3. Hukuk Dairesi 2025/164 E. , 2025/4258 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1150 E., 2024/1677 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/359 E., 2024/616 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre; davada kabul edilen ve davalı tarafça temyize konu edilen toplam miktar 168.957,30 TL olup, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; müvekkil ile davalı arasında, Ankara İli ... İlçesi ... 902 nolu parselde bulunan müvekkilin 5.351 m² hissesini davalıya devir etmesi, buna karşılık davalının müvekkile daire inşa ederek teslimi konusunda 15.03.2006 tarihli sözleşmenin imza edildiğini, aradan geçen 10 yıldan fazla süreye rağmen davalı yanın edimini yerine getirerek müvekkile verilecek taşınmazları teslim edemediğini, teslim aşamasına gelindiğinde ise müvekkilden sözleşmede olmadığı halde taşınmazlar için KDV istenildiğini, müvekkili tarafından bu ihtirazi kayıt yazısından sonra mecburen KDV ödemesi yapıldığını, taşınmazların ancak 28.09.2017 tarihinde teslim alındığını, davalının dairelerdeki ve bulunduğu binalardaki eksik ve ayıpları ile geç teslim nedeniyle kira alacağını tazmin etmesi gerektiğini ileri sürerek; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, geç teslimden kaynaklı gecikme tazminatı, KDV alacağı, bina ve dairelerdeki eksik ve ayıplı işlerden kaynaklı taleplere ilişkin olarak şimdilik 3.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, proje alanında süreci etkileyecek zemin iyileştirme çalışmaları yapılmak zorunda kalındığını, mücbir sebepli gecikmeler meydana geldiğini, İdarenin kusuru bulunmadığını, konutlarda herhangi bir eksik veya hatalı imalat bulunmadığını, tazminat şartlarının oluşmadığını, KDV tahakkukunun Maliye Bakanlığının yazısı doğrultusunda gerçekleştirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; söz konusu projenin 29.12.2015 tarihi itibariyle tamamlanmış olmasının ve bu tarihte makul süresinin dolduğunun kabulü gerektiği, dava konusu konutların teslim edilmesi gereken tarih 29.12.2015 olarak kabul edilerek ve bu tarihten itibaren konutların geç tesliminden dolayı davacının 168.957,30 TL alacağının bulunduğu, davacı tarafın eksik ve ayıplı işler bedeline yönelik iddiası kanıtlanamadığından, bu yöndeki talebin reddine karar verildiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile 168.957,30 TL kira kaybı alacağının 1.000,00 TL'sinin dava tarihinden, 167.957,30 TL'sinin ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin, KDV alacağı ile eksik ve ayıplı işlere ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; projenin 29.12.2015 tarihi itibariyle tamamlanmış olmasının ve bu tarihte makul sürenin dolduğunun kabulünün gerektiği, dava konusu bağımsız bölümün inşaatın makul süresinde tamamlanamaması nedeniyle tesliminin gecikmeli olarak yapıldığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli, denetime ve somut olayın özelliklerine uygun olduğu, bilirkişi raporunda hesaplanan kira alacağının taşınmazın bulunduğu semt, kent ve iş merkezlerine uzaklığı, bölgedeki konumu, arz ve talep durumuna uygun bulunduğu, davacının eksik ve ayıplı ifaya yönelik istinaf nedenlerinin, bu iddiaların kanıtlanamaması nedeni ile yerinde görülmediği gerekçesiyle; istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri temyiz yoluna başvurmuşlardır.
V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacı vekili; ek bilirkişi raporunda artış oranlarının hatalı değerlendirilmesine bağlı olarak geç teslimden kaynaklanan alacağın düşük hesaplandığı, Mahkemenin eksik ve ayıplı işler bedeline yönelik iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle, bu yöndeki talebin reddine dair karar verilmesinin yerinde olmadığını, bilirkişi raporunda; bağımsız bölümlerin teknik ve malzeme özelliklerini tanımlayan teknik şartname bulunmadığından, eksik ve ayıplı imalatları kalem kalem tespit etmenin mümkün olmadığını belirtildiğini, bu itibarla Ankara Büyükşehir Belediyesine yazılan müzekkere yazılarak, taşınmazların teknik şartname veya taşınmazların fiziksel özeliklerini tanımlayan belgelerin celbini talep etmesine rağmen Mahkemece celp edilmediğini, davalının dairelerdeki ve dairelerin bulunduğu binalardaki eksik ve ayıpları tazmin etmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ... Projesi kapsamında taraflarca imzalanan sözleşmeden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesince hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa uygulanan hukuk kurallarının doğru şekilde belirlendiği, dava konusu bağımsız bölümün inşaatın makul süresinde tamamlanamaması nedeniyle tesliminin gecikmeli olarak yapıldığı, bilirkişi raporunda hesaplanan kira alacağının taşınmazların bulunduğu semt, kent ve iş merkezlerine uzaklığı, bölgedeki konumu, arz ve talep durumuna uygun olduğu, davaya konu konutun arsa ve tesis sözleşmesi kapsamında yapılarak teslim edildiği, Yargıtay kararlarına göre teslim için makul süre kabul edilen 29.12.2015 tarihi ile fiili teslim tarihi arasındaki dönem için yapılan hesaplamanın yerinde bulunduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşmede; dairelerin Noter kurası ile belirleneceği ve şerefiye payı alınmayacağına ilişkin düzenlemenin yer aldığı, teslimin sözleşme hükmüne uygun yapıldığı, davacının konutların eksik ve ayıplı imalatlar ile teslim iddiasını ispat edemediği anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2. Davacı vekili tarafından temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! caa85b1e6199b82d adea95011ffc1f5d