Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/535 E., 2025/3978 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/535 E., 2025/3978 K. (11.09.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/535
Karar No
2025/3978
Karar Tarihi
11.09.2025
Konu
Tazminat, Tapu

3. Hukuk Dairesi 2025/535 E. , 2025/3978 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2536 E., 2024/2073 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2018/380 E., 2021/738 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; tarafların "..." ta bulunan bir adet dairenin satışı için görüşmelere başladığını, müvekkilinin beğendiği taşınmazın 390.000 USD karşılığında satışı konusunda anlaşmaya varıldığını, 03.08.2017 tarihinde davalı şirketin hesabına 10.000 USD kapora gönderildiğini, davalı şirketin yetkili satış temsilcisi tarafından müvekkili aranarak daire satışı için onay alındığını, daire satış bedeli için hemen ödenmesi gerektiği söylenen 290.000 USD'nin davalı şirketin banka hesabına 11.08.2017 tarihinde gönderildiğini, bakiyenin tapu devrinde ödeneceğinin söylendiğini, müvekkilinin bakiyeyi yatırmak ve tapu devrini almak için 16.08.2017 tarihinde 60.000 USD daha döviz aldığını, ancak tapu devrinin yapılmadığını ve oyalandığını, davalı tarafın 20.09.2017 tarihinde gönderdiği e-mail ile dava konusu daire için ödenen paranın iadesi için banka hesap numarasının istenmesi üzerine, 29.09.2017 tarihinde müvekkilinin her türlü yasal hakkını saklı tutarak hesap bilgilerini davalıya e-mail yoluyla gönderdiğini, 02.10.2017 tarihinde müvekkilinin daire satış bedeli olarak ödediği 300.000 USD'nin iadesinin yapıldığını, taraflar arasında hem e-mail yoluyla hem de sözlü olarak sözleşme ilişkisinin kurulduğunu ifade ederek; daire satışının gerçekleşmemesinden dolayı müvekkilinin mahrum kaldığı kar sebebiyle belirsiz alacak davası olarak şimdilik 500,00 TL'nin, faizden kaynaklanan zarar için şimdilik 500,00 TL'nin 11.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; davacı tarafın iddiasının aksine taraflar arasında bağlayıcı herhangi bir anlaşmanın kurulmadığını, davacının herhangi bir zarara uğramadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının dava konusu daireye ilişkin USD ödemesinin iade olunması nedeniyle uğradığı bir zararının söz konusu olmadığı, davacının davalıdan alacağının bulunmadığının anlaşıldığı, davacının manevi zarara uğradığı ve kişilik haklarının zarar gördüğünün ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında gayrimenkul satış vaadi ön anlaşmasının USD üzerinden kararlaştırıldığı, taraflar arasında resmi nitelikte bir gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin kurulmadığı, taraflar arasında bir takım ön görüşmeler ve mail yazışmaları yapıldığı, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin kurulamamasına davalı tarafın neden olduğuna ilişkin bir delil sunulamadığı, sözleşmenin ön görüşme aşamasında kaldığı, gayrimenkul satış vaadi veya gayrimenkul satış sözleşmesinin kurulamaması nedeniyle davacının maddi zarara uğradığını ispat edemediği, davacının manevi olarak kişisel haklarını zarara uğratacak bir haksız eylemin bulunduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davalı şirketin gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin resmi şekilde yapılmadığını ileri süremeyeceğini, taraflar arasında ön ödemeli konut satışı sözleşmesinin kurulduğunu, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 41/1 maddesi uyarınca davalı satıcının sonradan sözleşmenin geçersizliğini tüketicinin aleyhine olacak şekilde ileri süremeyeceğini, müvekkilinin uğradığı zararın müspet zarar olduğunu, Mahkemenin hiçbir delile dayanmayan davalının cevap dilekçesinde belirttiği soyut iddialarını karara gerekçe göstermesinin doğru olmadığını, müvekkilin para iadesi talebi olmadığını, bilirkişi ek raporunda yapılan hesaplamanın yanlış olduğunu, döviz kurunun yanlış hesaplandığını, Mahkemece istenen tapu satış kayıtlarının eksik geldiğini, kök bilirkişi raporunun taşınmaz satış resmi senedi olmadan alındığını, bilirkişi kök ve ek raporlarında taşınmazın değerine ilişkin açık hatalar yapıldığını ifade ederek; kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taşınmaz satış sözleşmesinin davalı tarafça feshedilmesinden kaynaklı mahrum kalınan kâr ve faizden kaynaklı zarar ile manevi tazminat istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, özellikle davacının gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin kurulduğunu ve maddi zarara uğradığı iddiasını ispat edemediğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Davacı tüketici olup harçtan muaf olduğundan peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 359f629357641e1a 45a4540124b9cce7

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı