Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2025/116 E., 2025/3380 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/116 E., 2025/3380 K. (18.06.2025) – Miras

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/116
Karar No
2025/3380
Karar Tarihi
18.06.2025
Konu
Miras

3. Hukuk Dairesi 2025/116 E. , 2025/3380 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2013/306 E., 2024/336 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalılar ... ve ... vekili, davalılar ... ve ... vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müflis ... Bankası A.Ş. borçlularından davalılardan ...'in müflis bankanın ... Şubesinden 60 ay vadeli 40.700,00 DEM konut kredisi kullandığını, yargılama sürecinde dosyası tefrik edilen davalı ... ve davalı ... ...'ın da müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak sözleşmeyi imzaladıklarını, borçlular aleyhine 2003/260 E. sayılı icra dosyası ile takip başlatıldığını ve borçlulardan ...'in itirazları ile takibin durduğunu, 1 yıllık sürede itirazın iptali davası açılmadığı için eldeki alacak davasının açıldığını, kredi sözleşmesi imzalanırken müflis banka lehine 1. derecede 645.910.000 TL üzerinden ipotek tesis edildiğini, ipotekli gayrimenkulün dava dışı 3. şahıs İbrahim'e satıldığını, borçlunun dava tarihi itibariyle borcunun; ana para 18.975,00 Euro, faiz 28.059,00 Euro, BSMV 1.403,00 Euro olmak üzere 48.437,00 Euro ve kur farkından kaynaklanan BSMV ve masrafları toplamının 5.501,00 TL olduğunu, kefil ...'in borcunun 45.838,00 Euro ve 5.501,00 YTL, kefil ...'ın borcunun 45.846,00 Euro ve 5.501,00TL olduğunu, müflis bankanın bankanın mali bünyesinin bozulması sonucunda 20.04.1994 tarihinde mevduat kabul etme ve bankacılık yapma işlemlerinin kaldırıldığını, daha sonra Ticaret Mahkemesince iflasına karar verildiğini ve İflas Müdürlüğünün 1995/19 E. sayılı dosyası ile iflas idaresinin teşekkül ettirildiğini, İflas İdaresinin halen tasfiye işlemlerine devam ettiğini ileri sürerek; dava tarihi itibariyle davalılardan olan anapara, faiz, masraf ve BSMV’den ibaret toplam 48.837,00 Euro ve 5.501,00 TL alacaklarının dava tarihinden itibaren işlemeye başlayacak TL alacağı için yıllık % 112,50 temerrüt faizi ve % 5 BSMV'si ile tahsiline, ayrıca döviz alacağı için % 10 temerrüt faizi ve % 5 BSMV'si ile davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar; cevap dilekçesi sunmamışlardır.

III. MAHKEME KARARI 1.Davanın açıldığı 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 07.12.2005 tarihli kararıyla; Tüketici Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş; bu karar temyiz edilmeden 13.09.2006 tarihinde kesinleşmiştir. 2. Dosyanın gönderildiği Tüketici Mahkemesinin 24.03.2009 tarihli kararıyla; Ticaret Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş; bu karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. 3. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 03.07.2009 tarihli ilamıyla; Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu belirtilip dosyaya 2. Asliye Ticaret Mahkemesince bakılması gerektiği belirtilmiştir. 4. Görevli 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 15.02.2012 tarihli kararıyla; gider avansının verilen iki haftalık kesin sürede yatırılmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 03.12.2012 tarihli ilamıyla; davacı tarafa yüklenen masrafın tamamlama avansı niteliğinde olup bu tür avanslar için dava şartının bulunmadığı, kaldı ki masrafın karardan önceki tarihte davacı tarafça yatırıldığı, ayrıca, Mahkemece dava şartı olarak belirlediği gider avansına yönelik ara kararında gider avansını oluşturan harç, tebligat gibi gider gerektiren işlemlerin kalem kalem açıklanması, her kalemin miktarının ayrı ayrı gösterilmesi, dava şartına yönelik gider avansı ilgili olarak verilen kesin sürede yatırılmamasının sonuçlarının da duruşma zaptına açıkca yazılması gerektiği, Mahkemece bu hususun da açıkça belirtilmediği, bu itibarla Mahkemece taraf delilleri toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir. 2.Bozmaya uyan Mahkemenin 28.05.2024 tarihli kararıyla; davanın müflis bankanın iflas idaresince açıldığı, sonrasında davacı şirket tarafından davaya konu alacağın temlik alındığı, dosya kapsamına göre müflis banka ile davalı borçlu ... arasında 60 ay vadeli 40.700,00 DEM Konut Kredisi Sözleşmesi imzalandığı, söz konusu sözleşmeyi dosyası tefrik edilen ... ve davalılardan ...'ın müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladıkları, kredi borcunun ödenmediği gerekçesiyle davalılar aleyhine davaya konu 2003/260 E. sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatıldığı ve itiraz üzerine takibin durmasına karar verildiği, icra dosyası incelediğinde; alacaklının müflis banka, borçlularının ... , ... ve ..., takip miktarının 972.666.719 Eski Türk Lirası ve takibin ilamsız takiplerden olduğu, 31.12.2004 tarihinde işlemsizlik nedeniyle dosyanın kapatıldığının 2003 yılına ait esas defterinin incelenmesinden görüldüğü, dosyanın İcra Müdürlüğünde ve arşivde bulunamadığı, alınan bilirkişi raporu ile davalıların davaya konu konut kredisi dolayısıyla müflis bankaya 18.974,76 Euro asıl alacak, 28.059,00 Euro işlemiş faiz ve 1.318,91 Euro BSMV olmak üzere toplam 48.352,67 Euro alacağının bulunduğunun belirlendiği, alacağa dava tarihi olan 05.12.2005 tarihinden itibaren işleyecek %10 temerrüt faizi ve %5 BSMV uygulanmasının gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 18.974,76 Euro asıl alacak, 28.059,00 Euro işlemiş faiz ve 1.318,91 Euro BSMV olmak üzere toplam 48.352,67 Euro alacağın dava tarihinden (05.12.2005) itibaren işleyecek %10 temerrüt faizi ve %5 BSMV ile birlikte müştereken ve müteselsilen tüm davalılardan alınarak davacı temlik alan şirkete verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş; karara karşı, davalılar ... ve ... vekili, davalılar ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... ve ... vekili; müflis bankanın Varlık şirketine devredildiği dönemde devir belgeleri incelendiğinde, müvekkillerinden ...'in icra borçlusu olarak yer almadığını, bilirkişi tarafından bu hususun incelenmediğini, davacının sözleşmenin aslını dava dosyasına sunmadığını, bu nedenle bazı bilgilerin bilirkişi ve Mahkemece tespit edilemediğini, davacının elinde bulunması gereken kayıtları dosyaya süresinde sunmadığını, davacının Varlık şirketi olarak ilgili müflis bankadan neyi devraldığını ve devir bedelini Mahkemeye açıklamadığını, görevli Mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğunu, zira uyuşmazlığın Tüketici kredisinden kaynaklandığını, kullanılan kredide para biriminin DM (Alman Markı) olduğunu, davacı ... şirketinin hukuka aykırı olarak ortada olmayan icra dosyasında bile isteyemeyeceği talepleri bilirkişi vasıtasıyla asıl borçluya, kefillere Euro üzerinden kanuna aykırı olarak belirlediğini, icra dosyasının yapılan hukuki işlemler nedeniyle işlemden kaldırıldığını, davacı şirketin bu durumu Mahkemeye açıklamamak için icra dosyasını dava sürecinde talep etmediğini ve dava dilekçesinde de belirtmediğini, icra dosyasının Mahkemece dosyaya kazandırılmasının zorunlu olduğunu, davaya konu kredinin ipotekli kredi olduğunun Mahkeme ve bilirkişi heyetince dikkate alınmadığını, davacının ipotek konusunda hiçbir zaman beyan ve talepte bulunmadığını, bilirkişi tarafından icra dosyası dikkate alınmadan davacı şirketin taleplerine göre değerlendirme yapıldığını, eldeki dava itirazın iptali davası olarak açılmasına rağmen hukuka aykırı şekilde alacak davasına dönüştürüldüğünü, icra takibinde zamanaşımı süresinin de dolduğunu, ölen kişilerin mirasçılarına ihtar ve icra takibi yapılmadığını, bu konuda icra dosyasında bir karar da bulunmadığını, davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, başlatılan icra takibinin döviz cinsinden olup (Euro), bu takipte işletilen faiz miktarının da hatalı olduğunu, davacı tarafından icra takibinin dayanağının kararda belirtilen asıl alacak miktarı 18.974,76 Euro olduğunu, davacı şirketin ise asıl alacağı 48.352,67 Euro üzerinden takip talebinde hesapladığını, davacının işlettiği faiz miktarına göre de bileşik faiz uygulaması yaptığını, oysa ki temerrüt faizi olarak hesaplama yapılması gerektiğini, yapılan icra takibinde gerek takip talebinde gerekse de ödeme emrinde Türk Lirasına çevrilen dövizin, takip tarihinde hangi kur oranı üzerinden Türk Lirasına çevrildiğinin açıkça belirtilmediğini, takip tarihi olan 28.08.2024 tarihinde Merkez Bankası Kur oranları dikkate alınarak takip talebinde ve ödeme emrinde bu kur oranının açıkça belirtilmediğini, davacı şirketin talep ettiği Euro bazında dövizin Türk Lirası karşılıkları gerek efektif alış/satış kurlarına göre ve gerekse de alış/satış kurlarına göre fazla hesaplama yapıldığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalılar ... ve ... vekili; icra dosyasının dosya içine alınmadığını, icra dosyasında 972.6666.719 Eski Türk Lirası olarak takibe konulduğunu, yapılan itiraz üzerine itirazın iptali davası açılmadan sonrasında alacak davası açıldığını, davacı şirketinin alacağı varsa bunun tespitinin Türk Lirası üzerinden yapılması gerektiğini, yine 1995/126 E. sayılı gayrımenkul satış dosyasının da dava dosyasına getirilmediğini, adı geçen dosyada müflis banka lehine verilen 16.06.1993 tarihli ipotek nedeniyle taşınmazda 20.02.1995 tarihli şerh bilgisi bulunduğunu, kredi sözleşmesi imzalanırken müflis banka lehine 1. Derecede 645.910.000 TL üzerinden ipotek tesis edildiği bilindiği halde, adı geçen dosyadaki ipotek paraya çevrilmeden eldeki davanın açılmasının mümkün olmadığını, iflas sonuçlanmadan müflis bankanın temlik yapmasının da hukuki değeri bulunmadığını, Mahkemece icra dosyası dosyaya kazandırılıp kimin ne miktarda ödeme yaptığı, ipoteğin neden paraya çevrilmediği, zamanaşımı sürelerinin eldeki davada uygulanıp uygulanmayacağı incelenmeden eksik inceleme ile karar verildiğini, döviz ve Türk Lirasına uygulanan faiz oranlarının fahiş olduğunu, müvekkillerince mirasın reddi davası açıldığından bu davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, konut kredi sözleşmesine dayalı borcun ödenmemesinden kaynaklı alacak istemine ilişindir. 1. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uymakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; davalılar ... ve ... vekili, davalılar ... ve ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Dava konusu konut kredisi işlemi aynı zamanda tüketici işlemi olmakla, dava tarihinden itibaren asıl alacağa 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca temerrüt faizi işletilmesine karar verilmesi gerekirken kurulan hükümde bu hususun gözetilmemesi ve müflis banka tarafından BSMV hesaplanıp alınmakla BSMV'ye yeniden hükmedilemeyeceğinden bu husus da nazara alınmadan hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalılar ... ve ... vekili, davalılar ... ve ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Temyiz olunan Mahkeme hükmünün '' Davanın kısmen kabulü ile; 18.974,76 Euro asıl alacak, 28.059,00 Euro işlemiş faiz ve 1.318,91 Euro BSMV olmak üzere toplam 48.352,67 Euro alacağın dava tarihinden (05.12.2005) itibaren asıl alacak olan 18.974,76 Euronun 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca temerrüt faizi ile müşterek ve müteselsilen tüm davalılardan alınarak davacı temlik alan şirkete verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine'' ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 6100 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 3. madde atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Kanun'un 440. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! f6c3f50bd692b04a 1f137d2fc9669800

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı