Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/304 E., 2025/3168 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/304 E., 2025/3168 K. (29.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/304
Karar No
2025/3168
Karar Tarihi
29.05.2025
Konu
Tazminat, Miras

3. Hukuk Dairesi 2025/304 E. , 2025/3168 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/190 E., 2023/494 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Asıl davada davacı vekili; .... Noterliğinin 10.10.2005 tarihli işlemiyle davalı ...'ten tarlasının 5.500 m²'lik kısmını alabalık tesisi fidanlık ve ormanlık işleri yapmak üzerine 20 yıllığına kiraladığını, taşınmazı 08.08.2008 tarihinde ...'in oğlu olan diğer davalı ...'in ifrazen taksimle devraldığını, yeni malikin müvekkilinin taşınmazdan çıkması için uğraştığını ancak sonra ortak ruhsat alarak alabalık lokantası açmak konusunda anlaştıklarını, buna rağmen 20.10.2010 tarihinde davalı ...'in müvekkilini taşınmaza sokmayıp silahla tehdit ettiğini, müvekkilinin 20 yıl taşınmazı işleteceği inancıyla taşınmaz üzerine betonarme yapılar inşa ettiğini, alabalık tesisi ve fidanlık kurduğunu, davalının müvekkilinin malzemelerine ve bitkilerine el koyduğunu, fidanlarını ve alabalıklarını satmaya başladığını, 15 yıllık kârdan da mahrum kaldığını, davalının haksız olarak kiralanana el koyarak zararına sebep olduğunu ileri sürerek; davalının fidan ve alabalıkları elden çıkarmasını önlemek amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesini, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, 30.000,00 TL maddi ve 40.000,00 TL manevi tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. KARŞI DAVA VE CEVAP Davalılar vekili; müvekkili ...'e ait fidan yetiştiriciliği işinde yardımcı olması amacıyla taraflar aralarında anlaştıklarını ve usulen bir kira sözleşmesi akdettiklerini, zaten kira sözleşmesinde kira bedelinin sembolik bir rakam olan 100,00 TL olarak gösterildiğini, ancak davacının iş yeri ile ilgilenmediğini, sahibi kendisiymiş gibi müvekkilleri aleyhine menfaat sağladığını, yapılan satışları kasa hesabına işletmeden zimmetine geçirdiğini, bunun üzerine müvekkilinin adi ortaklık ilişkisini feshettiğini, iş amacıyla kendisine gönderilen paraların müvekkilinin aleyhine sarf edildiğini, zarara uğrayanın kendisi olduğunu savunarak, asıl davanın reddine karşı davalarının kabulüyle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 10.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte karşı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 09.07.2012 tarihli kararıyla; .... Noterliğinin 10.10.2005 tarihli ve ... yevmiye numaralı kira sözleşmesiyle tarla vasıflı taşınmazın 5.500 m²'lik kısmının asıl dava davacısına 01.06.2005 tarihinden itibaren 20 yıl süre ile kiralandığı, kiralanan şeyin alabalık tesisi, tarımsal fidanlık ve orman fidanlığı için kullanılacağının belirlendiği, ayrıca sözleşmenin 10. maddesine göre mukavele bittiğinde hiçbir bedel masraf istemeye hakkı olmamak üzere gayrimenkul inşaatın cümlesinin kiraya verenin olacağının kararlaştırıldığı, taraflar arasında sözlü olarak adi ortaklık sözleşmesinde hangi ortağın ne miktarta sermaye ve emek vereceğinin oransal ve miktar olarak belli olmadığından ortakların eşit miktarda sermaye taahhüt ettiğinin ve 1/2 sermaye payına sahip olduklarının kabulü gerekeceği, bu itibarla raporda tasfiye payı olarak hesaplanan 127.591,21 TL kâr elde edildiğinden bunun eşit miktarda paylaşılması gerektiği, bu takdirde de asıl davanın davacısının davalı ...'den bu miktarın yarısı olan 63.795,61 TL maddi tazminat talep edebileceği, ancak manevi tazminat talep edemeyeceği gerekçesiyle; asıl davanın davalı ... yönünden reddine, davalı ... yönünden maddi tazminat talebinin kabulüyle 30.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren, 33.795,61 TL'nin ise ıslah tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline, manevi tazminat talebinin reddine, karşı davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Yargıtay (Kapatılan) 6.Hukuk Dairesinin 26.11.2015 tarihli ilamıyla; taraflar arasında tarla vasıflı taşınmazın 5.500 m²'lik kısmının davacı ...'ya 01.06.2005 tarihli ve 20 yıl süreli kira sözleşmesi ile kiralananın alabalık tesisi, tarımsal fidanlık ve orman fidanlığı için kullanılacağı ve sözleşmenin 10. maddesine göre mukavele bittiğinde hiçbir bedel masraf istemeye hakkı olmamak üzere gayrimenkul inşaatın cümlesinin kiraya verenin olacağının kararlaştırılması konusunda bir uyuşmazlık bulunmadığı, her ne kadar davalı taraflar arasındaki asıl ilişkinin adi ortaklık olduğunu ileri sürmüş ise de adi ortaklık ilişkisinin davacı tarafından inkar edildiği, adi ortaklık borçlar kanunu düzenlenmiş bir sözleşme olup geçerliliği konusunda şekil şartı bulunmadığı, ancak karşı çıkılması halinde varlığının 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 289. maddesindeki yasal sınırlar aşıldığından yazılı olarak kanıtlanması gerektiği, ancak davalının bu konuda yazılı bir delil getirmediği, delil listesinde yemin deliline de dayanmadığından adi ortaklığın varlığının kanıtlanamadığı, bu durumda dava ve karşı davanın taraflar arasında uyuşmazlık bulunmayan yazılı kira sözleşmesine göre çözümlenmesi gerekirken bu hususun göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamında uyuşmazlığın kira sözleşmesine göre çözülmesi gerektiğinin belirtilmiş olmakla görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğu gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili ile davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı/karşı davalı vekili; davanın HUMK hükümlerinin yürürlükte olduğu dönemde açıldığını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) geçici 1. maddesi hükmü gereği HUMK hükümlerinin uygulanması ve davanın asliye hukuk mahkemesi nezdinde görülmesi gerektiğini, dava açıldıktan 13 yıl sonra görevsizlik kararı verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini, 13.10.2022 tarihli celsede dosyanın bir kısım davalılar yönünden işlemden kaldırıldığını ve 3 ay içinde yenilenmediğini, Mahkemenin bu hususu göz ardı ettiğini belirterek, kararı temyiz etmiştir. 2. Davalı/karşı davacı ... vekili; davanın reddi gerekirken görevsizlik kararı verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava tarihinde yürürlükte bulunan ve HMK'nın geçici 1. maddesi gereği olaya uygulanacak olan HUMK'nun 8. maddesinin ikinci fıkrasına göre; dava konusu şeyin değerine bakılmaksızın kira sözleşmesine dayanan her türlü tahliye bu davalarla birlikte açılmış kira alacağı ve tazminat davaları ve buna karşılık olarak açılan davalarda görevli mahkeme, dava konusu şeyin değerine bakılmaksızın sulh hukuk mahkemesidir. Asıl davada; davacı kiracı, kiralanandan zorla tahliye edildiğini, kira sözleşmesinin 20 yıllık olup buna güvenerek ve sözleşme gereği taşınmaz üstüne yapmış olduğu bina, kamelya, alabalık tesisi, diktiği fidanlar ve el konulan tüm malzeme, alabalık ve süs bitkileri vs. için uğradığı maddi zararı ve bunun yanında kar kaybının ve manevi zararının tazminini talep etmiştir. Mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamında da, asıl ve karşı davanın taraflar arasında uyuşmazlık bulunmayan kira sözleşmesine göre çözümlenmesi gerektiğine işaret edilmiştir. Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, uyuşmazlığın kiraya verenin sözleşmeye aykırı davrandığı iddiasına dayanan kira sözleşmesinin feshi ile tazminat istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Buna göre, davayı görmekle görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Öte yandan, Mahkemece 13.10.2022 tarihli usulden davacı ... mirasçıları yönünden karşı dava dosyasının işlemden kaldırıldığı görülmüş ise de, işlemden kaldırma kararının hukuka uygunluğu ile sonuçlarının görevli mahkemece değerlendirilebileceği anlaşıldığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Bu itibarla, davacı vekili ile davalı karşı davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.

I. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine, HMK'nın Geçici 3. maddesi atfıyla uygulanmakta olan HUMK'nın 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 29.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 3aa0a82e61b1aa1d 5bd512d04b1511dc

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı