Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/1177 E., 2025/4690 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1177 E., 2025/4690 K. (09.10.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1177
Karar No
2025/4690
Karar Tarihi
09.10.2025
Konu
Tazminat, Tapu, Miras

3. Hukuk Dairesi 2025/1177 E. , 2025/4690 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/472 E., 2023/147 K. Mahkeme kararının taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, Dairece davacılar vekili ve davalı ... yönünden kararın onanmasına, davalı Maliye Hazinesi yönünden bozulmasına dair verilen kararın davacılar vekili ve davalı ... tarafından düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; Davacılar vekili; davacıların babaları ..'in .. mübadillerinden olup, 1925 yılında 6 nüfuslu ailesiyle Türkiye'ye geldiğini ve 1771 sayılı İskan Kanunu hükümlerine göre bu aileye Merkez Tevzi Defteri 279, Mübadil İskan Esas Defteri 279 ve Temlik Esas Defteri 583 numaralarda kayıtlı 1 ev, 50 ağaç zeytin ve 5 dönüm tarla tahsis edildiğini, bu tahsisin mülkiye amiri tarafından onanıp tapuya tescil için .. İskan Dairesinin 31.05.1932 tarihli yazısı ile .. Tapu Müdürlüğüne gönderildiğini, ev ile zeytinlik tescil edildiği halde, .. mevkiinde tahsis edilen 5 dönüm tarlanın her nasılsa tapuya tescil edilmediğini, 5 dönüm tarlanın adlarına tescil edilmesi için Köyişleri Bakanlığına yapılan başvurunun 08.04.1968 tarihli yazı ile reddedildiğini, bunun iptali için iskan sahiplerinden ..'in açtığı davanın Danıştay 8. Dairesinin 18.11.1969 tarihli ve 1968/4546 E., 1969/4030 K. sayılı kararı ile iskanen tahsis edildiği halde tapuya tescili suretiyle ilgililere temlikinin yapılmadığı anlaşılan 5 dönüm tarlanın aynen veya başka bir yerde bu kadar arazi vermek suretiyle veya tazminen davacının iskan hakkı tamamlanması gerektiğinden aksine tesis edilen işlemin iptaline hükmedildiğini, Danıştay kararının infazı ve .. Köyü .. mevkiindeki 5 dönüm tarlanın karşılığı olan başka bir Hazine taşınmazının verilmesi için 11.08.19 80... .12.1987 tarihli dilekçelerle .. Valiliğine (İskan Dairesine) başvurulduğunu, Bursa Köy Hizmetleri İl Müdürlüğünün14.12.1987 tarihli yazısı ile .. Defterdarlığından “.. Köyü 268-329-1941 paralel sayılı Maliye Hazinesi adına kayıtlı olan taşınmazlardan birinin Danıştay kararı gereği 2510 sayılı İskan Kanunu hükümlerine göre verilmesi düşünüldüğünden hali hazır fiili ve hukuki durumlarının, fuzuli şagili ve kiracısı olup olmadığının, işgal ve kira süresinin, herhangibir amme hizmetine tahsisli olup olmadığının bildirilmesinin" istendiğini, bu yazıya .. 1. Bölge Tapu Sicil Müdürlüğünün verdiği 14.12.1987 tarihli cevapta; ".. Köyü 268-329-1941 sayılı parsellerin Maliye Hazinesi adına tapuda kayıtlı olduğu" bildirildiği halde, Danıştay kararının yerine getirilmediğini, davacılar murisi babaları ..'in 2001 yılında ölümünden sonra, davacıların 28.12.2009 tarihli dilekçeleri ile .. .. Milli Emlak Müdürlüğüne başvurduklarını, adı geçen Müdürlüğün 25.10.2010 tarihli yazısı ile "dilekçe ve eklerinin tetkikinde taleplerinin(Mülga 2510) 26.09.2006 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 5543 sayılı İskan Kanunu kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir" denilerek, dilekçe ve eklerinin İl Bayındırlık ve İskan Müdürlüğüne gönderildiğinin kendilerine bildirildiğini, iskan defterinin mülki amirce tasdikinden sonra tahsise konu arazinin mülkiyet hakkının tahsis sahiplerine geçip tescilinden önce mülkiyet hakkının kazanıldığını ve zamanaşımına uğramasının da sözkonusu olmadığını ileri sürerek; tevzi defteri 279, İskan Esas Defteri 1006 ve Temlik Esas Defteri 583 numaralarda iskan sahipleri adına kayıtlı olan 5 dönüm miktarlı .. .. İlçesi .. Köyü, .. mevkiindeki Hazine adına kayıtlı ve mevcut durumda imarlı olan arazinin tapu kaydının iptali ile davacılar adına tescilini, belirtilen mevkiide Hazine adına kayıtlı taşınmazlar bulunmadığı takdirde, .. Toprak İskan Müdürlüğünün 16.10.1979 tarihli yazısı ile verilmesi düşünülen ve 1979 tarihli tapu kayıtlarına göre .. ..si adına tapuda kayıtlı olan .. İlçesi, .. Köyü 268-329-1941 sayılı parsellerden taleplerine muadili olan parsellerin tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adına 1/2 pay oranı ile tescilini, bu isteklerinin hiçbirisinin mümkün olmaması halinde, İskan Müdürlüğünün 14.12.1987 tarihli yazısında verilmesi düşünülen .. Köyü 268-329-1941 sayılı parsellerin taleplerinin muadili olan taşınmazların rayiç değerinin tespiti ile şimdilik 500.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, 04.06.2014 tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporu doğrultusunda 1.750.000,00 TL üzerinden davayı ıslah etmiştir.

II. CEVAP Davalılar adına davayı takip eden Hazine vekili; davada husumetin doğru yöneltilmediğini, ayrıca zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin de geçtiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemece verilen 22.09.2014 tarihli ve 2012/440 E., 2014/381 K. sayılı kararla; 31.05.1932 tarihli adiyen iskan edilen muhacirlere verilen gayri menkul envalin muhakkak tasarruf vesikasında yüzölçümü yazılı .. .. .. köyü .. mevkindeki 5.000 metrekare miktarlı taşınmazın zilyetliğinin gerek davacıların murisi gerekse davacılara teslim edilmediği ve bu taşınmazla ilgili tapuda tescil işleminin yapılmadığı, 2510 sayılı İskan Kanunu'nun 23. maddesindeki 1 yıllık hak düşürücü sürenin iskan ve temlik belgesi ile ayni hak kazananlara uygulanmayıp taşınmazda başka nedenlerle hak iddia edenlere yönelik olarak konulan bir hüküm olduğu, bu itibarla hak düşürücü süre ve zamanaşımı savunmalarının yerinde olmadığı, bunun yanı sıra söz konusu tasarruf vesikasında yüzölçümü yazılı 5.000 metrekare miktarlı taşınmazla ilgili davacıların murisi ..'in açtığı davada Danıştay 8. Dairesinin 1968/4546 E., 1969/4030 K. sayılı 18.11.1969 tarihli ilamıyla eksik iskan hakkının aynen veya mümkün değilse tazminen tamamlanması gerektiğinin hüküm altına alınıp kesinleşmiş Danıştay ilamının aksinin tartışılmasının mümkün olmadığı, iskan hakkına konu bu taşınmazın akıbeti hakkında kayıtlar üzerinde uzman bilirkişiye inceleme ve araştırma yetkisi verildiği, Danıştayın kesinleşmiş kararı gereği muadil olarak verilmesi düşünülen taşınmazların verilmemiş olması, idarenin bu şekilde fiilen kusurlu bir imkansızlığa sebep olması, tapu iptalinin hukuken ve fiilen mümkün olmaması karşısında davacı tarafın tazminata yönelik terditli talebinin kabulü gerektiği gerekçesiyle; davacı tarafın tapu iptal ve tescile yönelik talebinin reddine, davacı tarafın 27.06.2012 harç tarihli dava ve 04.06.2014 tarihli ıslah dilekçeleri birlikte değerlendirilmek suretiyle terditli talebinin kabulü ile toplam 1.750,000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Dairemizin 04.11.2015 tarihli ve 2015/15068 E., 2015/17254 K. sayılı ilamıyla; "(...) İskan kaydı ile kendilerine temlik edilen, ancak somut olayda olduğu gibi tapuya tescil edilmeyen ya da tapuda kayıtlı taşınmazlarını haricen satması veya kayıt maliki ve mirasçılarının ilgilenmemesi nedeniyle yerine uygulanmayan milyonlarca kayıt sahibi ya da mirasçısının, yasaların kendilerine tandığı yasal yolları zamanında kullanmayarak hak düşürücü süreleri geçirdikten yıllarca sonra somut olayda olduğu gibi Hazineye karşı tazminat davası açmaları yürürlükteki yasalara göre olanaksızdır. O halde tapu kaydının iptali ve tescil davalarının hak düşürücü süre yönünden reddini gerektirecek davalar nedeniyle açılan tazminat davalarının da dinlenilmesi mümkün değildir. Bilirkişiler BK 96. maddesinden söz ederek "fiilen kusurlu bir imkansızlık yaratıldığından" söz etmiş, Mahkeme de gerekçesinde bu konuya yer vermiştir. Bu maddeye göre; alacaklı hakkını kısmen veya tamamen alamadığı takdirde borçlu kendisine hiçbir kusur isnat edilemeyeceğini, ispat etmedikçe bundan dolayı zararın tamamından sorumludur. Bu sorumluluğu belirleyecek davanın herhalde 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde açılması gerekir. Somut olayda iskan sahibi davacı murisleri hak düşürücü ve zamanaşımı süresi içinde itiraz ve dava haklarını kullanmamış olduklarından davanın esasına girilip bu konu tartışılamaz. Danıştay kararı ile davalı .. Valiliği belirli bir tazminat ödemeye mahkum edilmemiştir. İskan kaydının tapuya tescil edilmeme eylemi davacıların haklarına kavuşmasına engel olmamıştır. Bu sebeple, haksız fiil olarak kabul edilemez. 818 sayılı BK'nun 60. (6098 sayılı TBK'nun 72.) maddesi gereğince haksız fiilde zamanaşımı süresi 1 ve 10 yıldır. Sebepsiz zenginleşme olarak kabul edilirse 818 sayılı BK. md. 66 (6098 sayılı TBK m.82) uyarınca yine zamanaşımı süresi 1 ve 10 senedir. 818 sayılı BK'nun 125. (6098 sayılı TBK'nun 146.) maddesi uyarınca her dava 10 senelik zamanaşımına tabidir. Olaya hangi yönden bakılırsa bakılsın tazminat davası yönünden zamanaşımı süresi geçmiştir. Davalı vekili süresinde zamanaşımı itirazında bulunduğundan zamanaşımı nedeniyle tazminat davasının reddine karar verilmelidir. 13-Kabule göre de; Tapu Sicil Müdürlüğü adına oluşturulan bir tapu kaydı olmadığından tapu iptali ve tescil davası yönünden bu müdürlüğe husumet yöneltilemeyeceği gibi, tazminat davası yönünden de Tapu Sicil Müdürlüğüne husumet yöneltilemez. Yine, tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istendiği halde bu ayırıma gitmeden hüküm kurulması isabetsiz ise de, zamanaşımı nedeniyle hüküm bozulduğundan bu yanlışlıklara işaret edilmekle yetinilmiştir." gerekçesiyle, karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar 1.Mahkemenin 02.05.2017 tarihli ve 2017/80 E., 2017/161 K. sayılı kararıyla; bozma ilamı doğrultusunda tazminat davasının zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 11.04.2018 tarihli ve 2017/14541 E., 2018/3866 K. sayılı ilamıyla; kararın onanmasına karar verilmiş, ilama karşı taraf vekilleri karar düzeltme talebinde bulunmuş, Dairece verilen 25.12.2018 tarihli ve 2018/4335 E., 2018/13245 K. sayılı ilamla; düzeltme isteklerinin reddine karar verilmiştir. 3. Davacıların Anayasaya Mahkemesine başvuru yapması üzerine, Anayasa Mahkemesinin ... numara ve 21.09.2022 tarihli kararıyla; mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna, Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine, kararın bir örneğinin mülkiyet hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere .. 5. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, başvurucuların tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. C. Anayasa Mahkemesinin İhlal Kararı Sonrası Mahkemece Verilen Karar Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Danıştay kararında davacıların murisinin hakkının varlığı tespit edilerek idari işlemin iptal edildiği, tescil talebinin reddine ilişkin işlemin iptal edilmesine dair verilen kararda dava konusu taşınmazın davacılar adına tescili gerektiği, davacıların murisinin talep ettiği taşınmazın aynen verilmesinin mümkün olmaması hâlinde başka bir taşınmaz verilmesi ya da tazminat ödenmesi suretiyle de iskân hakkının gereğinin yerine getirilebileceğinin belirtildiği, davacıların murisine tahsis edilen taşınmazın 1935 tarihinde yapılan kadastroda herhangi bir parsele uygulanmadığı gözetildiğinde aynen teslimin imkânsız olduğu, taşınmazın aynen tesliminin alternatifinin davacılara tazminat ödenmesi olduğu, davacılarca terditli olarak tazminat isteminde bulunulduğu, Anayasa Mahkemesi kararında da başvurucuların 1771 sayılı Kanun'dan doğan ve varlığı Danıştay kararıyla tespit edilen 5 dönümlük taşınmazın tapusunu edinme hakkının aynen teslimin sağlanamamasının alternatifi olarak tazminata hükmedilmesi isteminin zamanaşımı gerekçesiyle reddedilmesinin Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal niteliğinde olduğuna karar verildiği gerekçesiyle; davacı tarafın tapu iptal ve tescile yönelik talebinin reddine, 27.06.2012 harç tarihli dava ve 04.06.2014 tarihli ıslah dilekçeleri birlikte değerlendirilmek suretiyle terditli talebinin kabulü ile toplam 1.750,000,00 TL tazminatın dava tarihi olan 27.06.2012 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, karar süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ Dairenin 19.11.2024 tarihli ilamıyla, hükmün davalı ... yönünden onanmasına, davalı Tapu Sicil Müdürlüğü yönünden pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

V. KARAR DÜZELTME A. Karar Düzeltme Sebepleri 1.Davacılar vekili; bozma kararında husumetin gösterilmesi gereken doğru tarafın kim olduğu açık bir şekilde ifade edilmemiş olsa da, dava ve ıslah dilekçesinde sonuç itibariyle ..sinin taraf olarak gösterildiğini, ..si vekilince davaya cevap verildiğini, davayı başından itibaren takip ve temsil ettiğini, davalı ..sinin yerel mahkeme kararını husumet yönünden değil esastan temyiz ettiğini, dava dilekçesinden anlaşılacağı üzere sonuçta ..nin davalı taraf olarak gösterildiğini, davalı olarak ... ile birlikte "Tapu Sicil Müdürlüğü'ne İzafeten ..si"nin taraf olarak gösterildiğini, aslında tüzel kişiliğe sahip olmadığından tapu sicil müdürlüğü değil tüzel kişiliğe sahip ..'nin taraf olarak gösterildiğini, Tapu Sicil Müdürlüğü'ne izafeten yazılmasının sebebi ..nin neden davalı olarak gösterildiği ve davaya konu işlemin neden kaynaklandığının izah edilmesi için olduğunu, bozma gerekçesi yaptığı pasif husumet ehliyeti yokluğuna bireysel başvuru öncesi de değinildiğini, bozma kararının yeni bir hak ihlaline neden olduğunu, 2015 tarihli bozma ilamının sonuç kısmında usul hukukuna yönelik bir bozma söz konusu olmadığını, gelinen aşamada pasif husumet yönünden bozma ikinci kez mülkiyet hakkının ihlaline neden olduğunu, müvekkillerin munzam zarar alacaklarının dava tarihinden itibaren 13 yıl geçmiş olması nedeniyle hesaplanarak hüküm altına alınması talebi yönünden bir karar verilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın düzeltilmesini talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili; 21.06.1934 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan İskan Kanunu'nun 23. maddesi hükmü gereği bu kanuna göre açılacak davaların hazineye yöneltilmesi gerektiğini, tescilin Tapu ve Kadastro Müdürlüğünce yerine getirilmesi gerekmekte olup müvekkil bakanlığın bu işlemler için tasarrufta bulunma yetkisinin olmadığını, husumet yönünden davanın reddi gerektiğini, davacı lehine Yargıtay duruşma vekalet ücretinin verilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek, kararın düzeltilmesini istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, Danıştay kararının icra edilmemesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü Mahkemenin, Dairemizin 04.11.2015 tarihli bozma ilamında Tapu Sicil Müdürlüğüne husumetin yöneltilemeyeceğine ilişkin açıklamaları gözetmeksizin yazılı şekilde karar vermesinin doğru olmadığı anlaşılmakla hükmün bozulmasına dair verilen Daire kararı yerinde olduğundan davacı vekilinin ve davalı Tapu Sicil Müdürlüğüne izafeten ..si vekilinin karar düzeltme taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin ve davalı ..Müdürlüğüne izafeten ..si vekilinin karar düzeltme taleplerinin REDDİNE, Aşağıda yazılı para cezasının karar düzeltme isteyenlerden alınmasına, 09.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı