Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/4259 E., 2025/3159 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/4259 E., 2025/3159 K. (29.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4259
Karar No
2025/3159
Karar Tarihi
29.05.2025

3. Hukuk Dairesi 2024/4259 E. , 2025/3159 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2309 E., 2024/1497 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/300 E., 2023/348 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; davaya konu aracın eski eşinin babası muris ... tarafından 27.02.2018 tarihinde satın alındığını, engelli olan ...'ın müvekkili adına engelli aracı alabilmek için 72.139,56 TL kredi çektiğini, aracın 129.448,31 TL'ye alındığını, tüm bedelin müvekkili tarafından ödendiğini, tamamı müvekkili tarafından ödenen kredi taksitlerinin 2021 Şubat ayında bittiğini ancak aracın devrini gerçekleştiremeden ...'ın vefat ettiğini, ehliyeti dahi olmayan murisin emekli maaşından başkaca bir gelirinin olmadığını, araç bedelinin yanında kredi, kasko, sigorta, servis-bakım gibi tüm giderlerin müvekkili tarafından karşılandığını, aracın alındığı tarihten itibaren müvekkilinin kullanımında olduğunu, davalılar tarafından suç duyurusunda bulunulması üzerine aracın yediemin olarak davalı ...'e verildiğini, araç teslim edildikten sonra şikayetten vazgeçildiğini belirterek, dava konusu ... plaka sayılı aracın trafik kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini, Mahkeme aksi kanaatte olursa, aracın keşif tarihi itibariyle değeri ve alacak tutarı belirlendikten sonra belirsiz alacak davası olarak açtıkları davada bedel artırılmak üzere şimdilik 1.000,00 TL'nin işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiş, 13.03.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 589.000,00 TL'ye çıkarmıştır.

II. CEVAP Davalılar vekili; dava konusu aracın müvekkillerinin murisi ...'a ait olduğunu, müteveffanın engel durumu sebebiyle hiçbir aracı bizzat kullanmasının mümkün olmadığını, araç bedelinin müvekkillerinin murisi tarafından ödendiğini, aracın sigorta, vergi ödemelerini de murisin yaptığını, murisin ve eşinin ayrı ayrı SGK emeklisi olduklarını ve kredi taksitlerini ödeyebilecek ekonomik yeterlikte olduklarını, sıkıştıkları yerde aile birikimlerini kullandıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; inanç sözleşmesinin ancak yazılı delil, yazılı delil başlangıcı olması halinde tanık ile ispat edilebileceği, dava dosyasında yazılı delil olmadığı gibi muris ya da davalıların elinden çıkmış yazılı delil başlangıcı niteliği taşıyan bir belge de olmadığından davacı vekilinin tanık dinletme talebinin reddine karar verildiği, yemin deliline dayanılması nedeniyle davalılara dava konusu aracın bedelinin davacı tarafça ödenip ödenmediği, bu konuda inançlı işlem sözleşmesinin yapılıp yapılmadığı hususunda yemin davetiyesi çıkartıldığı, davalıların aracın bedelinin davacı tarafça ödenmediği hususunda yemin ettikleri gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; süresi içinde, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ispat yükü üzerinde olan davacının davaya konu aracın kendisine ait olduğunu yasal delillerle kanıtlayamadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; süresi içinde, davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; dava dilekçesini tekrar ederek, dosyaya sundukları dekontlar, sözleşmeler, whattsapp yazışmaları yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilerek tanık dinlenebileceği halde tanıklarının dinlenmediğini, delillerinin toplanmadığını, dava konusu aracın müvekkiline ait olduğunu ve araç bedelinin tamamının müvekkili tarafından ödendiğini, davalıların yalan yere yemin etmeleri nedeniyle davalılar aleyhine müvekkili tarafından şikayette bulunulduğunu, soruşturmanın devam ettiğini ifade ederek; kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, inançlı işlem hukuksal nedenine dayalı araç mülkiyetinin tespiti, olmadığı taktirde araç bedelinin tahsili istemine ilişkindir. 1. Araç mülkiyetinin devri Karayolları Trafik Kanunu'nun 20/d maddesine göre resmi şekil şartına bağlanmıştır. Araç mülkiyetinin devrini gerçekleştiren her türlü sözleşmenin (bağış, trampa, satış) resmi şekilde yapılması geçerlilik şeklidir. 2. İnanç sözleşmesi, inananla inanılan arasında yapılan, onların hak ve borçlarını belirleyen, inançlı muamelenin sona erme sebeplerini ve devredilen hakkın, inanılan tarafından inanana geri verme (iade) şartlarını içeren borçlandırıcı bir muameledir. Bu sözleşme, tarafların hak ve borçlarını kapsayan bağımsız bir akit olup, alacak ve mülkiyetin naklinin hukuki sebebini teşkil eder. İnançlı bir işlem ile inanan, sahibi olduğu bir mülkiyet veya alacak hakkını inanılana kazandırıcı bir işlemle devretmekte ancak borçlandırıcı bir sözleşme ile de onu bazı yükümlülükler altına sokmaktadır. İnançlı işlemde inanılan, hakkını kullanırken kararlaştırılan koşullara uymayı, amaç gerçekleşince veya süre dolunca hak veya nesneyi tekrar inanana (veya onun gösterdiği üçüncü kişiye) devretmeyi yüklenmektedir. İnançlı işlem, kazandırmayı yapan kişiye yani inanana belirli şartlar gerçekleşince, kazandırmanın iadesini isteme hakkı sağlayan bir sözleşmedir. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde bunun dava yoluyla hükmen yerine getirilmesi istenebilir. İnanç sözleşmeleri kaynağını 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 19. maddesi ile 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'ndan alır. Sözü edilen bu karar uyarınca inanç ilişkisi ancak yazılı delille kanıtlanabilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır. Kısaca, inanç ilişkisinin varlığını kabul edebilmek için yazılı bir sözleşmenin ya da açıklanan nitelikte bir yazılı delil bulunmasa da, yanlar arasındaki uyuşmazlığın tümünü kanıtlamaya yeterli sayılmamakla beraber bunun vukuuna delalet edecek, karşı tarafın elinden çıkmış (inanılan tarafından el ile yazılmış fakat imzalanmamış olan bir senet veya mektup, daktilo veya bilgisayarla yazılmış olmakla birlikte inanılanın parafını taşıyan belge, usulüne uygun onanmamış parmak izli veya mühürlü senetler gibi) yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir belgenin varlığı aranır. Yazılı delil başlangıcı niteliğinde belge varsa HMK'nın 202. maddesi (HUMK'nun 292. maddesi) uyarınca inanç sözleşmesi "tanık" dahil her türlü delille ispat edilebilir. (Hukuk Genel Kurulu, 04.07.2010, 2010/14-394 E, 2010/395 K.) 3. Yukarıda ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine ve özellikle davacının iddiasının inançlı işleme dayalı olduğu, bu iddianın 05.02.1947 tarih, 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca yazılı belge ya da yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir belge ile kanıtlanması gerektiği, banka dekontları, makbuzların tek başına ispata yeterli olmadığı, taraflar arasındaki inançlı işlem sözleşmesine ilişkin yazılı delil niteliğinde dosya kapsamında herhangi bir bilgi ya da belgenin bulunmamış olmasına göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a21995fdb6ce099d 040d6aaeeafdd60a

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı