Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/640 E., 2025/4525 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/640 E., 2025/4525 K. (02.10.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/640
Karar No
2025/4525
Karar Tarihi
02.10.2025
Konu
Tazminat

3. Hukuk Dairesi 2025/640 E. , 2025/4525 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/337 E., 2024/440 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1.Asıl davada davacılar vekili; müvekkili ...'in (yargılama sırasında isim değişikliği yaptığından bundan sonra ... olarak anılacak) davalı şirkete ait Hastanede 11.09.2008 tarihinde doğum yaptığını, prematüre bebek olarak doğan müvekkili ...'in 39 gün küvez içerisinde yoğun bakımda kaldığını, oksijen tedavisi uygulandığını, 20.10.2008 tarihinde taburcu edildiğini, ancak tedavisi sırasında yapılması zorunlu olan ROP testinin uygulanmadığını, epikriz raporunda bebeğe ROP testinin uygulandığı ve patolojik bir bulgu bulunamadığı belirtilmekte ise de bunun doğru olmadığını, rutin bir göz muayenesi ile yetinildiğini, davalı göz doktoru ...'in imzasının dahi bulunmadığını, bunun tıbbi bir hata olduğunu, zamanında teşhis ve tedavi yapılamadığı için görme kaybı yaşadığını, yaşamı boyunca hiçbir şeyi göremeyecek hale geldiğini, gerekli tetkik ve teşhisleri yapmayan doktor ve hastanenin kusurlu olduklarını ileri sürerek; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkillerinin her biri için 2.500,00 TL maddi tazminat ile ... ve ... için 25.000,00 TL, ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilinini talep etmiş, 08.09.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile, hem maddi hem de manevi tazminat talepleri yönünden hüküm altına alınacak miktara 11.09.2008 olay tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesini ve bilirkişi raporu doğrultusunda müvekkili ... yönünden 1.895.844,81 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir. 2.Birleşen Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/598 E. sayılı davasında davacılar vekili; asıl davada davalılar aleyhine haksız fiilden dolayı maddi ve manevi tazminat davası açtıklarını, dava dilekçesinde faiz talep etmediklerini, bu nedenle asıl davada talep ettikleri tazminat alacağı için 1.400.000,00 TL faiz alacağının tahsilini talep etmiştir. 3.Birleşen Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/334 E. sayılı davasında davacılar vekili; asıl davada belirtildiği gibi davalı doktor ...'ın müvekkili ...'i ROP testi yapılması amacıyla göz doktoruna sevk etmediği için %100 görme kaybı yaşaması üzerine müvekkillerinin yaşadığı acı, elem, ızdırap kaynaklı zararların tazmini amacıyla müvekkili ... için 50.000,00 TL, ... için 50.000,00 TL, ... için 150.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiilin ortaya çıktığı tarihten itibaren işletilecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı şirket ve davalı ... vekili; davayı kabul etmediklerini, müvekkili şirkete ait Hastane ve doktor tarafından gerekli kontrol ve muayenelerin tıbbi esaslara göre uygulandığını, herhangi ihmal veya teşhis ve tedavi hatası yapılmadığını, komplikasyona bağlı olarak küçüğün görme kaybı yaşadığını belirterek, davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... vekili; küçüğün epikriz raporunun müvekkili tarafından düzenlenmediğini, o dönemde hastanede tek göz doktoru olduğunu, Küba'ya tatile gittiği için muayenenin müvekkili tarafından gerçekleştirilme ihtimalinin olmadığını, bu raporun gerçek dışı olduğunu, açılan ceza davasında da küçüğün anne ve babasının müvekkilini hiç görmediklerine dair beyanda bulunduklarını, dolayısıyla müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığından husumet düşmeyeceğini belirterek, davanın reddini istemiştir. 3.Birleşen Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/598 E. sayılı dosyasında davalı ... vekili; zamanaşımı itirazlarının gözetilerek davanın bu yönüyle reddine karar verilmesini, faiz taleplerinin reddinin gerektiğini, kusur durumunun tespiti için uzman hekimlerden oluşacak bir heyetten rapor alınması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI Küçükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.10.2013 tarihli kararıyla; taraflar arasındaki uyuşmazlığın teşhis ve tedavi hizmetinden kaynaklandığı, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 23. maddesi gereğince davaya bakma görevi tüketici mahkemelerine ait olduğundan, dava dilekçesinin görev nedeni ile usulden reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 09.06.2014 tarih ve 2014/14297 E., 2014/18011 K. sayılı ilamıyla; somut olayda, davacı ile davalı doktor arasında vekil-müvekkil ilişkisi mevcut olup, davadaki talepler vekillerin vekalet görevini ifada özen borcuna aykırı davrandıkları iddiasına dayalı olduğundan uyuşmazlığa vekalet hükümlerinin uygulanması ve doğal olarak uyuşmazlığın da bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğinden, Mahkemece işin esasına girilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur. 2.Bozmaya uyan Mahkemenin 29.06.2022 tarihli kararıyla; yargılama sırasında alınan ATK ve bilirkişi raporlarının hüküm vermeye elverişli olduğu, davalı Dr. ...'ın, 33 haftalık prematüre doğan ve 39 gün yoğun bakımda tedavi edilen davacı küçük ... ile ilgili ROP muayenesi yapılması gerektiği halde yaptırmadığı, üstelik o tarihte yurtdışında olan diğer davalı adına ROP muayenesi yapılmış gibi belge düzenlediği, davalı ...'in dava konusu olay nedeni ile herhangi bir kusur yada ihmali olmadığı, davacı ... ve ... tarafından açılan maddi tazminat davasının ispatlanamadığı, davalı ...'ın fiilinin, davacının vücut bütünlüğüne hukuka aykırı şekilde saldırı olduğu ve görme kaybına sebep olduğu, bu nedenle ceza yargılamasında taksirle yaralama suçundan mahkumiyetine karar verilmiş olması, görme kaybının ağır cismani zarar olması hususu da dikkate alınarak davalı ... ve davalı şirket yönünden davacılar yararına manevi tazminata karar vermek gerektiği, davacının asıl davayı ıslah ederek faiz talep ettiği ve bu talebi de Mahkemece kabul edildiği, manevi tazminatın tekliği ve bölünmezliği ilkesi gereğince birleşen dosyadaki manevi tazminat talebinin reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle, asıl dosya yönünden; davalı ... hakkında açılan maddi ve manevi tazminat davasının reddine, davacılar ... ve ...'in davalılar ... ve Tasfiye Halinde ... Hiz. ve Tic.A.Ş. hakkında açtıkları maddi tazminat davasının reddine, davacı ...'in davalılar ... ... Hiz. ve Tic.A.Ş. hakkında açtığı maddi tazminat davasının ıslah dilekçesi doğrultusunda kabulü ile; 1.895.844,81 TL maddi tazminatın ıslah dilekçesine göre 11.09.2008 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan alınarak davacı ...'e verilmesine, davacıların davalılar ... ... Hiz. ve Tic. A.Ş. hakkında açtığı manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, davacı ... için 30.000,00 TL, ... için 15.000,00 TL ve ... için 15.000,00 TL olmak üzere toplam 60.000,00 TL manevi tazminatın ıslah dilekçesine göre 11.09.2008 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/598 E. sayılı dosyası yönünden, davacının davasının 6100 sayılı HMK'nın 114/1-ı ve 115/2 maddesi uyarınca derdestlik dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, birleşen Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/234 E. sayılı dosyası yönünden; manevi tazminatın tekliği ve bölünmezliği ilkesi gereğince davanın reddine karar verilmiş; kararın süresi içinde davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı Tasfiye Halinde ... Hiz. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece verilen 12.07.2023 tarihli ilamla; asıl dava yönünden; davacıların tüm, davalıların sair temyiz itirazlarının reddine, birleşen davalar yönünden; davacıların tüm temyiz itirazları reddine karar verildiği belirtilerek, asıl dava dosyası yönünden; davacı ...'in maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp'tan alınan 03.02.2022 tarihli raporda, ROP muayenesine yönlendirilmemesi neticesinde yaşadığı görme kaybının ilgili Yönetmelik kapsamında %100 maluliyet oranı gerektirdiği, ancak çocukta mevcut diğer (göz dışı) hastalıkların erken doğum ve sonrasında gelişen komplikasyondan kaynaklandığı, hekimin eksik eylemi ile ilişkili olmadığı, bu nedenle dava konusu olaya bağlı maluliyet oranı hesaplamasında değerlendirilmediği, bu diğer hastalıklara bağlı maluliyet oranının da tek başına Yönetmelik kapsamında %100 oranında maluliyeti gerektirdiği, ROP'ta zamanında muayene edilerek tedaviye başlansa dahi görme kaybının gelişebileceği görüşünün bildirildiği, hal böyle olunca davacı ...'in görme kaybı dışındaki maluliyetleri nedeniyle hayatı boyu çalışabilme ve kazanç elde edebilme ihtimali bulunmadığı, hayatı boyunca bakıma muhtaç olduğu tespit edildiğinden davalı doktor ...'ın ihmali nedeniyle davacıların maddi bir zarara uğramadığı anlaşıldığından maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, karar davalılar yararına bozulmuş, taraf vekillerinin karar düzeltme taleplerinin reddine karar verilmiştir. 3.Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl dosyada, davacı ...'in davalılar ... ... Hiz. ve Tic. A.Ş. hakkında açtığı maddi tazminat davasının reddine, davacıların, davalı ... hakkında açtığı maddi ve manevi tazminat davasının reddine, bozma kararı öncesinde bu davalı yönünden verilen kararın kesinleştiği, davacılar ... ve ...'in davalı ... ve Tasfiye Halinde ... Hiz. ve Tic. A.Ş. hakkında açtığı maddi tazminat davasının reddine, bozma kararı öncesinde bu davalılar yönünden verilen kararın kesinleştiği, davacıların davalılar ... ... Hiz. ve Tic. A.Ş. hakkında açtığı manevi tazminat davasının kısmen kabulüne; ... için 30.000,00 TL, ... için 15.000,00 TL ve ... için 15.000,00 TL olmak üzere toplam 60.000,00 TL manevi tazminatın ıslah dilekçesine göre 11.09.2008 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/598 E. sayılı dosyası yönünden, davacının davasının 6100 sayılı HMK'nın 114/1-ı ve 115/2 maddesi uyarınca derdestlik dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, Yargıtay denetiminden geçerek onanmasına karar verilen kararın kesinleştiği, birleşen Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/234 E. sayılı dosyası yönünden, manevi tazminatın tekliği ve bölünmezliği ilkesi gereğince davanın reddine, Yargıtay denetiminden geçerek onanmasına karar verilen kararın kesinleştiğine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; bozma ilamı ve Mahkemenin uyma kararının hatalı gerekçeler ihtiva ettiğini, müvekkilinin diğer sağlık sorunlarının davalı tarafın kusurunu bertaraf etmeyeceğini, davalıların ROP testi yapılmayan çocuğa sahte rapor hazırlayarak test yapılmış gibi gösterdiklerini, davalı ... hakkında kesinleşmiş bir ceza dosyasının olduğunu, dosya kapsamında alınan tüm kusur raporlarına bakıldığında davalıların kusurlu davranışlarının sübut bulduğunun sabit olduğunu, müvekkili ...'de oluşan maluliyet, davalıların eylemleri neticesinde gerçekleştiğinden davalıların müvekkili uhdesinde oluşan %100 maluliyetten %100 kusurlu olarak sorumlu tutulması gerektiğini, somut olayda illiyet bağını ortadan kaldıran herhangi bir olgunun olmadığını, eğer davalı doktor tarafından gerekli tetkikler ve testler yapılmış olsaydı, müvekkilinin görme yetisini en azından bu denli kaybetmesinin önlenebileceğini, yargılamanın 15 yıldır sürmesinin kabul edilebilir olmadığını, bilirkişi raporları arasında çelişki olduğunu, ROP muayenesinin zamanında yapılmaması durumunda dahi görme kaybının gelişebileceği yönündeki bilirkişi görüşünün bilimsel olmadığını, manevi tazminat miktarının oldukça düşük olduğunu, yargılamanın 2009 yılından beri devam ettiğini, gelişen süreçte müvekkilinde hiçbir değişiklik olmadığını, kaldı ki paranın alım gücü ve son zamanlardaki enflasyon oranı, karşı tarafın ekonomik durumu gibi birtakım hususlar incelenmeden karar verildiğini, hakkaniyetli bir şekilde manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini ifade ederek; kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı özel sağlık kuruluşu ve doktorun vekalet sözleşmesinden kaynaklanan özen borcuna aykırı davranışları nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının 1086 sayılı Kanun'un 439 uncu maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının mahallinde temyiz eden asıl ve birleşen davacılardan alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 4f67eae3a181a375 c7a0588dff219e90

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı