3. Hukuk Dairesi 2024/3792 E. , 2025/3167 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/729 E., 2024/2672 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 40. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/490 E., 2022/166 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalılardan Banka vekili tarafından temyiz edilmekle: kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin İstanbul 10. İcra Dairesinin 2012/186 sayılı dosyasında satılığa çıkartılan taşınmazı ihaleden aldığını, müvekkilinin ihale bedeli olan 1.830.000,00 TL'yi 12.04.2013 tarihinde icra dosyasına yatırdığını, ancak taşınmaz maliki ile dosya borçlusunun ihalenin feshi davası açtığını, bu nedenle taşınmazın tapuda adına devredilmediğini ve ihale bedelinin icra dairesi yedinde kaldığını, müvekkilinin talebiyle ihale bedelinin 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 134/8 maddesi uyarınca nemalandırılması için talimat verilmesi üzerine 15.04.2013 tarihinde davalı Banka nezdinde vadeli hesap açıldığını, ihalenin Mahkemece feshine dair verilen kararın kesinleşmesi üzerine müvekkilinin ödediği satış bedelinin tüm nemalarıyla birlikte iade edilmesi için 08.09.2017 tarihinde icra dairesine başvurduğunu, icra dairesince müvekkilinin hesabına 2.192.550,60 TL gönderildiğini, yatırılan paraya %4 ila %5,5 arasında değişen oranlarda faiz işletildiğini öğrendiğini, bunun kabul edilemeyeceğini, zira 2017 yılı itibarıyla davalı Bankanın vadeli mevduat faizinin ihale bedelinin vadeli hesapta kaldığı gün dikkate alındığında %11,50'lere kadar yükseldiğini, uygulanan oranın neye göre belirlendiğinin belli olmadığını, icra dairesince bankaya en yüksek faiz oranı ile nemalandırılması gerektiğinin bildirilmesi gerektiğini ileri sürerek; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin uğradığı zarara karşılık belirsiz alacağından şimdilik 5.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen ve müştereken tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 11.10.2022 tarihli dilekçesiyle talebini 646.375,91 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı Bakanlık vekili; icra memuru işleminden kaynaklanan bir durumun söz konusu olmadığını, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, zararla işlem arasında illiyet bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Davalı Banka vekili; icra dairesinin talimatı üzerine ihale bedelinin vadeli hesaba yatırıldığını ve her ay mevzuata uygun faiz işletildiğini, nemalandırmanın ... tarafından yayınlanın genelgelere uygun olduğunu, 06.05.2008 tarihli ve 104-1 sayılı genelgeye göre icra dairelerince tahsil edilen emanet paraların yatırılacağı tek bankanın müvekkili olduğunu, sonraki 22.09.2017 tarihli ve 7174/7176 sayılı genelgelerde vadeli hesaplara uygulanacak oran konusunda 3 bankanın oranlarının refarans alınması gerektiğinin vurgulandığını, bakanlığın belirtilen sayılı nemalandırma konulu yazılarında Ziraat, Halk ve Vakıflar bankalarının TCMB’na “mevduat ilan edilen yıllık faiz oranları bildirim formu” ile bildirilen ve şubelerinde ilan edilen 1 aylık mevduata uygulanacak tabela faizi (cari faiz) oranlarından en yüksek olanından az olmamak üzere nemalandırılması hususunda gereken dikkat ve özenin gösterilmesi gerektiğinin belirtildiğini, söz konusu tabela faizlerinin 04.10.2017 tarihi itibariyla Ziraat Bankası ile Halk Bankasında %4.50, müvekkili Bankada %5,50 olduğunu, hesapların müvekkilinin cari faiz oranı ile otomatik olarak temdit edildiğini, açılan hesabın kamu haznedarlığı genel tebliğ kapsamında olmadığı için buradaki faizlerin uygulanmadığını, en yüksek faiz oranı ifadesinin piyasadaki en yüksek faiz oranı olmadığını, kamu bankalarının güncel tabela faizlerinin en yüksek oranı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporunda özetle; "...... Personel Genel Müdürlüğünce 22.09.2017 tarih 820845791-7174 ile 7176 sayılı genelgesi ve ... 06.05.2008 tarih 104-1 sayılı genelgesi gereğince ihale bedeli olan 1.830.000,00 TL'nin Merkez Bankasının resmi internet sitesinde yayınladığı "Kamu Bankalarınca Mevduatlara Fiilen Uygulanan Azami Faiz Oranları" baz alınarak, bileşik faiz hesap edilmiş ve ihale bedelinin nemalandırıldığı 12.04.2013 tarih ile dosyaya aktarıldığı 08.09.2017 tarih arasında (1 aylık vadeli olduğundan ve vade tamamlanmadığından 12.08.2017 tarihi baz alınmıştır) 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunun Geçici 67. maddesi gereğince işlemiş nemadan %15 stopaj vergisi düşülerek hesap yapıldığında İstanbul 10 İcra Müdürlüğünün 2016/6630 Esas sayılı dosyasından 646.375,91 TL davacı-ihale katılımcısına eksik faiz (nema) ödendiği, İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün, İİK 134. Madde gereğince ve ihalenin feshi davalarında Adalet Bakanlığının İcra Dairelerine gönderdiği genelge uyarınca, ihale bedeli olan 1.830.000,00 TL'nin 12.04.2013 tarihinden itibaren vadeli hesaba aktarılarak nemalandırılması için T. Vakıflar Bankası ... Şubesine müzekkere yazıldığı, ihale bedelinin nemalandırıldığı T. Vakıflar Bankası TAO tarafından mevzuat hükümleri ve ... genelgesi gereğince Türkiye Cumhuriyeti Merkez bankasına "Mevduat İlan Edilen Yıllık Faiz Oranları Bildirim Formu" ile bildirilen ve şubelerinde ilan edilen 1 aylık mevduata uygulanacak "Tabela Faizi (cari faizi)" oranlarından en yüksek olanından az olmamak üzere ve her ay değişen faiz oranlarında nemalandırması gerektiği yönünde görüş beyan ettiği ", bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, 646.375,91 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, davacı vekilinin katılma yoluyla istinaf dilekçesine istinaf sebeplerinin bulunmadığı, dava konu ihalenin feshi sebebiyle davacının ihale bedelinin davalı Bankada nemalandırılması ve nema oranının uygulanmasında icra müdürlüğünün kusurunun bulunmadığı, faiz oranlarının uygulanmasının davalı Bankanın bankacılık işlemi ile ilgili olmasına göre davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği, dosya kapsamındaki diğer delillerle örtüşen ve denetime elverişli olan bilirkişi raporunda belirtilen tespitlerin hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmadığı, davalı Banka vekilinin istinaf başvurusunun yerinde olmadığı gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf talebinin usulden reddine, davalı Banka vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı Bakanlığın istinaf başvurusunun kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davalı Bakanlık hakkındaki davanın reddine, davalı Banka hakkındaki davanın kabulü ile 646.375,91 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş; karar, davacı vekili ile davalı Banka vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; bilirkişi raporunda en yüksek mevduat faiz oranlarından TCMB faiz oranları devlet bankalarının uygulaması gereken mevduat faiz oranları dikkate alınarak hesaplama yapıldığının, davalı Bankanın genel uygulamasının TCMB'nin belirlediği faiz oranlarından daha yüksek olduğunu, İlk Derece Mahkemesince düşük faiz oranları ile hesaplama yapan bilirkişi raporunun dikkate alındığını, hiçbir gerekçe gösterilmeden davalı Bakanlığının sorumlu olmadığı söylenerek davanın reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararı temyiz etmiştir. 2. Davalı Banka vekili; ... Personel Genel Müdürlüğünün 22.09.2017 tarihli, 82084579/7147 ve 82084579/7176 sayılı “nemalandırma” konulu yazılarında; “…Bu itibarla, icra ve iflas dairesince ihalenin feshi davası açılması veya sıra cetveline itiraz ya da şikayet halinde bedelin Bakanlığımızın ekli 104/1 sayılı Genelgesi gereğince, kamu bankası olarak hizmet veren T.C. Ziraat Bankası, Türkiye Halk Bankası ve Türkiye Vakıflar Bankasının, ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde T.C.Merkez Bankasına “Mevduat İlan Edilen Yıllık Faiz Oranları Bildirim Formu” ile bildirilen ve şubelerinde ilan edilen 1 aylık mevduata uygulanacak “Tabela Faizi (cari faiz) oranlarından en yüksek olanından az olmamak üzere nemalandırılması hususunda gereken dikkat ve özenin gösterilmesi gerekmektedir.” denildiğini, söz konusu tabela faizlerinin (müvekkil banka cari faiz oranı) 04.10.2017 tarihi itibarıyla T.C. Ziraat Bankasında %4,50, Türkiye Halk Bankasında %4,50 ve müvekkili Bankada %5,50 olduğunu, gelen yazılarda ifade edilen en yüksek oran ifadesinin piyasada kullanılan en yüksek oranı değil, Kamu Bankalarının güncel tabela faizlerinin (bankamız cari faiz oranları) en yüksek olanını ifade etmekte olup, kamu bankaları içerisinde tabela faizinin en yüksek olduğu banka müvekkili olduğundan, müvekkili Bankanın tabela faizi (cari faiz) oranlarının olayda uygulandığını, kamu bankalarının tabela faiz oranlarının dikkate alınması gerekirken karara dayanak teşkil eden bilirkişi raporunda tabela faizi değil mevduatlara uygulanan faiz oranının hesaplamaya esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek, karar temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, haksız fiilden ve İİK'nın 5. maddesi kapsamında icra memurunun işleminden kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir. Temyiz olunan karardaki gerekçeye, icra müdürünün İİK'nın 134/8 maddesi gereği Bankaya talimat vermiş olması nedeniyle hukuka aykırı bir işleminin bulunmamasına, ihale bedelinin bankada nemalandırılmasını öngören belirtilen kanun hükmüyle ihale alacaklısının zarara uğramaması amaçlandığından kamu bankalarınca TCMB'na bildirilen tabela faiz oranlarının değil fiilen uygulanan azami faiz oranlarının dikkate alınmasının yerinde olmasına, davalı vekilinin temyizine dayanak gösterdiği Bakanlık yazılarında "tabela faizi oranlarından en yüksek olanından az olmamak üzere" denilmiş olmakla tabela faizlerinin alt sınır olarak gösterilmiş olduğunun anlaşılmasına göre, davacı ile davalılardan Banka vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.