3. Hukuk Dairesi 2025/2460 E. , 2025/4331 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2018/415 E., 2024/279 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin, davalı müteahhitten ... numaralı daireyi 25.8.2008 tarihinde 1/480 pay olarak 45.000 TL bedelle tapu masraflarınıda ödeyerek satın aldığını, inşaatın yeni olmasına rağmen bir kısım eksiklik ve onarım ihtiyacı bulunduğundan dairede birtakım tadilat ve tamiratlar yaptırdığını, 4.9.2008 tarihinde daireye gittiğinde kilidin değiştirildiğini gördüğünü, daireye giremediğini, davalının daireyi başkasına sattığını öğrendiğini ileri sürerek, 25.8.2008 tarihli tapu satış sözleşmesinin iptaline, tapusunun iptali ile davalı adına tesciline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla daire bedelinden şimdilik 45.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP Davalı, davacıya hisse devrini yaparak daireyi oturmaya elverişli şekilde teslim ettiğini, daha sonra kimlerin ne şekilde tasarrufta bulunduğunu bilmediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 08.10.2011 tarihli kararıyla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 01.11.2012 tarihli ilamıyla; "davalı teslim mükellefiyetini yerine getirmiştir. Öyle olunca davalının sorumluluğu kalmadığına göre mahkemece davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir" şeklinde bozulmasına karar verilmiş, karara karşı karar düzeltme yoluna başvurulması üzerine bu kez Yargıtay Kapatılan 13. Hukuk Dairesinin 28.02.2014 tarihli kararı ile "davalı hakkında açılan ceza davasının sonucu beklenmeli, hasıl olacak duruma göre bir karar verilmelidir. Ne varki mahkeme kararı bu gerekçe ile bozulması gerekirken zuhulen yazılı gerekçe ile bozulmuş olduğu yeniden yapılan inceleme sonucu anlaşıldığından dairemiz bozma kararı kaldırılmalı, mahkeme kararı yeniden bozulmalıdır." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. B. İkinci Bozma Kararı 1.Mahkemece bozmaya uyularak 31.05.2016 tarihli karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş,süresi içinde davacı vekili tarafından karar temyiz edilmiştir. 2. Yargıtay Kapatılan 13. Hukuk Dairesinin 19.12.2017 tarihli ilamıyla "ağır ceza mahkemesinin kararı kesinleştiğinde duruşma günü belirlenerek taraflara tebliğine ilişkin ara karar kurulmuş olmasına rağmen, davalı vekilinin talebi üzerine davacıya duruşma gününü bildirir tebligat yapılmaksızın ve yokluğunda duruşma yapılarak dosyanın işlemden kaldırılması ve bu kararın da davacı tarafa tebliğ edilmeden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir." şeklinde bozulmasına karar verilmiştir. C.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; sonucu beklenen ceza yargılamasında ... hakkındaki kamu davasının dava zamanşımından dolayı düşmesine karar verilmesi, kararın bu sebeple maddi olgu tespiti içermemesi, davalının arsa payı tapusunu 25.8.2008 tarihinde davacıya devretmesi, davacının dava dilekçesinde dava konusu dairede birtakım tadilat ve tamiratlar yaptırdığını ve 04.09.2008 tarihinde daireye gittiğinde kilidin değiştirildiğini gördüğü beyan etmesi, işbu beyanlardan davacının daireyi teslim aldığının anlaşılması, netice olarak davalının tapu devrini sağlaması ve teslim mükellefiyetini de yerine getirmiş olması nazara alınarak davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, ceza dosyası ile maddi olgunun tespit edildiğini, dava konusu bağımsız bölümün dava dışı şahıs tarafından kullanıldığı, binanın yapı kullanma izin belgesinin bulunmadığı, 1/480 pay nedeniyle sözleşmenin ifasının imkansız hale geldiği, davalının satışını yaptığı mal ayıplı bir mal olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, daire bedelinin davalıdan istemine ilişkindir. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve özellikle uyulmasna karar verilen bozma ilamında işaret edilen hususlara uygun karar verilmiş olması ve davalının dava konusu daireyi davacıya teslim etmiş olduğunun dava dilekçesindeki beyanlardan anlaşılmasına göre temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeple, Temyiz olunan mahkeme kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 429. maddesi uyarınca ONANMASINA, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 1843d5b92897cc2a 7cba56a8c08201f7