vatandaşlara bildirimde bulunduklarını, davacı ile imzalanan sözleşmenin feshini gerektiren bir durumun söz konusu olmadığını, davacı adına kira yardımının halen devam ettiğini, proje kapsamında inşa edilerek hak sahiplerine dağıtılacak konutların ihale, proje ve ruhsat onay sürecinin tamamlandığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının sözleşme gereğince kendisine verilmesi taahhüt edilen konutla ilgili bütün şartları yerine getirdiği halde davalı Belediyenin edimini zamanında yerine getiremediği, davacının seçimlik haklarından ifayı ret ile müspet zararın tazminini isteme hak ve yetkisinin oluştuğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, 1.340.753,00 TL'nin 50.000,00 TL'sinin dava tarihinden, 1.290.753,00 TL'sinin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile olmak üzere davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı Belediyenin sözleşme tarihinden dava tarihine kadar geçen sürede proje kapsamında davacıya teslim etmeyi taahhüt ettiği 100 m²'lik daireyi teslim edemediği gibi konutların ihale, proje ve ruhsat onay süreçlerinin halihazırda tamamlandığını bildirdiği, davacının ifanın imkansız olduğu dava tarihi itibariyle ifa yerine geçen müspet zararını talep etme hakkı olduğu, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporu ile tarafların itirazları üzerine alınan bilirkişi heyeti ek raporunun gerekçeli, somut olayın özelliklerine uygun, denetime elverişli bulunduğu, dava ve ıslah dilekçeleri ile davanın ileri sürülüşüne göre, taşınmaz bedelinin tümünün değil, şimdilik belli bir kısmının dava konusu yapıldığı, başka bir ifade ile davanın kısmi dava olarak açıldığının anlaşılması, bu suretle, mahkemece, hükmedilen miktara dava dilekçesi ile talep edilen kısım yönünden dava tarihi, ıslahla artırılan kısım yönünden ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesinde bir isabetsizlik bulunmaması ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alınarak, taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş; karara karşı taraf vekillerince temyiz yoluna başvurulmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak ifa yerine geçen müspet zararın belirlenmesi suretiyle şimdilik 50.000,00 TL’nin tazmini isteğiyle dava açtığını, belirsiz alacak davasında dava tarihi olan 11.03.2021 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken ıslahla artırılan miktara ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesinenin hatalı olduğunu belirterek, kararın bu yönden bozulmasına karar verilmesini istemiştir. 2. Davalı vekili; davada idare mahkemelerinin görevli olduğunu, yargı yolu itirazının kabul görmemesi halinde tüketici mahkemelerinin görevli olduğunu, davanın süre yönünden reddi gerektiğini, emsal kararlara aykırı karar verildiğini, davacı ile imzalanan sözleşme gereği taahhütlerinin devam ettiğini, davacı ile imzalanan tesis sözleşmesinde hak sahibinin iptal ya da bedel artırım davası için yargı yoluna gitmeyeceği hüküm altına alınmasına rağmen davacının akde aykırı davrandığını, tapu tahsis belgeli tesis sözleşmesinin feshini gerektiren bir durumun söz konusu olmadığını, davacı adına kira yardımlarının halen devam ettiğini, bilirkişi raporuna yapılan itirazların dikkate alınmadan eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kentsel dönüşüm projesi kapsamında taraflar arasında imzalanan sözleşmenin ifa olanağının ve faydasının kalmaması sebebi ile ifa yerine geçen müspet zararın tazmini istemine ilişkindir. Davalı Belediyenin sözleşme tarihinden dava tarihine kadar geçen sürede daireyi teslim edemediği dosya kapsamı ile sabittir. Bu durumda, davacı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 125. maddesi kapsamında seçimlik haklardan yararlanabilecektir. Somut olayda; davalının edimini ifa edememesinden ... zararın, teslim edilmesi gereken konutun rayiç bedeli kadar olmasına, dava tarihi itibariyle taşınmazın rayiç bedelinin bilirkişi tarafından usulünce belirlenmesine, davanın kısmi dava olarak açılmış olması nedeniyle de ıslah edilen alacak için ıslah edilen tarihten itibaren faiz işletilmesinin usul ve yasaya uygun bulunmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! bcc47507332fec1f 1ed262c3ef917568