3. Hukuk Dairesi 2025/1311 E. , 2025/4555 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2248 E., 2025/22 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 3. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2022/102 E., 2024/276 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; müvekkillerinden ..'nin oğlu, diğer müvekkillerinin kardeşi olan müteveffa ..'nın öksürük, solunum güçlüğü, bel ve sırt ağrıları şikayeti ile 10.12.2021 tarihinde davalı hastanede beyin cerrahisi uzmanı olan dava dışı ...'a başvurduğunu ve aynı gün davalı hastaneye yatışının yapıldığını, hastaneye yatıştan 4 gün sonra Covid testi yapıldığını ve test sonucunun pozitif çıktığını ve vücudunda daha önceden yaşadığı görme kaybı dolayısıyla kullanımı devam eden kortizon içerikli ilaçların da etkisi ile oluşan 10 kırık olduğunu, bu hastalık tablosuna rağmen 4 gün boyunca müteveffaya uygun görülen tek tedavinin ağrı kesici verilmesi olduğunu, ayrıca kortizon etkili ilaçların kullanımına devam edildiğini, testin pozitif çıkması üzerine hastane yönetimi tarafından 14.12.2021 tarihinde covid servisleri bulunmadığı gerekçesiyle, ambulans dahil hiçbir imkan sağlanmadan evde istirahat etmek üzere gece vakti müteveffayı taburcu ettiklerini, taburcu edilen müteveffanın kendi imkanlarıyla başka bir hastaneye başvurduğunu, burada yoğun bakım servisine alındığını, 23.12.2021 tarihinde vefat ettiğini, davalı hastanenin yanlış teşhis ve geç tedavisinin sonuca etkili olduğunu belirterek, şimdilik müvekkili .. için 100,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi, müvekkili .. için şimdilik 100,00 TL maddi ve 25.000,00 TL manevi, müvekkili ..için şimdilik 100,00 TL maddi ve 25.000,00 TL manevi, müvekkili .. için 25.000,00 TL manevi, müvekkili Hülya için 25.000,00 TL manevi tazminatın müteveffa ..'ın vefat tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
II. CEVAP 1.Davalı Vekili; müvekkilinin ve tedaviyi yapan dava dışı doktorun teşhis ve tedavide ihmal ve kusuru bulunmadığını, müteveffanın müvekkili Şirket hastanesine başvurmadan önce ve başvurduktan sonra başka hastanelerde de tedavi gördüğünü, dava konusu olay ile müvekkili Şirket hastanesinde yapılan teşhis ve tedavi arasında illiyet bağı olmadığını, davacıların herhangi bir gelir kaybına uğramadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. İhbar olunan doktor ... vekili; müteveffanın bir buçuk yıldır başka hastanede gözünden kortizon tedavisi devam eden hasta olduğunu, yatışın tedavi amacıyla verilmediğini, ağrısı çok olan hastaya 2. gün yeniden çekilecek MRI için yatış verildiğini, kırığı çok fazla olduğundan üniversite hastanesinin romatoloji veya endokrin branşlarına başvurması gerektiğinin kendisine söylenildiğini, müteveffa hastanın hafta sonu olması dolayısıyla başka hastaneye başvuramayacağından ve ağrıları çok fazla olduğu için talebi üzerine yatışının devam ettiğini, müvekkili doktorun komplike bir vaka olan müteveffa hastaya PCR+Göğüs hastalıkları Covid takibi yapılan başka bir hastaneye sevkini önerdiğini, müvekkili doktorun tıbben yapması gereken tüm görevlerini yerine getirdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; müteveffa ..'ın 10.12.2021 tarihinde bel ve sırt ağrısı şikayetleriyle davalı hastaneye başvurduğu, hastanın takip ve tedavi amacıyla servise yatırıldığı, hemşire gözlem formlarında günlük ateş takibinin yapıldığı ve ateşinin olmadığı, takip ve tedavisi yapılan hastanın 13.12.2021 tarihinde ateşinin olduğunun görülmesine müteakip PCR testinin yapıldığı, yapılan testin pozitif çıkması üzerine hastanın başka bir hastaneye yönlendirildiği, müteveffaya uygulanan tıbbi müdahalelerin tıp biliminin güncel kabul görmüş kurallarına uygun olduğu, somut olayda davalının herhangi bir kusurunun olmadığı, müteveffaya yapılan tedavinin COVİD-19 Pandemisinde Sağlık Kurumlarında Çalışma Rehberi ve Enfeksiyon Kontrol Önlemleri Bilimsel Danışma Kurulu Çalışması'na uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; müteveffa ..'ın 10.12.2021 tarihinde bel ve sırt ağrısı şikayetleri ile davalı Şirket hastanesine başvurduğu, yapılan muayenelerinde 13.12.2021 tarihine kadar Covid-19 hastalığına ilişkin herhangi bir semptom veya bulgusunun olmadığı, Covid PCR testinin pozitif çıkması sonrası göğüs hastalıkları uzmanınca muayene edilerek başka hastaneye sevkinin sağlandığı, sevk edildiği hastanede gerekli takip ve tedavinin yapıldığı, ortaya çıkan sonuç ile davalı Şirket hastanesinin eylemleri arasında illiyet bağı olmadığı, Mahkeme kararında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; kronik rahatsızlığı olan ve covid semptomları olan müvekkillerinin murisi müteveffa ..'ın vefatında davalı Şirket hastanesinin teşhis ve tedavi sürecindeki ihmaller zincirinin sebep olduğunu, alınan raporun eksik evrak ile tanzim edildiğini, raporlara itirazlarının dikkate alınmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, vekalet sözleşmesinden kaynaklı davalının özen borcuna aykırılık iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 1.Temyiz olunan karardaki gerekçeye ve özellikle hem Adli Tıp Kurumundan hem de diğer bilirkişi heyetinden alınan raporlar birlikte değerlendirildiğinde, Covid enfeksiyonunun önemli bir kısmının asemptomatik yani hiçbir şikayet ve belirtiye yol açmadan seyrettiği, semptomu olmayan kişilerde PCR testi yaptırmanın gerekli olmadığı, PCR testi yapılsa bile vakaların yarısından fazlasından test sonucunun negatif çıktığının bilindiği, Covid tedavisi ile ilgili tıp otoritelerince ortak bir konsensus sağlanamadığı, müteveffa ,..'ın 10.12.2021 tarihinde bel ve sırt ağrısı şikayetleri ile davalı Şirket hastanesine başvurduğu, yapılan muayenelerinde 13.12.2021 tarihine kadar Covid-19 hastalığına ilişkin herhangi bir semptom veya bulgusunun olmadığı, Covid PCR testinin pozitif çıkması sonrası göğüs hastalıkları uzmanınca muayene edilerek başka hastaneye sevkinin sağlandığı, sevk edildiği hastanede gerekli takip ve tedavinin yapıldığı, ortaya çıkan sonuç ile davalı Şirket hastanesinin eylemleri arasında illiyet bağı olmadığı, Mahkeme kararında isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir. 2. Dava dilekçesinde davacı vekili tarafından, davacıların ..., .. olarak gösterildiği, ..'nin kendi adına asaleten, küçükler ..ve .. adına velayeten dava açtığı, tüm davacıların vekillerinin ortak olduğu, ancak ..ve .. ..'in dosyaya taraf olarak kaydı yapılmadığı gibi, İlk Derece Mahkemesi gerekçeli kararında ve Bölge Adliye Mahkemesi karar ilamında davacı olarak gösterilmediği, ne var ki bu yanlışlığın işin esasını etkileyecek mahiyette olmayan, mahallinde her zaman düzeltilebilir maddi hata niteliğinde olduğu anlaşılmakla bu hususu bozma nedeni yapılmamıştır.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! b4040e4e4e9aa99c 37fe70389186b475