Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2024/4090 E., 2025/4454 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/4090 E., 2025/4454 K. (30.09.2025)

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4090
Karar No
2025/4454
Karar Tarihi
30.09.2025

3. Hukuk Dairesi 2024/4090 E. , 2025/4454 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 57. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1155 E., 2024/1329 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 10. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2021/772 E., 2022/39 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 30.09.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacılar vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...'ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı arasında davaya konu ... Blok, ... nolu taşınmazın satışı için 24.10.2017 tarihli sözleşme imzalandığını, ancak davalının sözleşmede yüklendiği edimleri yerine getirmediğini, akdedilen sözleşme kapsamında davaya konu taşınmazın davalı tarafa 03.07.2017 tarihinde teslim edildiğini, davalı ile müvekkili arasında 18.07.2019 tarihli vade revizyonu protokolü yapıldığını, ancak davalı tarafın bu protokole rağmen 30.08.2019 tarihinde ödeme yapmadığını, yine devam eden taksit ödemelerinin de yapılmadığını, davalı tarafa gönderilen 05.09.2019 tarihli noter ihtarnamesi ile muaccel borcun ödenmemesi halinde sözleşmenin feshedilmiş sayılacağının ihtar edildiğini, sonrasında yine 25.09.2019 tarihli noter ihtarnamesi gönderildiğini, davalının bu ihtarlara rağmen ödeme yapmaması üzerine sözleşmenin feshedilmesine rağmen davalı tarafın daireyi tahliye etmediğini, sözleşmenin müvekkili tarafından haklı nedenle feshedildiğini, davalının fuzuli şagil olup davaya konu taşınmazı derhal tahliye etmesi gerektiğini ileri sürerek; ... Noterliğinin 24.10.2017 tarihli ve ... yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesinin feshedildiğinin tespiti ile el atmanın önlenmesine karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; davacı tarafından gönderilen ihtarnamelerden müvekkilinin haberdar olmadığını, söz konusu tebligatların müvekkiline tebliğ edilmediğini, davalı müvekkili açısından temerrüt olgusunun gerçekleşmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının dava konusu bağımsız bölümü bitirip davacıya teslim ederek üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiği, ancak davalının sözleşme bedelinden 831.949,00 TL tutarındaki ara ödemelerini ödemediği, bu durumun davalının da kabulünde bulunduğu, 22.11.2021 tarihli celsede davalı asilin sunmuş olduğu beyanlarında borcunu ödemek ve davacılar ile sulh olmak üzere süre talep etmiş olduğu, verilen süreye rağmen ödemelerini yerine getirmediği, bu haliyle fesih koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin feshi ile, dava konusu İstanbul İli, ... İlçesi, ... Ada,11 parselde kayıtlı ... Blok ... nolu bağımsız bölümde bulunan davalının müdahalesinin menni ile taşınmazdan tahliyesine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ... Noterliğinin 24.10.2017 tarih ve ... Yevmiye numaralı "Düzenleme Şeklindeki Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi" ile temerrüt durumunda 30 gün süre verileceğine ilişkin hükümlere riayet edilmeksizin ve 15 günlük süre vererek temerrüt ihtarnamesi keşide edildiği, ardından yine 15 günlük süre içerisinde ödeme yapılmaması sebebiyle sözleşmenin feshedildiği, davacı tarafın davalıya temerrüde düşürmek amacıyla gönderdiği ihtarname ile sözleşmenin feshine ilişkin ihtarnamenin taraflar arasında tanzim olunan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinde belirtilen sürelere uyulmaması sebebiyle yerinde olmadığı gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiş, karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; müvekkili tarafından gönderilen ihtarnamede sözleşmede belirtilen sürelere riayet edilmemesi hususunun, uyuşmazlığın hiçbir aşamasında taraflarca itiraz veya beyan konusu yapılmadığını, müvekkilinin sözleşmenin 11.1. maddesinin b fıkrasına dayanarak sözleşmeyi feshettiğini, sözleşme maddesinin “…ALICI’nın kendisine verilen otuz (30) günlük süre içerisinde kalan borcun tamamını ödememesi …” hükmüne havi olduğunu, davalı yana karşı fesih ihtarı yapılmasından sonraki 30 günlük süre verilmesi hususunu içermediğini, müvekkili tarafından davalıya kalan borcun ödenmesi için 30 günlük süreyi aşacak nitelikte zaman tanındığını, sözleşmede belirlenen ödeme yükümlülüğüne ilişkin vadelerin kesin vade niteliğinde olduğunu, ek karara ilişkin olarak da; müvekkili ... A.Ş.-Kapasite Tesis Yönetim Hizmetleri A.Ş. Adi Ortaklığı'nın, dava sürecinde unvan değişikliğine gidilerek ve yeni unvanının “...” olduğunu, unvan değişikliğinin ticari sicil kaydına uygun olarak düzeltilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taşınmaz satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan men'i müdahale istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre ve taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 10.4 maddesine göre temerrüt durumunda 30 günlük süre verilmeden yapılan feshin sözleşmeye aykırı olduğu, ayrıca karar başlığındaki davacı şirket unvanında değişiklik yapılmasının mahallinde her zaman düzeltilebilecek maddi hata niteliğinde olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı fazla alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı