3. Hukuk Dairesi 2025/3837 E. , 2025/4489 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 55. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/266 E., 2025/417 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 6. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/4060 E., 2024/1350 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; davacı ile kardeşinin, ortaklarına ait damperli kamyon, kamyonet ve yükleyiciyi, K1 yetki belgesi alabilmek için davalıya devrettiklerini, trafik kaydında araçlara davalı malik görünse de, bu araçların adi ortaklığa ait olduğunu, bu üç aracın devri nedeniyle davalının vergi yükümlülüğü doğduğundan ortaklığa ait taşınmazı davalıya kiraya verdiklerini, K1 yetki belgesi alma zorunluluğu ortadan kalktığında davalıdan taşınmazı tahliye etmesi istenmişse de sonuç alınamadığını, davalının davacıya şiddet uygulayarak hakaret ettiğini ve davalı hakkında uzaklaştırma kararı alındığını, davacının taşınmazı haksız işgal ettiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, dava tarihinden itibaren geriye dönük beş yıllık ecrimisil alacağından hissesine düşen bedelden şimdilik şimdilik 3.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, davalının taşınmaza müdahalesinin menine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; davacının mülkiyet iddiasında bulunduğu taşınmazın müşterek mülkiyete tabi olduğundan tek başına dava açılamayacağını, davacının davalıdan talep edeceği bir alacak hakkı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesi dikkate alındığında, davacı vekiline hangi kira hükmüne dayalı olarak tahliye davası açtığı hususunda talebini açıklamak ve son kira bedelini bildirerek, bu bedel üzerinden eksik harcı tamamlamak üzere kesin süreler verildiği, davacının son celse beyanında talebinin açıkça haksız işgal nedeniyle tahliye ve ecrimisil davası olduğunu beyan ettiği, kira hükümlerine dayanmadığı, kira hükümlerine göre tahliye sebepleri sınırlı olarak sayıldığı, davacı bu hükümlere dayanmadığı gibi alacak talebini de açıklamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; reddedilen 3.000,00 TL'nin, karar tarihi itibariyle kararı veren Mahkemenin yasal kesinlik sınırı olan 28.250,00 TL'nin altında bulunduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; kararın dava dilekçesinin "konu, dava değeri ve sonuç" kısmı incelenmeden eksik inceleme sonucu verildiğini, dava dilekçesinde açıkça haksız işgal nedeniyle tahliye ve fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak şimdilik 3.000,00 TL ecrimisil alacağının tahsilinin talep edildiğini, dava değerinin bilirkişi incelemesi sonucunda belirli hale geleceği ifade edilerek belirsiz alacak davası açıldığını, istinaf isteminin usulden reddine dair kararın hatalı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, taşınmaza müdahalenin meni ve ecrimisil istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) yargılamaya hakim olan ilkelerden olan “taleple bağlılık" ilkesini düzenleyen 26. maddesi uyarınca; hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olup talep sonucundan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez, ancak duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. Aynı Kanunun 107. maddesinin ilk fıkrasına göre; davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. Somut olayda; davacı dava dilekçesinde, açıkça davalının taşınmazı haksız olarak elinde bulundurduğu iddia edilerek müdahalenin meni ve ecrimisil talep etmiş, ayrıca ecrimisil talebi bakımından fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 6100 sayılı Kanunun 107. maddesine dayalı belirsiz alacak davası açılmıştır. Taleple bağlılık ilkesi gereğince davacının açıkça ecrimisil talebinde bulunduğu, alacağın belirsiz olduğu ve bir kısmının talep edildiği gözetildiğinde, İlk Derece Mahkemesi kararının miktar itibariyle kesin olduğundan söz edilemeyecektir. Hal böyle olunca Bölge Adliye Mahkemesince; davacının istinaf başvurusunun, talep sonucu da dikkate alınarak esastan değerledirilmek suretiyle incelenmesi gerekirken, esastan inceleme yapılmaksızın İlk Derece Mahkemesi kararının kesin olduğundan bahisle istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 311. maddesi uyarınca usulden BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 7d73dcd4d769ec08 23a1af3cc26a9004