3. Hukuk Dairesi 2025/496 E. , 2025/3976 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1752 E., 2024/2145 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2022/301 E., 2024/510 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin burun tıkanıklığı sebebiyle davalı doktor ... tarafından 13.03.2017 tarihinde diğer davalı ... Merkezinde genel anestezi ile burun ameliyatı olduğunu, müvekkilinin ameliyat sonrasında aşırı baş ağrısı ve geniz akıntısı problemleriyle karşı karşıya kaldığını ve burun tıkanıklığının geçmediğini, bu şikayetleri sebebiyle 22.01.2018 tarihinde genel anesteziyle ikinci bir burun ameliyatı geçirdiğini, bu defa da müvekkilinin burnunda şekil bozukluğu ve nefes alamama şikayetlerinin başladığını, bu şikayetleri sebebiyle üçüncü kez lokal anestezi ile kayıt dışı işlem yapıldığını ve dikiş atıldığını ancak müvekkilinin rahat konuşamaz ve nefes alamaz hale geldiğini, davalıların kusurları nedeni ile zarara uğradığını ifade ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinde itibaren işleyecek yasal faiziyle, 50.000,00 TL manevi tazminatın 13.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı doktor ... vekili; dava konusu edilen vakıaların komplikasyon olduğunu, yapılan tüm işlemlerle ilgili olarak davacı hastanın bilgilendirildiğini ve onayının alındığını, takibinin yapıldığını, müvekkilinin herhangi bir kusurunun olmadığını, davacının dava dilekçesinde zararını somutlaştırmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.Davalı Şirket vekili; müvekkili şirketin herhangi bir kusur ve ihmalinin olmadığını, davacı hastanın geçirdiği operasyon sonrasında müvekkili şirket hakkında herhangi bir şikayetinin olmadığını, davacının komplikasyon olmadan sorunsuz şekilde taburcu edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; uyuşmazlığa konu alanda uzman hekimlerden oluşan Adli Tıp 7. İhtisas Kurulu tarafından tanzim edilen 06.05.2024 tarihli rapor ve tüm dosya kapsamına göre davalıların kusurunun bulunmadığı, aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirildiği, tazminat sorumluluğunun şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; süresi içinde, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Dairenin kaldırma kararı doğrultusunda yapılan yargılamada, davalıların tıbbın gerek ve ilkelerine aykırı eylemlerinin tespit edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; süresi içinde, davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; "açık rinoplasti" ameliyatlarının estetik amaçlı ameliyatlar olduğunu, estetik amaçlı yapılan ameliyatlarda taraflar arasındaki ilişkinin eser sözleşmesi ilişkisi olduğunu, müvekkilinin beklentisinin karşılanmamış olmasının davalının kusurlu olması için yeterli olduğunu, adli tıp raporunda müvekkilinden onam alınıp alınmadığının incelenmediğini, adli tıp raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, müvekkilinin geçirdiği ilk operasyon sonrası komplikasyonlar konusunda bilgilendirilmediğini ve usulüne uygun onamının alınmadığını, bu nedenle ilk ameliyat bakımından davalıların oluşan komplikasyonlar bakımından kusurlu olduğunu, müvekkilinin ikinci ameliyatından sonra burun deliklerinde asimetri şikayetinin bulunduğunu, ikinci ameliyat bakımından komplikasyonlar konusunda müvekkilinin bilgilendirilmediğini ve rızasının alınmadığını, ikinci ameliyat sonrası oluşan komplikasyonlar bakımından davalının kusurlu olduğunu, raporlar arasında çelişki oluştuğunu ifade ederek; kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... sağlık kuruluşu ve doktorun vekalet sözleşmesinden kaynaklanan özen borcuna aykırı davranışları nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 1.Temyizen incelenen karara esas alınan ATK raporları ve bilirkişi raporunda; hastaya konulan tanının ve yapılan tedavinin tıbbın gerektirdiği genel kabul görmüş ilke ve kurallara uygun olduğu, davacıya uygulanan sol ve sağ unsinektomi, maksiller sinüs ostiumu genişletilmesi ve anterior ethmoidektomi ameliyatının endikasyon ve tekniğinin tıp kurallarına uygun olduğu, kişide ameliyat sonrası gelişen burun tıkanıklığı ve saptanan septal deviasyonun bu tür ameliyatlardan sonra her türlü dikkat ve özene rağmen gelişebilecek komplikasyonlardan olduğu, komplikasyon yönetiminin uygun olduğu, takip eden süreçte kişinin farklı bir merkeze başvurarak revizyon septoplasti operasyonu olduğu ve ilgili hekimin takibinden çıktığının anlaşıldığı, aydınlatılmış onam hususunda ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde ise; basit yargılama usulüne tabi davada dava dilekçesinde ileri sürülmeyen hususların sonradan ileri sürülmüş olmasının iddianın genişletilmesi niteliğinde olduğu, davacı tarafça dava dilekçesinde ileri sürülmeyen bu hususun sonradan ileri sürülmesinin iddianın genişletilmesi kapsamında olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. 2. Davalı şirketin ticaret ünvanının ... Sağlık Hizmetleri Tic. Ltd. Şti. olduğu, karar başlığında ... olarak yazılmış olmasının maddi hata niteliğinde olup mahallinde her zaman düzeltilebileceği anlaşılmakla bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.