3. Hukuk Dairesi 2025/3208 E. , 2025/4902 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/595 E., 2025/853 K. SAYISI : 2023/54 E., 2025/57 K. Mahkeme kararı davalılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; davalı ...'in müvekkilinin arkadaşı olduğunu, davalının maddi durumunu düzeltmek amacıyla borç istemesine üzerine müvekkilinin birçok kez para gönderdiğini, davalılarla herhangi bir ticarete girişilmediğini, davalının ilk zamanlar müvekkilinden borç olarak aldığı paraları iade ettiğini, davalı gerek elden aldığı gerekse banka aracılığı ile kendisine gönderilen paraların bir kısmını ödediğinden müvekkilinde güven oluşturduğunu, sonraki tarihlerde davalının gönderdiği paraların üzerine daha fazla para ilave ederek tekrar müvekkilinden para istediğini, müvekkilinin tüm parasını birkaç gün aralıkla davalıya yolladıktan sonra gönderdiği hiçbir tutarı geri alamadığını, müvekkilinin davalı ...'e 06.12.2021 tarihinde 299.000,00 TL, 13.12.2021 tarihinde 500.000,00 TL, 14.12.2021 tarihinde 100.000,00 TL ve 200.000,00 TL, 17.12.2021 tarihinde 250.000,00 TL, 21.12.2021 tarihinde 54.500,00 TL, 27.12.2021 tarihinde 130.000,00 TL ve 170.000,00 TL, 17.01.2022 tarihinde 30.000,00 TL olmak üzere toplam 1.733.500,00 TL borç para gönderdiğini, banka kanalıyla gönderilen paralarda işlem açıklaması yazılmadığını, sadece para alışverişine ilişkin .. yazışmalarının olduğunu, müvekkilinin gönderdiği tutarların geri ödenmesi konusunda birçok kez gerek yazılı, gerekse sözlü taleplerde bulunmasına rağmen ödeme yapılmadığını, müvekkilinin dolandırıldığını anladıktan kısa bir süre sonra suç duyurusunda bulunduğunu ve ceza davasının açıldığını, davalı ...'in savcılık dosyasındaki ifadesinde paraları aldığını ikrar ettiğini, dava konusu alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını ancak işbu icra takibine davalılar tarafından itiraz edildiğini ileri sürerek; icra takibine vaki itirazın iptalini ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiş, cevaba cevap dilekçesinde ise; davalının banka dekontları ile sabit olduğu üzere kendisine gönderilen paraları ödemediğini, bu nedenle icra takibi başlatıldığını, davalının cevap dilekçesinde müvekkiline gönderdiğini beyan ettiği ödemelerin, icra takibine konu alacaklar dışında elden aldığı ya da banka kanalıyla kendisine gönderilen paraların karşılığı olduğunu, davalının bu şekilde başlangıçta aldığı borçları ödeyerek müvekkilinde güven oluşturduğunu, böylelikle takibe konu edilen yüksek miktardaki paraları müvekkilinden aldığını, en son aldığı bu borçları ise ödemeyerek müvekkilini mağdur ettiğini belirtmiştir.
II. CEVAP Davalı ... kendi adına asaleten diğer davalı şirketi temsilen; davalı ... 15 yılı aşkın süredir kendi iş yerinde kuyumcu olarak çalıştığını, davacı ile aralarında karşılıklı para alışverişi olduğunu, ancak bu alışverişin hiçbir zaman davacının, kendisine borç vermesi şeklinde olmadığını, davacının gönderdiği paraların karşılığında kendisine kâr payı ödediğini, kâr payı ödenmediği zamanlarda aynı oranda hesaplanan miktarların ana paraya eklendiğini, aralarındaki bu ilişkinin yaklaşık üç yıl kadar sürdüğünü, ancak davacının başlattığı icra takibinde kendisine gönderilen miktarları hiç dikkate almadığını, yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda ortaya çıkacak hesap durumuna göre, davacının talep ettiği tutardan, Şubat 2019 ile Şubat 2022 arası dönemde şahsı ve Şirketi hesabından davacıya gönderilen miktarların takas ve mahsubunu talep ettiğini, bakiye borcunun çıkması halinde evini satıp davacıya olan borcunu ödeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında sözlü alacak borç ilişkisi olduğunun davalı tarafın kabulünde olduğu, dosyaya sunulan .. yazışmalarının da bunu kanıtladığı, .. yazışmaları yazılı delil başlangıcı sayılarak taraflara tanıklarını bildirmek üzere süre verildiği, davacı tanıklarının; davacının davalı kuyumcu ..'e peyderpey borç verdiğini, en son tanık ...'nin de hazır bulunduğu tüm tarafların olduğu ortamda davalının davacıya hitaben "abi sana 1.750,000 TL borcum kaldı" dediğini duyduğunu beyan ettiğinin anlaşıldığı, alacağın likit olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalıların Ankara 10. İcra Müdürlüğünün 2022/1605 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili ve davalı ... kendi adına asaleten diğer davalı şirketi temsilen istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; havale dekontları, .. mesajları ve dinlenen tanık beyanları gereğince davacının iddiasının ispatlandığı, 04.10.2024 tarihli celsede, taraflara tanıklarını bildirmeleri için süre verildiği, duruşmanın 20.12.2024 tarihine ertelenmesinden ve davalı tarafından dosyaya 17.12.2024 tarihli dilekçenin verilmesinden sonra davacı tanıklarının 20.12.2024 tarihli celsede dinlendiği, dolayısıyla hukuki dinlenilme hakkına aykırı davranılmadığı, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, somut olayda, havale dekontları gereğince borç miktarının muayyen ve likit olduğu anlaşıldığından, icra inkar tazminatına hükmedilmemiş olmasının doğru görülmediği gerekçesiyle, davalıların istinaf başvurusunun esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın kabulüne, davalıların Ankara 10. İcra Müdürlüğünün 2022/1605 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, takibe konu asıl alacak miktarı 1.733.500,00 TL'nin %20'si olan 346.700,00 TL icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı ... kendi adına asaleten diğer davalı şirketi temsilen temyiz isteminde bulunmuştur.
IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... kendi adına asaleten diğer davalı şirketi temsilen; İlk Derece Mahkemesince 29.11.2024 tarihinde yapılması gereken duruşmanın tarafına ve diğer davalı şirkete hiçbir bildirimde bulunulmadan öne alınarak 04.10.2024 tarihinde yapıldığını, bu durumun Bölge Adliye Mahkemesi tarafından değerlendirilmediğini, 04.10.2024 tarihinde, bilgisi dışında ve yokluğunda duruşma yapıldığını, tanık listesi tarafına tebliğ edilmeden tanık dinlendiğini, usulsüz yapılan tebligatın esas alınarak yargılamaya devam edildiğini, 6100 sayılı HMK'da "duruşma gününün öne alınması" ile ilgili bir hükmün bulunmadığını, senetle ispatı gereken hususlarda tanık dinlenmesine muvafakatinin olmadığını, iki tanıktan biri olan .., kendisinin sanık olarak yargılandığı dosyada müşteki konumunda olduğundan tanıklığına itibar edilemeyeceğini, tanık beyanlarının içerik olarak doğru olmadığını, .. ekran görüntülerinin delil olarak kabul edilemeyeceğini, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesince bilirkişi raporuna itibar edilmediğini, neden itibar edilmediğinin de gerekçeli kararda açıklanmadığını, takipte borcun sebebinin açıklanmadığını, dekontların hiçbirinde gönderilen paranın borç olarak verildiğine dair bir açıklama olmadığından ödünç verme ilişkisinden söz edilemeyeceğini, paraların tamamı diğer davalı Şirket hesabına gönderildiğinden davanın kendisi yönünden reddinin gerektiğini, takip ve dava konusu havale işlemleri dışında başka işlemlerin bu davada ileri sürülemeyeceğini, diğer davalı Şirkete karşı açılan itirazın iptali davasının husumet açısında yersiz olduğunu, kazanç karşılığında ödünç para verme eylemleri suç olarak düzenlendiğinden hükümsüz olduğunu, davalıların müteselsilen sorumluluğuna karar verilmesinin doğru olmadığını, takas-mahsup taleplerinin dikkate alınmadığını ifade ederek; kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ödünç ilişkisinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 1.Somut olayda davacı, davalıya havale yoluyla gönderilen paranın borç olduğunu, geri ödenmediğini ileri sürerek, verilen paranın davalıdan tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali için eldeki davayı açmış, davalı ise, gönderilen paranın borç olarak gönderilmediğini, kendisinin kuyumcu olduğunu, gönderilen paraların karşılığında davacıya kâr payı ödediğini, davacıya gönderilen miktarların takas-mahsubunu talep ettiğini, bakiye borcunun çıkması halinde davacıya olan borcunu ödeyeceğini savunmuştur. 2.Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, özellikle her ne kadar davaya konu edilen dekontlarda açıklama bulunmasa da, dosyada toplanan tüm deliller ve .. yazışmalarından, taraflar arasında sözlü alacak borç ilişkisi olduğunun davalı tarafın kabulünde olduğu, tüm dosya kapsamından ispat yükü kendisinde olan davacının havale edilen paraların borç olarak gönderildiğini ispat ettiğinin anlaşılmasına göre, davalıların temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 611ccf2c594361c9 a40c2dc3a6fd8dee