Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/2757 E., 2025/4332 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/2757 E., 2025/4332 K. (25.09.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2757
Karar No
2025/4332
Karar Tarihi
25.09.2025
Konu
Tazminat

3. Hukuk Dairesi 2025/2757 E. , 2025/4332 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/557 E., 2025/96 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili; ... binasında çıkan yangında müvekkillerine ait ... nolu iş yerlerinin zarar gördüğünü, şirketin ticari kayıtlarının yandığını, yangının hemen sonrasında Ankara 20. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/311 D. İş sayılı dosyasıyla tespit ve bilirkişi incelemesi yapıldığını, davalı ...'ın elektrik kesintileriyle ilgili olarak çarşı esnafını önceden uyarmadığının tespit edildiğini, davalılardan ...'ın %20, bina maliki... İdaresinin %20, kiracıların %20, yangına sebep olan dükkan kiracısının %40 oranında kusurlu bulunduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkili şirket için şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın 24.12.2003 şirketin ortakları olan müvekkilleri ... ve ... için 15.000,00'er TL olmak üzere toplam 30.000,00 TL manevi tazminatın, 24.12.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, maddi zarara ilişkin talebini 23.11.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile 39.468,05 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı... İdaresi vekili; yangının çıkmasında müvekkiline yüklenebilecek bir kusurun bulunmadığını savunarak; davanın reddini istemiş, beyan dilekçesinde, dava konusu yerin Büyükşehir Belediyesine satıldığını, bu nedenle dahili davalı olarak malik Büyükşehir Belediyesi Başkanlığına gerekli ihbarın yapılması gerektiğini bildirmiştir. 2. Davalı ... vekili; kusur oranını kabul etmediklerini, raporu tek bilirkişinin hazırladığını, yangının 67 numaralı dükkanın kiracısının jenaratöründen kaynaklandığını, yangının çıkış nedeni nazara alındığında müvekkiline yüklenebilecek bir kusurun bulunmadığını savunarak; davanın reddini istemiştir. 3. Davalı ...; ... numaralı işyerinde faaliyet gösteren şirkette işçi olarak çalışmaktayken 24.12.2003 günü işyerine geldiğinde elektriklerin kesik olduğunu, jenaratörü çalıştırmak istediğini, birden alevler içinde kaldığını, davaya konu adreste haftanın üç dört günü elektrik kesintisinin yaşandığını, işvereninin talimatıyla jenaratörü çalıştırmak zorunda kaldığını, jenaratörün bakımının düzenli olarak yapıldığını, çarşıda bulunan iş yeri sahiplerinin elektrik tesisatının güçlendirilmesi için... İdaresine başvurduklarını ancak sonuç alamadıklarını, işyeri sahiplerinin çarşı yönetimine başvurarak ortak jenaratör alınmasına yönelik taleplerinin de sonuçsuz kaldığını, yangının çıkmasında bir çok kişinin kusurunun bulunduğunu, yangından dolayı telafisi imkansız maddi ve manevi kayıplara uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir. 4. Davalı ..., davaya cevap vermemiştir. 5. İhbar olunan Büyükşehir Belediyesi vekili, taşınmazın 2004 yılında Kamulaştırma Kanunu hükümleri çerçevesinde kamulaştırılmasına karar verildiğini, 13.12.2004 tarihinde taşınmazın tutanak ile teslim edildiğini, açılan tazminat davalarının muhatabının müvekkili olamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 25.10.2013 tarihli kararıyla; davacılardan ... ve ... 'in açtığı manevi tazminat davasının reddine, davalı ... hakkında açılan davanın reddine, diğer davalılar yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile 31.574,44 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar vermiş, karar, süresi içinde davalılardan Ankara Valiliği... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Dairenin 19.11.2015 tarihli ilamıyla; "..Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı ... Valiliği... İdaresi vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmeyerek reddedilmiştir. (...) Tüm bu bilgiler ışığında somut olay irdelendiğinde; yangınla ilgili olarak açılan ceza davasında hükme esas alınan bilirkişi raporunda, ..., Ankara'nın merkezinde önemli bir iş yeri olmasına rağmen düzenli elektrik alamadığı, yangın öncesinde sık sık gündüz saatlerinde herhangi bir gerekçe gösterilmeden elektrik kesintileri yapıldığı, elektrik dağıtım şirketlerinin, abonelerine kaliteli ve sürekli elektrik enerjisi sağlamakla yükümlü olduğu, davalı ... şirketinin, görevinin gereğini yerine getirmediği ve kusurlu olduğu rapor edilmiştir. (...) Hal böyle olunca Mahkemece; davaya konu yangınla ilgili ceza yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporları, emsal nitelikteki kesinleşmiş kararlardaki raporlar birlikte değerlendirmek suretiyle davalı ... şirketinin sorumluluğu cihetine gidilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı gerekçelerle davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir. (...) Kusur oranlarına ilişkin olarak eldeki dosyada alınan bilirkişi raporu ile ceza yargılaması sırasında hükme esas alınan rapor arasında çelişkiler olduğu açıktır. O halde Mahkemece; raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için konusunda uzman bilirkişi kurulundan, raporlar arasındaki çelişkileri giderecek şekilde denetime elverişli rapor alınarak, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, ceza dosyasındaki ve emsal kesinleşmiş dosyalardaki ve eldeki davada alınan önceki iki dosya ile çelişkili olan rapor doğrultusunda yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle, karar bozulmuştur. 2. Bozmaya uyan Mahkemece verilen 04.12.2008 tarihli kararla; davacı vekilinin, verilen kesin süre içerisinde bilirkişi ücreti olan gider avansını yatırmadığı gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiş, karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 3. Dairenin 22.02.2021 tarihli ilamıyla; "...Bu itibarla; bilirkişiye yönelik giderin taraflarca yatırılmaması halinde, usul yasasındaki düzenleme gereğince bu delile özgü olmak üzere masraflarının suç üstü ödeneğinden karşılanarak temini yoluna gidilebileceği gözetilerek, toplanan deliller çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle, karar bozulmuştur. 4. Bozmaya uyan Mahkemece verilen 21.09.2023 tarihli kararla; davacı şirketin açtığı maddi tazminat davasının; ıslah dilekçesi doğrultusunda kabulü ile 39.468,05 TL'nin haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı, süresi içinde davalılar temyiz isteminde bulunulmuştur. 5. Dairenin 19.09.2024 tarihli ilamıyla; sair temyiz itirazları reddine karar verildikten sonra, davalı ...'ın özelleştirildiği ancak tüzel kişiliğinin sona ermediği, dava dilekçesinde elektrik dağıtım şirketi olarak davalı sıfatıyla bulunan ...'ın takip ettiği dosyanın ...'a devredildiği, ...'ın da davalı ...'ın yerine davayı takip edeceklerini belirttiği ve aşamalarda da davanın ... tarafından takip edildiği hususu gözetildiğinde temyizen incelenen kararda ...'ın da sorumluluğuna gidilmek suretiyle tazminata hükmedilmesi yerinde görülmediği, ayrıca hükmün 7 numaralı bendinde yer alan ve davalılar lehine hükmedilen 17.900,00 TL vekalet ücretine ilişkin olarak, ... ve ...'ın ayrı tüzel kişilik olmaları nedeniyle "... (...)" şeklinde hüküm fıkrasında belirtilmesi infazda tereddüt oluşturulacağından yerinde görülmediği gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir. 6. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, davacı şirketin açtığı maddi tazminat davasının; ıslah dilekçesi doğrultusunda kabulü ile 39.468,05 TL'nin haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacılar ... ve ...'in açtıkları manevi tazminat davasının reddine karar verilmiş, karar davalılardan ... tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; olaydan dolayı herhangi bir kusurları bulunmadığını belirterek, kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, yangından kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece uyulan bozma ilamlarımda belirtilen hukuki esaslar gereğince karar verilmiş olmasına, uyulmasına karar verilen bozma ilamlarıyla oluşmuş usuli kazanılmış haklar hakkında yeniden inceleme yapılamayacak bulunmasına göre davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! adcfa0c63adfa6ed be05c77ebb47c268

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı