3. Hukuk Dairesi 2025/1255 E. , 2025/4265 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/42 E., 2023/131 K. Mahkeme kararının davacılar vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece kararın onanmasına dair verilen kararın davacılar vekili ile davalı ... vekili tarafından düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili; müvekkillerinin maliki bulunduğu dava konusu gayrimenkulün, 08.06.2008 tarihinde, yan parselde bulunan ve köftecilik işi yapılan dükkanda kullanılan tüpten sızan gazın yerde birikmesi sonucu meydana gelen patlamada tamamen yıkıldığını, kazanın tamamen davalı (kiracı) ...'ın kusuru neticesinde meydana geldiğini, kat maliki olan diğer davalıların da lokanta olarak işletmeye uygun olmayan işyerlerini, köfteci olarak kiraya vermeleri nedeniyle özensiz davrandıklarından, zarardan bina sahibi olarak sorumlu olduklarını ileri sürerek; dava konusu gayrimenkulün yeniden inşa edilmesi için harcanacak toplam 200.000,00 TL maddi tazminat ve yoksun kalınan on aylık kira bedeli olan 67.275,00 USD'nin (dava tarihindeki kur üzerinden 107.640,00 TL'nin) ödeme tarihindeki kur üzerinden yasada belirtilen faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı ... vekili; davacılara ait binanın kaçak yapı olup olmadığının araştırılması gerektiğini, yapılan tespite ve belirlenen binanın yapım masrafına itiraz ettiklerini, ayrıca davacıların yoksul kalınan on aylık kira gelirine ilişkin taleplerinin de yasal olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... vekili; davalılardan ... ile mal sahibi davalı müvekkili arasında kira sözleşmesi bulunmadığını, zarara sebebiyet veren davalının fuzuli şagil olduğunu, bu nedenle haksız işgal sonucu verilen zarar nedeni ile müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, ayrıca dava dışı ...'e davanın ihbarı gerektiğini, talep edilen tazminatın kaçak yapıya ilişkin bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. 3. Davalı ... vekili; müvekkilinin dava konusu gayrimenkulde kiracı olduğunu, olayda herhangi bir kusur ve ihmalinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. 4. Davalı ... vekili; yapının kaçak olduğunu belirterek talebin fahiş olduğunu savunmuştur. 5. Davalılardan ...; açılan davayı kabul etmediğini beyan etmiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 29.05.2012 tarihli kararıyla; alınan bilirkişi kök ve ek raporlarına göre davanın 222.921,00 TL üzerinden kısmen kabulüne, bu miktarın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tamamının, diğer davalılardan hisseleri nispetinde tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Dairece verilen 07.05.2013 tarihli ilamla; tarafların sair temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, davalıların, davacıya ait olup olay nedeniyle yıkılan binanın kaçak yapı olduğunu ileri sürdükleri, tapu kaydında ise taşınmazın niteliğinin "katı müştemil maa oda kagir dükkan" olarak gösterildiği, oysa bilirkişi raporunda; binanın bodrum+ zemin+2 normal+çekme katlı olduğu belirtilip, bu niteliği ile hesaplamada bulunulduğu, Mahkemece; davalıların iddiaları doğrultusunda, binanın kaçak olup olmadığı hususunda bir inceleme, araştırma ve değerlendirme yapılmadığı, ayrıca bina maliki davalıların sorumluluğunun 3. kişinin eylemi ile illiyet bağının kesilmesi durumunda ortadan kalkacağı, kiraya verilen yerin 1/2 malik olan davalı ...'ın imzaladığı sözleşme ile kiralandığı, bu durumda kiracının eylemi sonucu oluşan zarar nedeniyle diğer 1/2 hisse maliki ...'in sorumluluğunun incelenip, tartışılmadığı, bundan ayrı bilirkişi raporunda, binanın yeniden yapılması durumunda oluşan zarar bedeli belirlenirken, davacılara ait yıkılan binanın eski yapı olduğu ve yıpranma nedeniyle indirim yapılması gerektiğinin gözetilmediği, Mahkemece, eksik incelemeye dayalı, yetersiz bilirkişi raporunun hükme esas alındığı, öte yandan davalıların olaydan dolayı oluşan zarardan sorumlu tutulmalarının; haklarında açılan ceza davası dosyasında verilecek kararla da ilintili olduğu, bu nedenle ceza davası dosyasının bekletici mesele yapılması ve oluşacak sonuç dairesinde davalıların sorumluluğunun değerlendirilip, tartışılması gerektiği, dava dilekçesinde; yeni bina yapımı sürecinde yoksun kalınan on aylık kira bedeli olarak da 107.640,00 TL talep edildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise, binanın yeniden yapım süresinin 5,5 ay olduğu belirtilerek, bu süre için kira kaybı bedeli hesaplandığı, ülkemizdeki inşaat yapma prosüdürü ile ekonomik şartlar ve mevsimsel şartlar dikkate alındığında bu sürenin makul bir süre olmadığı, Mahkemece bu hususta yeniden ek rapor alınması gerektiğinden bahisle, karar bozulmuştur. 2. Bozmaya uyan Mahkemenin 25.01.2019 tarihli kararıyla; davalılardan ...'ın kiracı olarak işlettiği köfteci dükkanının 1/2 payının davalı ..., 1/2 payının ise davalı ... dışındaki diğer davalıların mirasbırakanı ...'e ait olduğu, işyerinin 17.03.2008 tarihli kira sözleşmesi ile ... isimli kişiye mağaza-satış yeri olarak kiraya verildiği, sözleşmede devir yasağının bulunduğu, buna rağmen işyerinin davalı ...'a köfteci olarak devredildiği, kira bedellerinin ise ... tarafından ödendiği, bina sahiplerinin kiraladıkları taşınmazın bir üçüncü kişiye devredildiğini bilmemelerinin normal olduğu, davalı ...'ın lokanta olarak işletmeye uygun olmayan işyerini bu şekilde kullanması ve bu nedenle üçüncü kişilere zarar vermesinden dolayı ceza mahkemesinde yargılanıp mahkum olmasının bina maliklerinin sorumluluğunu ortadan kaldıracağı, zira zararlandırıcı eylem ile bina maliklerinin sorumluluğu arasındaki nedensellik bağının kesildiği, davacı tarafın 15.12.2014 tarihli ıslah dilekçesinde 67.275 USD kira kaybı talep ettiği, davacıların taşınmazlarını döviz üzerinden kiralamaları nedeniyle 10 aylık kira kaybından doğan tazminat alacaklarını döviz olarak talep edebilecekleri gerekçesiyle; davanın davalı ... yönünden kısmen kabulü ile 109.440,00 TL nin 08.06.2008 tarihinden itibaren yasal faiziyle ve 67.275 USD kira kaybı tazminatının dava tarihinden itibaren döviz cinsi mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalı ...'dan alınıp davacılara verilmesine, bina bedeline yönelik fazla talebin reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 3. Dairece verilen 10.09.2019 tarihli ilamla; davacıların tüm, davalı ...'ın sair temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, Mahkemece kira kaybı tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline hükmedilmesi gerekirken, davalı taraf yararına oluşan usuli müktesep hak gözetilmeyerek, kira kaybı tazminatının dava tarihinden itibaren döviz cinsi mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte tahsiline hükmedilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, karar bozulmuştur. 4. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma kararı doğrultusunda davalı taraf yararına oluşan usuli kazanılmış hak gözetilerek, kira kaybına yönelik davanın kabulü ile 67.275 USD kira kaybı tazminatının dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınıp davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, diğer taleplere ilişkin karar Yargıtay kararı ile kesinleşmiş olmakla yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ Dairece verilen 10.10.2024 tarihli ilamla; Mahkeme kararının uyulan bozma ilamında gösterilen şekilde yapılan inceleme ve araştırma sonucunda, yine o ilamda belirtilen hukuki esaslar gereğince verildiği, bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşen kısımlar hakkında yeniden inceleme yapılmayacağı gerekçesiyle hükmün onanmasına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili ile davalı ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
VI. KARAR DÜZELTME A. Karar Düzeltme Sebepleri 1. Davacılar vekili; Mahkemece 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 297. maddesi hükmüne aykırı hüküm kurulduğunu, Mahkemenin önceki kararının bozulmakla hukuki geçerliliğini yitirdiğini, bozulan önceki kararın sonraki kararın eki niteliğinde olmadığını, Mahkemece bozma gereklerinin yerine getirilmediğini, kusur yönünden delillerin tam olarak toplanmadığını, bina sahibi davalıların da sorumlu tutulması gerektiğini, bina sahibi ...'ın kusuru bulunup bulunmadığının araştırılması yönünde bozma yapılmış olmakla, ... dışındaki davalıların sorumluluğu bakımından davacılar lehine usuli kazanılmış hak oluştuğunu, diğer davalı malik ...'ın kiraya veren sıfatı ile oluşan zarardan sorumlu olduğunun bozma ilamı ile kesinleştiğini, davalılardan yapı malikleri ... ve ...'in hem kiraya veren hem de yapı maliki olarak sorumlu olduklarını, kira sözleşmesinin tarafı olmayan ...'ın yaptığı kira ödemesinin, davalıların zararlandırıcı ve suç teşkil eden eylemleri ile zarar arasındaki illiyet bağını kesmek için yapıldığını, dava konusu binanın yeniden inşa edilmesi için harcanacak paranın haksız fiil tarihi olan 08.06.2008 tarihinden itibaren faiziyle davacılara ödenmesi talepleri olmasına rağmen bu taleple ilgili hükümde kabul ya da redde yönelik değerlendirme olmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili; davacıların kira tazminat talebi Türk parası olduğu halde USD olarak hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davalı lehine usuli kazanılmış hak olduğunu, dava konusu taşınmaz tapuda 1 katlı gözüktüğü halde tazminata 1 bodrum ve 3 kat bedeli hesaplanıp karar verildiğini, bir kat dışındaki yapılar kaçak yapı olduğundan bu br kat dışındaki bodrum ve 3 kat bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesinin hatalı olduğunu, olayda kusuru bulunmadığını, bu nedenle zarardan sorumlu olmadığını, ihbar olunan ... hakkında karar verilmemesinin de hatalı olduğunu, taşınmazda işgalci değil kiracı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Gerekçe ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, meydana gelen patlama sonucu oluşan zarar tazmini istemine ilişkindir. Karar düzeltme yoluyla incelenen kararda yer verilen gerekçeye ve özellikle Dairece verilen 10.09.2019 tarihli bozma ilamında; davacıların tüm, davalı ...'ın sair temyiz itirazlarının reddine karar verildiği, bozmaya uymakla kesinleşen ve karşı taraf yararına usuli kazanılmış hak durumu oluşturan kısımlar hakkında Mahkemece yeniden inceleme yapılmasına imkan bulunmadığı, Mahkemenin, bozma ilamına uymakla, bozma kararının gereklerini yerine getirmekle yükümlü olduğu, ileri sürülen karar düzeltme nedenleri karşısında hükmün onanmasına dair verilen Daire kararının yerinde olduğu hususlarının anlaşılmasına göre, davacılar vekili ile davalı ... vekilinin karar düzeltme istemlerinin reddine karar verilmiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekili ile davalı ... vekilinin karar düzeltme taleplerinin REDDİNE, Aşağıda yazılı bakiye karar düzeltme harcı ile para cezalarının karar düzeltme isteyenlere yükletilmesine, 23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 5ba19d05b8b0aa7f 1eaf43665460808c