3. Hukuk Dairesi 2025/1386 E. , 2025/4881 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/707 E., 2025/141 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Lapseki 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/11 E., 2023/113 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili, müvekkili hakkında kesinleşen icra takibinde tebliğ edilen ödeme emrinin usulüne uygun yapılmadığını, tebligatın Tebligat Kanunun 21. maddesi şartlarını sağlamadığından usulsüz olduğunu, takipte asıl alacak 700.000,00 TL olarak gösterildiğini, takip talebinde ve ödeme emrinde borcun sebebinin " 58... parsele ait ipotek bedeli" olarak belirtildiğini, buna ilişkin bir borç belgesinin dosyada ve resmi kurumlarda bulunmadığını, davalının kendisine ait olmayan taşınmazların hangi ipotek bedelini talep ettiğini, söz konusu taşınmazların malikinin ise davalı-alacaklı olmadığını, ... isimli şahıs olarak göründüğünü, davalının kendi adına kayıtlı taşınmazı müvekkiline kullanılan kredi için ipotek etmediğini, müvekkilinin davalı alacaklıya takibe konu edilen hukuki ilişki sebebi ile borcu bulunmadığını, davalının müvekkilinin aleyhine başlattığı takipte haksız ve kötü niyetli olduğunu, ileri sürerek müvekkilinin Çan İcra Müdürlüğünün 2020/ 448 esas sayılı dosyasında asıl alacak miktarı olarak gösterilen 700.000,00 TL davalıya borcunun olmadığının tespitine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP Davalı vekili, yetki itirazında bulunarak tebligatın usulsüzlüğüne yönelik iddiaların haksız olduğunu, menfi tespit davasında ispat yükünün, borçlu olmadığını iddia eden veya ödemiş olduğu borcun haksız olduğunu ileri süren borçluya ait olduğunu, davacının müvekkiline borçlu olduğunun tüm köyde bilindiğini, takibe itiraz etmediğini, 2 yıla yakın zaman sonra borcunun bulunmadığını hiçbir belgesi yahut yazılı delil başlangıcı bulunmaksızın iddia ederek huzurdaki davayı ikame ettiğini, söz konusu taşınmazların maliki ve zilyedinin müvekkili olduğunu, işlem yapıldığı tarihte komşuları ...'den resmi devir ile tapu işlemini yapacağı sırada davacının, kredi çekebilmek ve ipotek edebilmek için dava dışı ...'i ikna ettiğini, muvazaalı şekilde tapuyu kendi adına tescil ettirdiğini, müvekkilinin, dava dışı ... ile davacının, gerçek bir satış olmayan ve yalnız davacının kredi çekmesi için ipotek etmesi amacını güden muvazaalı tapu devri nedeniyle taşınmazını kaybettiğini, davacının, müvekkilini ödeme bahanesi ile oyaladığını, ödeme girişiminde bulunmadığı gibi kötü niyetle borçtan kurtulmayı amaçlayarak huzurdaki davayı açtığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taşınmazın davacıya satışının gerçekleştiği 30.04.2014 tarihinde taşınmaz malikinin ... olduğu, taşınmazların Türk Medeni Kanunu'nun 706. maddesi uyarınca resmi şekilde ... tarafından davacıya devredildiği, tanık tarafından kredi kullanabilmesi amacıyla davacıya taşınmaz devrini yaptığına dair muvazaa iddiasına yönelik beyanın davanın tarafı olmaması ve kişinin kendi muvazaasını inkar etmesinin mümkün olmaması nedeniyle kabul görmeyeceği, tapuda yapılan işlemlerin resmi nitelikte olması nedeniyle eldeki dava açısından da senetle ispat kuralının geçerli olduğu, bu haliyle tanıkla ispatın mümkün olmadığı, davalı ile davacı arasında ipotekle taşınmaz rehinine dair hukuki bir ilişkinin söz konusu olmadığı, davacıdan önce taşınmazlara malik olan ... ve davalı arasındaki 02.12.2009 tarihli sözleşmenin ise üçüncü kişi konumunda olan davacıyı bağlamayacağı, davalı yanca üzerine düşen ispat yükümlülüğünün yerine getirilemediği gerekçesiyle, Çan İcra Müdürlüğünün 2020/448 Esas sayılı icra takibinde asıl alacak miktarı olarak gösterilen 700.000,00 TL nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, kötüniyet tazminatı şartlarının gerçekleşmediğinden reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, tüm dosya kapsamıyla anlaşılmış olup, mahkemece verilen kararın yerinde bulunduğu anlaşılmakla davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili, istinaf dilekçesindeki hususları tekrar ederek aslında zilyedi ve maliki olduğu taşınmazı davacının borcu sebebiyle elinden kaybettiğini, muvazaa savunmalarının tanık yoluyla ispatının mümkün olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı alacaklı tarafından davacı borçlu aleyhine inanç ilişkisinden kaynaklanan devredilen taşınmazlar nedeniyle girişilen Çan İcra Müdürlüğünün 2020/448 Esas sayılı ilamsız icra takibi sebebiyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle menfi tespit davasında ispat yükü üzerinde bulunan davalının inançlı işlem savunmasını yazılı delille ispat edemediğinin anlaşılmasına göre temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.