Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/1996 E., 2025/4441 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1996 E., 2025/4441 K. (30.09.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1996
Karar No
2025/4441
Karar Tarihi
30.09.2025
Konu
Tazminat

3. Hukuk Dairesi 2025/1996 E. , 2025/4441 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/257 E., 2024/10 K. Mahkeme kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece kararın onanmasına dair verilen kararın davacı vekili tarafından düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; kamu personeli sınavını kazanan ve zabıt katipliği sınavında başarılı olan müvekkilinin memur adayı olarak atanmasının mümkün olmadığına dair ... ...Adalet Komisyonunun 24.11.2004 tarihli ve 759 sayılı kararının iptali istemiyle Ankara 10. İdare Mahkemesinde 2005/972 E. sayılı dosya ile Adalet Başkanlığı aleyhine dava açıldığını, davanın 06.10.2005 tarihinde reddedildiğini, davalıların red kararını süresinde temyiz etmeyerek aleyhe verilen kararın kesinleşmesine sebebiyet verdiğini, davalı avukatların İdare Mahkemesi kararını süresinde temyiz etmeyerek müvekkilinin memur olma imkanını ortadan kaldırdıklarını, maddi ve manevi bakımdan mağduriyetine sebep olduklarını ileri sürerek; fazlaya dair hakları saklı kaymak kaydıyla, dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte 6.000,00 TL maddi tazminatın tahsiline ve manevi tazminata ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep etmiş, 15.04.2014 tarihli duruşmada da manevi tazminat taleplerini atiye bıraktıklarını belirterek maddi tazminat konusunda karar verilmesini istediklerini ifade etmiş, 07.12.2013 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini 497.175,82 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı ... vekili; davacının bilgisi dahilinde davanın takibi konusunda İstanbul'daki meslektaşlarını yetkilendirdiğini, İstanbul'daki meslektaşlarının iletişim bilgilerinin davacıya bildirildiğini, vakeletnamede tevkil yetkisinin bulunduğunu, idari yargı kararının İstanbul'da bulunan diğer davalı avukatlara tebliğ edildiğini, tazminat dayanağının belirsiz olduğunu, davacının memur olma imkanının ortadan kaldırılması iddiasının da maddi gerçeğe aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiş, ıslah dilekçesine karşı süresinde verdiği cevap dilekçesiyle zamanaşımı definde bulunmuştur. 2. Davalı ...; dava şartlarının oluşmadığını, davacının uğradığı bir zararın mevcut olmadığını savunarak davanın reddini istemiş, ıslah dilekçesine karşı süresinde verdiği cevap dilekçesiyle zamanaşımı definde bulunmuştur. 3. Davalı ... cevap vermemiş, vekili ıslah dilekçesine karşı süresinde verdiği cevap dilekçesiyle zamanaşımı definde bulunmuştur.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 15.04.2014 tarihli kararıyla; “… dava konusu maddi tazminata hükmedebilmek için davacının gerçekten maddi zararının oluştuğunun ispatı yanında, bu karar süresinde temyiz edilse idi, davacı lehine sonuç alabilme ihtimalinin bulunmasının gerektiği, oysa Ankara 10. İdare Mahkemesi’nin 06.10.2005 tarihli ve 2005/972-1512 sayılı kararı ve ekleri incelendiğinde, davacı lehine sonuç alabilme imkanının görülemediği, bu bilgilere göre, davacının maddi tazminat isteminin koşullarının bulunmadığı..'' gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 11.06.2015 tarihli ilamıyla; idari yargı konusunda uzman bilirkişiden karar süresinde temyiz edilseydi davacı lehine sonuç alabilme imkanı olup olmadığı konusunda rapor alınarak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir. 2. Mahkemenin 08.02.2018 tarihli kararıyla; davanın kısmen kabulü ile 5.000,00TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair verilen kararın süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, Dairece verilen 23.09.2020 tarihli ilamla; tarafların sair temyiz itirazları incelenmeksizin bozma ilamına uyulmasına karar verilmekle birlikte bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmesi ve bozmaya uygun şekilde Danıştayın varsa benzer konulardaki uygulamalarından, emsal olabilecek kararlarından da yararlanılması suretiyle, idare hukuku dalında uzman kişilerden oluşacak bilirkişi kurulundan rapor alınması gerekirken, Mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı vekili olarak davanın reddi kararına karşı davalı avukatlarca süresinde temyiz kanun yoluna başvurulmadığından hükmün bu hali ile kesinleşmesine sebebiyet vermek suretiyle davalıların özen ve sadakat borcuna aykırı davrandığı hususunun açık olduğu, bununla birlikte hükme esas alınan 24.06.2021 tarihli bilirkişi raporunda da açıkça belirtildiği üzere, idare mahkemesinin kararının davacı lehine bozulması kuvvetle muhtemel olsa dahi bu bozma ve muhtemel bozmaya uyma kararının kendiliğinden ve nihai şekilde davacının kamu görevine girmesi anlamına gelmeyeceği, dolayısıyla davacının zararının doğrudan davalının hareketinden doğmadığının kabul edildiği, buna göre davalının ihmali hareketi ile ortaya çıkan zarar arasındaki uygun illiyet bağının kesildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

IV. TEMYİZ Dairece 20.01.2025 tarihli ve 2024/1403 E., 2025/406 K. sayılı ilamıyla; taraf, Mahkeme, Yargıtay denetimine açık, tarafların itirazlarını karşılar nitelikte alınan bilirkişi raporlarına göre zarar ile davalıların temyiz süresini kaçırması arasında uygun illiyet bağının kurulmadığının, ispatlanmış bir zararın henüz doğmadığının anlaşılmasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

V. KARAR DÜZELTME A. Karar Düzeltme Sebepleri Davacı vekili; davalılar kararı süresinde temyiz etmiş olsaydı dosyaya sunulan Danıştay'ın emsal kararlarında da görüleceği üzere kararın müvekkili lehine bozulma imkanının olacağını, dolayısıyla davalıların müvekkilin memur olma imkanını ortadan kaldırma gibi doğrudan haksız eylemleriyle müvekkili zarara uğrattıklarını ve davalıların ihmali hareketiyle oluşan zarar arasında uygun illiyet bağı bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekilin özen yükümlülüğüne aykırı davranmasından kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece uyulmasına karar verilen bozma doğrultusunda inceleme yapılarak karar verildiği, hükme esas alınan raporun taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli olduğu, dava konusu olayda davalıların ihmali eylemi nedeniyle davacının uğradığını iddia ettiği zarar arasında uygun illiyet bağının kurulamadığı anlaşılmakla davacı vekilinin karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin karar düzeltme talebinin REDDİNE, Aşağıda yazılı para cezasının karar düzeltme isteyene yükletilmesine, 30.09.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d3249a090b8a1f02 b88761c3f0c4f376

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı