3. Hukuk Dairesi 2025/1772 E. , 2025/4586 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1680 E., 2024/2333 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/758 E., 2022/619 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; davalı ...'in .. .. Üniversitesi adına Amerika Birleşik Devletlerine Hukuk Bilimleri alanında master öğrenimi görmek amacıyla gittiğini, 20.05.2015 tarihinde yükseköğrenimini tamamlayarak doktora başvurularının sonuçlarını almaya imkan sağlamak adına 11.11.2015 tarihli ve 11545881 sayılı makam onayı ile 2016 Bahar dönemine kadar iki dönem aylıksız izinli sayıldığını, verilen sürede doktora kabulü sağlayamayarak taahhüdü ihlal ettiğini, diğer davalılar .. ve ..'un 23.11.2011 tarihli ve ... yevmiye numaralı kefaletname uyarınca kefil bulundukları, davalı ... ile birlikte borcun tamamından müteselsilen sorumlu olduklarını ileri sürerek; 65.000,00 USD'nin davalılardan müteselsilen ve 112.666,34 USD'nin fiil ödeme tarihindeki TCMB döviz satış kuru üzerinden ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle, 27.399,11 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP 1. Davalılar .. ve ..; asıl borçlu ..'in halen .. Üniversitesinde doktora programında öğrenci oldugunu, kısa bir süre sonra bu eğitimini tamamlayarak yurda dönmeyi ve davacı tarafça kullandırılan kredi karşılığında yerine getirilmesi gereken zorunlu hizmeti yerine getirmek istediğini, davacı tarafın dava açılmadan önce kredi ile ilgili olarak bilgilendirme yapmadığını, kefillere ilişkin faiz talebinin haksız olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuşlardır. 2. Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı ...'in kanuni sürelere uymayarak eğitimini süresinde tamamlamadığı ve taahhüdünü ihlal ettiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 112.666,34 USD'nin fiili ödeme tarihindeki TCMB döviz satış kuru üzerinden ve dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, 65.000,00 USD'nin fiili ödeme tarihindeki TCMB döviz satış kuru üzerinden ve dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 27.399,11 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı asıl borçlu ..'e 13.04.2018 tarihli yazı ile 177.666,34 USD ve 27.399,11 TL tutarındaki borcunu 30 gün içinde ödemesi için davacı Kurum tarafından ihtarat yapıldığı, tebligat belgesinin sunulamadığı, geri çevirme kararı üzerine sunulan tebliğ belgesinin, tebliğ konusunda açık olmadığı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 117. maddesi gereğince davalı asıl borçlunun dava tarihinden önce temerrüde düşürüldüğünün davacı tarafından ispatlanamadığı, davalı ... tarafından davalı Kurum temsilcisine gönderilen 23.04.2018 tarihli e-posta içeriğinden 13.04.2018 tarihli yazıdan bilgi sahibi olduğunu beyan ettiği, bu haliyle tebliğin bu tarihte yapıldığı kabul edilerek, temerrüt tarihinin 30 günlük sürenin sonu olan 23.05.2018 olarak kabulü gerektiğinin düşünülmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, yine davalı kefiller .. ve .. tarafından imzalanan 23.11.2011 tarihli kefaletnamede, faizin sarf tarihinden itibaren başlayacağının açık şekilde yazıldığı, imzalandığı tarihte yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'na göre geçerli olan bu kefaletnamedeki kesin vade gözetilmeksizin davalı kefiller yönünde faizin dava tarihinden itibaren işletilmesine karar verilmesinde isabet bulunmadığı gerekçesiyle; davacının sair istinaf itirazlarının reddine, davalının belirtilen bu yönlere ilişkin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın kabulü ile 112.666,34 USD'nin fiili ödeme tarihindeki TCMB döviz satış kuru üzerinden ve 23.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, 65.000,00 USD'nin fiili ödeme tarihindeki TCMB döviz satış kuru üzerinden ve davalılar ... ve ... yönünden sarf tarihlerinden, davalı ... yönünden 23.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davalı ... yönünden faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, sarf tarihinden itibaren faiz hesaplanması gerektiğini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin eksik hesaplandığını ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 1416 sayılı Kanun kapsamında yurt dışı eğitimi amacıyla yapılan ödemelerin yükümlülüklere aykırı davranılması sebebiyle asıl borçlu ve kefili olan davalılardan tahsili istemine ilişkindir. 6098 sayılı Kanun'un 117. maddesi; ''Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır. '' hükmünü içermektedir. Yurt dışı eğitim masrafları nedeniyle ilgilinin sorumluluğu ve ödenmesi gereken borç miktarı, yüklenme senedine göre tespit edilecektir. 23.11.2011 tarihli taahhütnamede; geri ödemenin yapılacağı tarih konusunda bir belirlemenin bulunmadığı, hüküm altına alınan yabancı paranın dava tarihindeki TL karşılığına istinaden vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin belirlenmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! af04228dad2943ee 31b801079d4de961 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 3. Hukuk Dairesi 2025/1772 E. , 2025/4586 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1680 E., 2024/2333 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/758 E., 2022/619 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; davalı ...'in .. .. Üniversitesi adına Amerika Birleşik Devletlerine Hukuk Bilimleri alanında master öğrenimi görmek amacıyla gittiğini, 20.05.2015 tarihinde yükseköğrenimini tamamlayarak doktora başvurularının sonuçlarını almaya imkan sağlamak adına 11.11.2015 tarihli ve 11545881 sayılı makam onayı ile 2016 Bahar dönemine kadar iki dönem aylıksız izinli sayıldığını, verilen sürede doktora kabulü sağlayamayarak taahhüdü ihlal ettiğini, diğer davalılar .. ve ..'un 23.11.2011 tarihli ve ... yevmiye numaralı kefaletname uyarınca kefil bulundukları, davalı ... ile birlikte borcun tamamından müteselsilen sorumlu olduklarını ileri sürerek; 65.000,00 USD'nin davalılardan müteselsilen ve 112.666,34 USD'nin fiil ödeme tarihindeki TCMB döviz satış kuru üzerinden ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle, 27.399,11 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP 1. Davalılar .. ve ..; asıl borçlu ..'in halen .. Üniversitesinde doktora programında öğrenci oldugunu, kısa bir süre sonra bu eğitimini tamamlayarak yurda dönmeyi ve davacı tarafça kullandırılan kredi karşılığında yerine getirilmesi gereken zorunlu hizmeti yerine getirmek istediğini, davacı tarafın dava açılmadan önce kredi ile ilgili olarak bilgilendirme yapmadığını, kefillere ilişkin faiz talebinin haksız olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuşlardır. 2. Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı ...'in kanuni sürelere uymayarak eğitimini süresinde tamamlamadığı ve taahhüdünü ihlal ettiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 112.666,34 USD'nin fiili ödeme tarihindeki TCMB döviz satış kuru üzerinden ve dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, 65.000,00 USD'nin fiili ödeme tarihindeki TCMB döviz satış kuru üzerinden ve dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 27.399,11 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı asıl borçlu ..'e 13.04.2018 tarihli yazı ile 177.666,34 USD ve 27.399,11 TL tutarındaki borcunu 30 gün içinde ödemesi için davacı Kurum tarafından ihtarat yapıldığı, tebligat belgesinin sunulamadığı, geri çevirme kararı üzerine sunulan tebliğ belgesinin, tebliğ konusunda açık olmadığı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 117. maddesi gereğince davalı asıl borçlunun dava tarihinden önce temerrüde düşürüldüğünün davacı tarafından ispatlanamadığı, davalı ... tarafından davalı Kurum temsilcisine gönderilen 23.04.2018 tarihli e-posta içeriğinden 13.04.2018 tarihli yazıdan bilgi sahibi olduğunu beyan ettiği, bu haliyle tebliğin bu tarihte yapıldığı kabul edilerek, temerrüt tarihinin 30 günlük sürenin sonu olan 23.05.2018 olarak kabulü gerektiğinin düşünülmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, yine davalı kefiller .. ve .. tarafından imzalanan 23.11.2011 tarihli kefaletnamede, faizin sarf tarihinden itibaren başlayacağının açık şekilde yazıldığı, imzalandığı tarihte yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'na göre geçerli olan bu kefaletnamedeki kesin vade gözetilmeksizin davalı kefiller yönünde faizin dava tarihinden itibaren işletilmesine karar verilmesinde isabet bulunmadığı gerekçesiyle; davacının sair istinaf itirazlarının reddine, davalının belirtilen bu yönlere ilişkin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın kabulü ile 112.666,34 USD'nin fiili ödeme tarihindeki TCMB döviz satış kuru üzerinden ve 23.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, 65.000,00 USD'nin fiili ödeme tarihindeki TCMB döviz satış kuru üzerinden ve davalılar ... ve ... yönünden sarf tarihlerinden, davalı ... yönünden 23.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davalı ... yönünden faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, sarf tarihinden itibaren faiz hesaplanması gerektiğini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin eksik hesaplandığını ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 1416 sayılı Kanun kapsamında yurt dışı eğitimi amacıyla yapılan ödemelerin yükümlülüklere aykırı davranılması sebebiyle asıl borçlu ve kefili olan davalılardan tahsili istemine ilişkindir. 6098 sayılı Kanun'un 117. maddesi; ''Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır. '' hükmünü içermektedir. Yurt dışı eğitim masrafları nedeniyle ilgilinin sorumluluğu ve ödenmesi gereken borç miktarı, yüklenme senedine göre tespit edilecektir. 23.11.2011 tarihli taahhütnamede; geri ödemenin yapılacağı tarih konusunda bir belirlemenin bulunmadığı, hüküm altına alınan yabancı paranın dava tarihindeki TL karşılığına istinaden vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin belirlenmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! af04228dad2943ee 31b801079d4de961 ... ...