Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/3351 E., 2025/4191 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3351 E., 2025/4191 K. (22.09.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3351
Karar No
2025/4191
Karar Tarihi
22.09.2025
Konu
Tazminat, Tapu

3. Hukuk Dairesi 2025/3351 E. , 2025/4191 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/990 E., 2024/1452 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 16. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/548 E., 2024/153 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin İzmir İli ... İlçesi ... Mahallesi 887 ada 5 parselde tapuya kayıtlı bulunan 41 nolu bağımsız bölümün maliki olduğunu, taşınmazının satış işlemlerini gerçekleştirmesi amacıyla davalılardan ...'yi ... Noterliğinin 28.08.2017 tarihli ve 15312 yevmiye no.lu vekaletnamesi aracılığı ile vekil tayin ettiğini, ...'nin vekalet görevini kötüye kullanmak suretiyle satış yetkisini diğer davalı ...'ya yine ... Noterliğinin 05.09.2017 tarihli ve 15435 yevmiye no.lu vekaletnamesi ile devrettiğini, vekalete konu mezkur taşınmazı rayiç bedeli yaklaşık 1.000.000,00 TL olmasına rağmen tapuda 80.000,00 TL göstererek kendi üzerine geçirdiğini belirterek Mahkemece keşfen tespit edilecek olan bedel üzerinden harcını tamamlamak üzere ve fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik; 100.000,00 TL'nin (tazminat bedelinin) taşınmazın satış tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, bedel arttırım dilekçesi ile taşınmazın tespit edilen 760.000,00 TL bedelin devir tarihi olan 05.09.2017 tarihinden itibaren uygulanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili; davacının davalı ...'nin oğlundan taşınmaz aldığını, bakiye kalan 160.000,00 TL borcuna mahsuben dava konusu taşınmazın 600.000,00 TL bedelle davalı ... tarafından satın alındığını, bakiye borcun senet, icra dosyasına ödenen bedel ve elden ödeme ile kapatıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 23.06.2022 tarihli kararıyla; davaya konu taşınmazın satışı ile alakalı olarak her iki davalının da el ve işbirliği içerisinde hareket ettikleri, davalılardan ...'nin davacının vekili iken, tevkil yolu ile taşınmazın satış yetkilerini diğer davalı ...'ya devrettiği ve davalı ...'nın ise bu tevkil yetkisi ile taşınmazı davalı ... üzerine geçirdiği, davacının davaya konu taşınmazını davalıların kötü niyetli davranışları neticesinde elden çıktığı gerekçesiyle davanın kabulüne 760.000,00 TL'nin satış tarihi olan 05.09.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline dair verilen kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 05.12.2023 tarihli kararıyla; borcu söndüren belge niteliğinde bulunan ibranamenin dikkate alınmamasının, İlk Derece Mahkemesince ibranameye yönelik herhangi bir araştırma yapılmaksızın, hükme esas alınmama gerekçesi gösterilmeksizin esas hakkında karar verilmiş olmasının doğru bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ibranamenin şarta bağlı olarak düzenlendiği, yapılan ibranamede şarta bağlı edimlerin yerine getirildiğine dair davalı tarafça somut bir delil sunulamadığı, buna göre ibranamenin istinaf ilamında belirtildiği üzere borcu söndüren nitelikte belge olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne 760.000,00 TL'nin satış tarihi olan 05.09.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilin karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında düzenlenen ve içeriği ve imzası davacı tarafça inkar edilmeyen ve aksi davacı tarafça yazılı ve yasal delillerle kanıtlanamayan ibraname gereğince davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesinin 15.10.2024 tarihli ek kararıyla; davalılar vekilinin hükmün tamamlanmasına ilişkin talebine ilişkin yapılan incelemede Dairece verilen istinaf kararı ile İlk Derece Mahkemesinin takibe konu İzmir 16. Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.03.2024 tarihli ve 2023/548 E., 2024/153 K. sayılı ilamı ile ortadan kaldırılmış olduğundan karar içeriğine göre davalı tarafça takibe konu İzmir 27. İcra Müdürlüğünün 2022/9514 E. sayılı dosyasına sunulan ve akabinde İzmir 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 10.11.2022 tarihli ve 2022/594 D.İş, 2022/594 K. sayılı İcrayı Geri Bırakma kararına dayanak yapılan ... Bankasının No:A ..., 07.11.2022 tarihli ve 1.420.000,00 TL bedelli ... mektup no.lu teminat mektubunun İİK'nın 36/5. maddesi gereğince davalı tarafa iadesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; müvekkilinin ibranamenin içeriğini ikrar etmediğini, her zaman düzenlenebilecek nitelikte olduğunu, süresinde sunulmadığını, kaldı ki şarta bağlı olarak düzenlendiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekaleten satışı gerçekleştirilen taşınmazın bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Dava dosyasının incelenmesinde; davalılar vekilinin delil dilekçesi ile borcu sona erdiren nitelikte olan ve imzası davacı tarafından inkar edilmeyen ibranamenin sunulduğu, ibranamenin son kısmında yer alan ayrıca taraflarca da imzalanmamış "İŞBU PROTOKOL İBRANAME GEREĞİ ... ...’IN ... AİDAT BORÇLARINI ÖDEYECEKTİR" şeklinde yazılı olan kısmının ibraname bir bütün olarak değerlendirildiğinde şarta bağlı olarak kabul edilemeyeceği, ibraname ile dava konusu taşınmaza ilişkin olarak davacının herhangi hak ve alacağının kalmadığının sabit olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıdan mahallinde alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 74ac582158e41774 6317cd0d0285b47d

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı