3. Hukuk Dairesi 2025/2772 E. , 2025/4267 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/516 E., 2019/260 K. Mahkeme kararının birleşen davada davacı vekili ve davalı şirketler vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece kararın bozulmasına dair verilen kararın davalı şirketler vekili tarafından düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1. Asıl davada davacı vekili; davalı şirketlerin 18 yıldan beri devam eden ve 01.01.2006 tarihli sözleşmeyle yenilenen kira sözleşmeleri gereğince müvekkiline ait taşınmazı müştereken kiracı olarak kullandıklarını, 09.08.2007 tarihinde davalılar ve çalışanların ihmalleri sonucu yangın çıktığını, uzun süre devam eden yangın sonucunda bodrum katı dışında zarar gören 4 katlı binanın tamamen kullanılmaz hale geldiğini, Bakırköy Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/514 D. İş sayılı dosyasında yapılan tespitte binanın yeniden yapılmasının gerektiği ve yapım ve gelir kaybı dikkate alındığında toplam zararın 2.357.866,00 TL olduğunun belirtildiğini, ... Üniversitesi İnşaat mühendisliği öğretim üyelerince yapılan incelemeler sonucu hasarın boyutunun tespit edildiğini, davalıların oluşan zarardan sorumluluğu bulunduğunu, bu zararın 1.275.000,00 TL'sinin sigorta şirketinden tahsil edildiğini ileri sürerek; karşılanmayan bakiye 1.082.886,00 TL'nin davalılardan tahsilini talep etmiştir. 2. Bozmadan sonra birleştirilen davada davacı vekili; dava dışı ...'a ait 4 katlı binanın müvekkili şirket tarafından sigortalandığını, davalı şirketlerin kira sözleşmesine istinaden yatak- yorgan atölyesi olarak kullandıkları binada davalıların tedbirsizlik ve ihmali nedeniyle çıkan ve yayılan yangın nedeniyle uğranılan zarara karşılık sigortalıya 1.275.000,00 TL sigorta tazminatı ödendiğini, yapılan ödeme ile müvekkili şirket 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1301. maddesi uyarınca sigortalının kanuni halefi olduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, söz konusu tutarın dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen rucuen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı şirketler vekili; müvekkili şirketlerin bulunduğu mülkiyetinin davalıya ait olduğu taşınmazda çıkan yangın neticesinde tüm hammadde, mamül ve yarı mamül, demirbaş ve diğer tüm eşyaların zarar gördüğünü, zarara ilişkin delil tespiti talebinde bulunulduğunu, iddia edilenin aksine yangının çıkmasında müvekkili şirketlerin kusurunun bulunmadığını, bu hususta savcılık tarafından da takipsizlik kararı verildiğini, yine olay nedeniyle kusursuz sorumluluklarının da bulunmadığını, davacının iddia ettiği zararın karşılanması nedeniyle 1.275.000,00 TL'yi sigorta şirketinden tahsil ettiğini, sigorta şirketi tarafından tespit edilen bedeli davacının kabul ederek tahsil ettiğini, yine bilirkişi raporu ve tespitlerine göre de binanın yapım maliyetinin 1.100.000,00 TL olacağını, kira geliri eklendiğinde dahi bu rakama ulaşılmadığını, zararın karşılanmış olduğunu, kaldı ki delillerin tespiti ancak Mahkeme tarafından yapılacağından alınan teknik raporun bir öneminin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemişler; yargılama sırasında davalı ... San. ve Tic. A.Ş., diğer davalı ... San. ve Tic. A.Ş.ye devredilerek, her iki şirket davalı ... şirketi bünyesinde birleşmiş olduğu bildirilmiştir. 2. Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 16.03.2011 tarihli kararıyla; bilirkişi incelemesi sonucu ibraz olunan rapor ve ek raporlarda dava konusu taşınmazın mevcut haliyle yeniden yapılması durumunda ve bu süreye ilişkin mahrum kalınan kira bedellerinin eklenmesi halinde dahi yapı maliyetinin 842.000,00 TL olacağının belirtildiği; dosya arasına celbolunan bilgi ve belgelerden yangının davalıların tedbirsiz davranışları nedeniyle çıktığından oluşan zarardan sorumlu oldukları, davacının dava dışı sigorta şirketinden 1.275.000,00 TL tahsil ettiği, bunun üzerinde bir zarar bulunmadığı, her ne kadar daha fazla zarar olduğu iddia edilmiş ise de 12.12.2007 tarihli mutabakatnamede de davacının zararının 1.275.000,00 TL olduğunu beyan ve kabul ettiği, bu bedeli de sigorta şirketinden tahsil ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili ve davalı şirketler vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Yargıtay (Kapatılan) 6. Hukuk Dairesinin 03.06.2013 tarihli ilamıyla; "...Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu, teknik yönden olayın aydınlatılması, yangının çıkma nedeni, yangının çıktıktan sonra büyüyerek tüm binayı sarması ve hasarın bu denli büyümesinde etkili başka unsurlar bulunup bulunmadığı, bu hususta kiracının kusurlu olup olmadığının tespiti ve zararın tespiti yönünden hükme yeterli değildir. Zira Mahkemece kusur yönünden rapor aldırılmamış, yalnız zarar yönünden rapor aldırılmış ancak hükmün gerekçesinde davalıların kusurlu olduğuna yer verilmiştir. Mahkemece yukarıda belirtilen esaslar çerçevesinde sigorta dosyası getirtilerek, yangına sebep verme yönünden kusur incelemesi yapılması, tespit dosyaları ve diğer dosyalar arasındaki çelişki de giderilerek oluşacak duruma göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. " gerekçesiyle hüküm bozulmuştur. 2. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 09.08.2007 tarihli ve ... /2183 sayılı ... İtfaiye (İtfaiye ... Amirliği) Müdürlüğüne ait Yangın Raporu, yangına ait 30.08.2007 tarihli CD İzleme Tutanağı, Bakırköy 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/524 D. İş sayılı dosyası, 03.09.2007 tarih ve KİM-2007/7493 uzmanlık numaralı Polis Kriminal Ekspertiz Raporu, 24.12.2007 tarihli Hasar Ekspertiz Raporu, tanık beyanları ve bilirkişilerin kusura ilişkin tespitlerinin birlikte değerlendirilmesi neticesinde; yangının davalıların kiracı olduğu binanın giriş katında meydana geldiği, yangının çıktığı yerde elektrik tertibatının bulunmadığı, laboratuvar incelemesi yapılan sigortaya bağlı teller (iletkenler) üzerinde ark oluşumunun gözlenmediğinin belirtildiği, bu sebeple yangının çıkış sebebinin elektrikle ilgili olmadığı, olaya ilişkin Bakırköy 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/291 E., 2009/731 K. sayılı dosyasına göre yangının çıkış nedeni belli olmayan ateş kaynağı sebebiyle gerçekleştiği, yangının başlaması ve büyümesinde standartlara uymayan şekilde bulundurulan, istiflenen çok miktardaki kolay yanıcı süngerler ve tekstil ürünlerine sirayeti ile ani olarak geliştiği, yangının kiracının tedbirsiz ve ihmali sonucu meydana geldiği, dolayısıyla olayın gerçekleşmesinde kiracının kusurlu olduğu, bina veya mal sahiplerinin olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığı ve ceza dosyası gözönünde bulundurularak işyeri çalışanı davalı ...'a kusur atfedilemeyeceği; bozma ilamı öncesi alınan bilirkişi raporunda serbest piyasa koşulları ve Bayındırlık birim fiyatları esas alınarak ayrı ayrı hesaplama yapıldığı ve serbest piyasa rayiçlerine göre oluşacak zararın 842.000,00 TL olacağının hesaplandığı, bu hususta bozma sonrası alınan raporlarda Bayındırlık birim fiyatları esas alındığından ilk rapordaki yapılan hesaplama ile aynı sonuca ulaşıldığı, ancak piyasa rayiçleri esas alınmadığından ilk raporla ayrıştığı, olay tarihine yakınlık, tespitlerin olaya uygunluğu göz önünde bulundurularak gerçek zarar bakımından piyasa rayiçlerini esas alan bozma öncesi rapordaki hesaplamaların hükme esas alındığı, buna göre dava konusu taşınmazın mevcut haliyle yeniden yapılması durumunda ve bu süre içerisinde mahrum kalınan kira bedellerinin eklenmesiyle gerçek zararın 842.000,00 TL hesaplandığı, davacının sigorta şirketinden bu olay dolayısıyla 1.275.000,00 TL tahsil ettiği, bunun üzerinde bir zararı bulunmadığı gerekçesiyle; asıl davanın reddine, birleşen dava yönünden, haksız fiil sorumluluğunda kusur şartının ispatlanamaması sebebiyle davalı ... aleyhinde açılan davanın reddine; davacı ... 6102 sayılı Kanun'un 1481. maddesi uyarınca halefiyet ilkesi gereği davacı ... şirketinin talep hakkı, sigortalısına ödediği miktar olmayıp, sigortalısının uğradığı gerçek zarar miktarı ile sınırlı olduğu, sigortalının uğradığı gerçek zarar miktarının ise 842.000,00 TL olduğu gerekçesiyle; bu tutar üzerinden davanın kabulüne, dava tarihi itibariyle işleyecek en yüksek ticari faiz ile birlikte davalı ... San. ve Tic. A.Ş.den alınarak tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, birleşen davada davacı vekili ve davalı şirketler vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ Dairece verilen 12.02.2025 tarihli ilamla; davacı vekilinin tüm, temyiz eden davalılar vekilinin sair temyiz itirazları reddedilerek, sigortacının yaptığı ödeme kadar sigortalıya halef olması ilkesi uyarınca, bilirkişi tarafından belirlenen kiralananın yeniden yapım süresi karşılığı beş aylık kira bedelinin, kiraya verene ait sigorta poliçesi kapsamında olup olmadığı hususu araştırılarak, söz konusu tutarın sigorta poliçesi teminatı kapsamında kalmadığının belirlenmesi halinde, bu tutar bakımından davanın reddine karar verilmesi ve davalının yıpranma payı oranı bakımından oluşan kazanılmış hakkının dikkate alınması gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı şirketler vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
VI. KARAR DÜZELTME A. Karar Düzeltme Sebepleri Davalı şirketler vekili; sigortacı tarafından sigortalısına, poliçe hükümlerine ters düşen bir lütuf ödemesi yapıldığını, bu nedenle sigortacının halefiyet hakkı kazanamayacağını, bina mülkiyetinin iki ortaklı olup çatının ortak mülkiyete konu olmasına karşın, sigorta şirketi tarafından binada 276/1000 paylı malik olan dava dışı ... adına fazla ödeme yapıldığını, bu fazla ödemenin hasar bedeli olarak müvekkilinden talep edilmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek; kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Gerekçe ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl davada; kiralananda çıkan yangın nedeniyle kiracılar aleyhine açılan kira kaybı ve hasar bedelinden oluşan alacağın tahsili istemi; birleşen davada, poliçe kapsamında kiraya veren sigortalıya ödenen bedelin, zarardan sorumlu olduğu iddia olunan davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Karar düzeltme yoluyla incelenen kararda yer verilen gerekçeye, birleşen davanın, sigortacının yaptığı ödeme kadar sigortalıya halef olması ilkesi uyarınca açılmış olmasına, sigorta ettiren ile sigortacı arasında imzalanan 12.12.2007 tarihli ibranamede; "yangın nedeni ile meydana gelen bina hasarının 1.275.000,00 TL olduğu" ifadelerine yer verilmiş olmasına, yine bilirkişilerce serbest piyasa rayiçlerine göre oluşacak bedelin belirlenmesi yoluna gidilmiş olduğunun anlaşılmasına göre, davalı şirketler vekilinin karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Şirketler vekilinin karar düzeltme talebinin REDDİNE, Fazla alınan karar düzeltme harcının iadesine, para cezasının karar düzeltme isteyene yükletilmesine, 23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a0529a66fae62897 1888785272be1e01