Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/1139 E., 2025/4523 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1139 E., 2025/4523 K. (02.10.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1139
Karar No
2025/4523
Karar Tarihi
02.10.2025
Konu
Tazminat

3. Hukuk Dairesi 2025/1139 E. , 2025/4523 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1298 E., 2024/1953 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Giresun 3. Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi SAYISI : 2022/96 E., 2023/142 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin 08.07.2015 tarihinde geçirdiği trafik kazası nedeniyle sol kolda ağrı ve hareket kısıtlılığı meydana geldiğini, 09.07.2015 tarihinde ortopedi ve travmatoloji uzmanı davalı doktor tarafından sol koldaki kırık için ameliyata alındığını, 13.07.2015 tarihinde hastaneden taburcu edildiğini, ancak ameliyattan sonra ağrı ve his kaybı yaşaması üzerine 24.07.2015 tarihinde tekrar doktora gittiğini, ameliyat sonrası yaşanan rutin şeyler olduğunun söylendiğini, ağrıların devam etmesi üzerine 26.08.20 15... .09.2015 tarihlerinde doktorun medikal tedavi yapıp tekrar gönderdiğini, 10.03.2016 tarihinde ise çekilen grafisinde kırık hattının kaynamadığının tespit edildiğini, bunun üzerine ileri bir merkeze ve farklı doktorlara gittiğinde ameliyatın hatalı yapıldığını, yanlış tedavi uygulandığını ve yeniden ameliyat olması gerektiğini belirtildiğini ileri sürerek; şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminat ödenmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili; olayda kusurlarının bulunmadığını, davacı hastanın yapılan ameliyat bölgesinin kontrol ve takibi için aylık aralıklarla kontrole çağrılmasına rağmen yaklaşık 6 ay kontrole gelmediğini, yapılan ameliyatın seyri ile ilgili hiçbir bilgisi ve takibinin olmadığını, 6 ay sonra geldiğinde çekilen grafisinde önceki ameliyatında yerleştirilen vidalardan 1-2 tanesinin kırıldığını, kırık hattının yaklaşık 15 derece angule olduğunu ve kırık hattında artrofik değişimler olduğunun tespit edildiğini, kaynama gecikmesi ve kırık hattındaki açılanma sebebiyle yeniden ameliyat olmasının gerektiğinin söylendiğini, ancak davacının kabul etmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Adli Tıp Kurumu Başkanlığından ve Ortopedi ve Travmatoloji uzmanı heyetten alınan bilirkişi raporları doğrultusunda davalı doktorun ameliyatında doğru teknikler uyguladığı, tedavi ve sonrasındaki takip sürecinin tıbbın gerek ve kurallarına uygun olduğu, kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; vekalet ücreti yönünden istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; kararın gerekçesinin ve hükme esas alınan bilirkişi raporlarının kendi içerisinde çelişkili olduğunu, olaylar silsilesinin nazara alınmadan raporun hazırlandığını, müvekkilinin kendi isteğiyle tedaviyi kabul etmediği veya başka hastanelere gittiğine ilişkin kabullerin somut olaya uygun kabuller olmadığını, bilirkişi raporunda tedaviyi reddettiği belirtilmiş ise de doğru olmadığını, ileri düzey tedavi için başka bir hastaneye başvurduğunu, bilirkişi raporunun tarafsız olarak hazırlanmadığını, doktorun kusurlu olduğunu, süreci iyi yönetemediğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, özel sağlık kuruluşu ve doktorun vekalet sözleşmesinden kaynaklanan özen yükümlülüğüne aykırı davranıldığı iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 3. Değerlendirme Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, özellikle birbiriyle örtüşen ve denetime elverişli bilirkişi raporları uyarınca davalı tarafın kusurunun bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı