Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/2620 E., 2025/4309 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/2620 E., 2025/4309 K. (25.09.2025)

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2620
Karar No
2025/4309
Karar Tarihi
25.09.2025

3. Hukuk Dairesi 2025/2620 E. , 2025/4309 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/152 E., 2024/14 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili ve davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; ... Merkez Kaçak İnceleme ve Değerlendirme Komisyonunun Şanlıurfa Elektrik Müessesesi ile ilgili 1998-1999-2000 yıllarına ait 32 adet kararı hakkında yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 13.11.2001 tarihli soruşturma raporunda, Köyde bulunan Özel İdare Müdürlüğüne ait davalı ... Holding ve ... Köyü tüzel kişiliği tarafından işletilen kaplıca, tarımsal sulama, sera tesislerinde abonesiz kaçak elektrik kullanıldığını, kaçak kullanım tespitine dair 17.07.1997 tarihinde bir, 09.07.1998 tarihinde üç, 18.07.1998 tarihinde üç tane olmak üzere toplam 7 tane kaçak elektrik tutanağı düzenlendiğini ve bu tutanaklara göre tahakkuk yapıldığını, toplam 8.978,47 TL teşekkül zararının ortaya çıktığını, müvekkilinin çalışanı olan gerçek kişi davalıların ise kaçak faturalarının indirilmesine onay vermek suretiyle, müvekkili kurumu zarara uğrattıklarını, tüm davalıların zarardan sorumlu olduklarını ileri sürerek; 7.394,88 TL'nin 31.08.1998 tarihinden itibaren 6183 sayılı Kanun'a göre belirlenecek gecikme zammı ve gecikme zammına uygulanacak %18 KDV ile birlikte(... Köyü Tüzel Kişiliği, ... ve ...) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, 6.793,11 TL'nin 31.08.1998, 5.424,96 TL'nin 15.10.1998 tarihinden itibaren aynı Kanun'a göre belirlenecek gecikme zammı ve gecikme zammına uygulanacak %18 KDV ile birlikte davalı ... Holding firmasından, 1.583,58 TL'nin 31.08.1998 tarihinden itibaren aynı Kanun'a göre belirenecek gecikme zammı ve gecikme zammına uygulanacak %18 KDV ile birlikte(... hariç) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, 14.466,57 TL'nin 31.08.1998, 3.804,43 TL'nin 17.03.1998 tarihinden tahsil tarihine kadar aynı Kanun'a göre belirlenecek gecikme zammı ve gecikme zammına uygulanacak %18 KDV ile birlikte davalı ... Köyü tüzel kişiliği, ... ve ...'ten tahsilini istemiş, 17.04.2013 tarihli ıslah dilekçesi ile talep sonucunu 42.551,59 TL'ye yükseltmiş, yargılama sırasında ... aleyhine açılan davayı atiye bıraktıklarını, davalı ... ile ilgili davalarını ise geri aldıklarını belirtmiş, birleşen davada ise; köyde bulunan özel idare müdürlüğüne ait kaplıca, tarımsal sulama, sera tesislerinin davalı Şirket ve ... tüzel kişiliği tarafından işletildiğini, asıl dava dosyasındaki zarardan davalı Şirketin de sorumlu olduğunu ileri sürerek; 6.793,11 TL'nin 31.08.1998, 5.424,96 TL'nin 15.10.1998 tarihinden itibaren 6183 sayılı Kanun'a göre belirlenecek gecikme zammı ve gecikme zammına uygulanacak %18 KDV ile birlikte davalı ... Ürünleri San. ve Tic. A.Ş.den tahsilini istemiştir.

II. CEVAP Davalılar, davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 21.06.2016 tarihli kararıyla; asıl ve birleşen dava yönünden, davanın kısmen kabulü ile; 3.804,43 TL alacağın 17.03.1998 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile, 16.775,95 TL alacağın 31.08.1998 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile davalı ... Köy tüzel kişiliğinden alınarak davacıya verilmesine, davalılar ... ve ... Holding yönünden atiye bırakma ve geri alma nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar yönünden davanın reddine, 5.424,96 TL alacağın 15.10.1998 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile, 6.697,74 TL alacağın 31.08.1998 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile davalı ... Ürünleri San. Tic. A.Ş. den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili ve davalılardan ... Köyü tüzel kişiliği temyiz başvurusunda bulunmuşlardır.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Dairece verilen 25.11.2019 tarihli ilamla; davacının sair temyiz itirazları yerinde olmadığı belirtilerek, 01.04.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanunda, davalı ... Köyü tüzel kişiliğinin bağlı bulunduğu Şanlıurfa İlinin de içinde olduğu bazı illerde Büyükşehir Belediyesi kurulması ve sınırlarının belirlenmesi konularının düzenlendiği ve bu madde kapsamındaki köylerin tüzel kişilikleri sona erdiğinden Mahkemece, davalı Köy tüzel kişiliği yerine ilgili Belediyenin davaya dahil edilerek karar verilmesi gerektiği, somut olayda alınan 09.03.2013 tarihli ve 13.10.2015 tarihli bilirkişi raporları çelişkili olduğu gibi, davacı vekili tarafından gerekçeleri de gösterilmek suretiyle itiraz edildiği, Mahkemece söz konusu itirazlar karşılanmadan, çelişkiler giderilmeden son bilirkişi raporları doğrultusunda karar verildiği, Mahkemece, önceki bilirkişiler dışında oluşturulacak konusunda uzman üç kişilik bilirkişi kurulundan, kaçak tespit tutanaklarının düzenlendiği tarih itibariyle yürürlükte olan mevzuat hükümleri esas alınarak talep edilebilecek kaçak elektrik bedelinin itirazları da karşılayacak şekilde hesaplattırılması ve sonucuna uygun karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, karar bozulmuştur. 2. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, bozma kararına uyularak ilgili ... Belediyesinin davaya dahil edildiği, alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu, bozma öncesi verilen karar ile ortaya çıkmış usuli kazanılmış hakların da gözetildiği gerekçesiyle; asıl ve birleşen dava yönünden, davanın kısmen kabulü ile, 3.804,43 TL alacağın 17.03.1998 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte davalı ... İlçe Belediyesinden alınarak davacıya verilmesine, 16.050,15 TL alacağın 31.08.1998 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile davalı ... İlçe Belediyesinden alınarak davacıya verilmesine, davalılar ... ve davalı ... Holding yönünden atiye bırakma ve geri alma nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar yönünden davanın reddine, 5.424,96 TL alacağın 15.10.1998 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile davalı ... Ürünleri San. Tic. A.Ş. den alınarak davacıya verilmesine, 14.188,00 TL alacağın 31.08.1998 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile davalı ... Ürünleri San. Tic. A.Ş. den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili ve davalılardan Belediye vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili; davanın tüm davalılar yönünden kabulüne karar verilmesi gerektiğini, bilirkişi raporuna yaptıkları itirazın dikkate alınmadığını, müvekkili Kurum çalışanı davalıların kusurunun bulunmadığı tespitinin doğru olmadığını, bilirkişiler tarafından gerekli araştırma yapılmadan ceza mahkemesindeki beraat kararları dikkate alınarak davacı Kurum personellerinin sorumluluğunun bulunmadığı tespitinin doğru olmadığını, davalı Komisyon üyelerinin tamamının müvekkili Kurumun zarara uğramasına sebebiyet verdiklerini, diğer davalılar bakımından yapılan ceza yargılamalarının ise beraat ile sonuçlanmadığını, zamanaşımı sebebi ile davaların düşmesine karar verildiğini, ceza mahkemesince verilen düşme kararının sorumluluk davasına etkisinin bulunmadığını, davalı ... yönünden davanın red gerekçesinin açıklanmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ek tahakkuk süresinin neden 90 gün olarak alındığı ile ilgili herhangi bir açıklama yapılmadığını, dosya içerisinde kaçak elektrik kullanım süresini gösteren belgeler olmasına rağmen, bu belgelerin neden değerlendirme dışı bırakıldığı ile ilgili değerlendirme yapılmadığını, bilirkişi raporları arasında çelişkiler olduğunu, bilirkişiler tarafından soruşturmaya konu olan komisyon kararının zararın hesabında kullanılmamasının doğru olmadığını, yasal faize hükmedilmesinin doğru olmadığını, müvekkili lehine hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderinin eksik, davalılar lehine hükmedilen vekalet ücretlerinin de hatalı olduğunu ifade ederek; kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili; davanın müvekkili yönünden husumetten reddedilmesi gerektiğini, Köy tüzel kişiliğine ait olup müvekkili Belediyeye devrolunan bir borcun olmadığını, cezaya ilişkin alacağın başka bir kurumdan tahsilinin mümkün olmadığını, Köy tüzel kişiliğinin bile borçlu olup olmadığı tespit edilmemişken müvekkilinin davaya dahil edildiğini ifade ederek; kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalıların hukuka aykırı eylemlerinden kaynaklı oluşan kurum zararının tahsili istemine ilişkindir. 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 166. maddesine göre, ayrı ayrı açılmış davaların aralarında bağlantı bulunmaları koşulu ile birleştirilerek bakılabilmeleri mümkündür. Ancak birleştirme kararı, taraflar arasındaki uyuşmazlığı esastan çözümleyen bir karar değildir. Bu karar, sadece birleştirilen davaların tahkikat safhalarının müşterek cereyan etmesi sonucunu doğurmaktadır. Diğer bir anlatımla, asıl ve birleşen davalar birbirinden bağımsız, müstakil davalardır. Bu nedenle, asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı karara bağlanması, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin de ayrı ayrı tayin edilmesi gerekmektedir. Aynı Kanun'un 297. maddesi gereğince; bir davada istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekli olup, davaların birleştirilmesi durumunda da asıl ve birleşen davaların birbirinden bağımsız, davalar olması nedeniyle, hüküm kısmında her bir dava hakkında o davaya ilişkin vekalet ücretleri ve Mahkeme masraflarıyla birlikte ayrı ayrı hüküm kurulması zorunludur. Somut olayda, asıl davada ıslah edilen tutar olan 42.551,59 TL, birleşen davada ise 12.218,07 TL'nin tahsili istenmiştir. Mahkemece, asıl dava yönünden; 3.804,43 TL ve 16.050,15 TL alacağın davalı Belediyeden tahsiline karar verilmiş, birleşen davada ise talep aşılarak; 5.424,96 TL ve 14.188,00 TL alacağın davalı ... Ürünleri San. Tic. A.Ş.den tahsiline karar verilmiş olup, asıl ve birleşen dava yönünden yargılama giderleri, harç ve vekalet ücreti yönünden ayrı ayrı hüküm kurulmadığı görülmüştür. Mahkemece; asıl ve birleşen dava yönünden 6100 sayılı Kanun 297 ve devamı maddelerinde belirtildiği şekilde yargılama giderleri, harç ve vekalet ücreti yönünden ayrı ayrı hüküm kurulmamış olması, usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. 2. Bozma sebebine göre davacı vekili ve davalılardan Belediye vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Temyiz olunan Mahkeme kararının 6100 sayılı Kanunun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi gereğince usulden BOZULMASINA, 2. Bozma sebebine göre, davacı vekilinin ve davalılardan Belediye vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 9445a6ba78412e62 99939b34a6de3d23

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı