3. Hukuk Dairesi 2024/3425 E. , 2025/3384 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/385 E., 2024/188 K. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; dava dışı sigortalı Kadriye'nin dilekçesi üzerine, davacı hastanenin ilave ücret aldığı ve sosyal güvencesi bulunmasına rağmen tedavi bedellerinin Kuruma fatura edilmeyerek özel hasta statüsünde tedavi edildiği gerekçesiyle, davalı tarafından 2012 yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Özel Sağlık Hizmeti Sunucularından Sağlık Hizmeti Satın Alma Sözleşmesi kapsamında davacı hakkında cezai işlem uygulandığını, itiraz üzerine 2009 yılı Sağlık Hizmeti Satın Alma Sözleşmesinin (3.1.3.1) maddesinin ihlal edilmesi nedeniyle aynı sözleşmenin (5.1.11) maddesi uyarınca 7.500,00 TL ve (3.1.2.2) numaralı maddesinin iki kez ihlali sebebiyle 20.000,00 TL olmak üzere toplam 27.500,00 TL cezai şart uygulandığını, işleme itirazlarının reddedildiğini, adı geçen hastanın sigortalı olarak tedavi olmak istediğine dair yazılı veya sözlü bir talebi bulunmadığını, sigortalı hasta statüsünde olduğunu söylemediğini, durumdan haberi olmayan davacı hastaneye kusur atfedilemeyeceğini ileri sürerek; cezai işlemin iptali ile 27.500,00 TL tutarındaki cezai işlem yönünden davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; davalı Kurum sigortalılarından ...'nin dilekçesine istinaden yapılan inceleme ve araştırma sonucunda davacı tarafından ilgili hastadan %60'ın üzerinde ilave ücret alındığının, yine aynı hastanın 18.08.2011 ve 26.12.2011 tarihlerinde davacı hastanede tedavi gördüğünün ve özel hasta statüsünde işlem yapılarak ücret tahsil edildiğinin tespit edildiğini, öncelikle 2012 yılı Sağlık Hizmeti Satın Alma Sözleşmesine göre cezai işlem uygulandığını, davacının itirazı üzerine 2009 yılı Sözleşme hükümlerine göre 27.500,00 TL tutarında cezai şart uygulandığını, davacının aralarındaki sözleşme hükümlerine aykırı davrandığını, cezai şartın mevzuata ve sözleşmeye uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemece 02.04.2015 tarihli kararla; 15.10.2014 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kısmen kabulüne, davacının 27.500,00 TL tutarındaki cezai şartın 20.000,00 TL'sinden borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Yargıtay (Kapatılan)13. Hukuk Dairesinin 22.05.2018 tarihli ilamıyla; davalı Kurum tarafından 27.927,19 TL'nin davacı hastanenin istihkaklarından mahsup edilmek üzere kurum muhasebesine intikal ettirildiği, ödenen bu bedelden Mahkemece kabul edilen kısım açısından istirdata karar verilmesi gerekirken menfi tespit kararı verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle tarafların sair temyiz itirazları incelenmeksizin karar bozulmuştur. 2. Bozmaya uyan Mahkemenin 20.11.2018 tarihli kararıyla; davanın kısmen kabulü ile 27.500,00 TL tutarındaki cezai şartın 20.000,00 TL'sinin iptali ile 20.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Dairenin 08.06.2020 tarihli ilamıyla; 2009 yılı Sağlık Hizmeti Satın Alma Sözleşmesinin (3.1.2.2.) maddesinde; "Bu sözleşmeyi kabul eden sağlık hizmeti sunucusu, doğrudan veya sevk/rapor ile gelen hastaları kabul etmek zorundadır. Kabul edilmeyen hastaya kabul edilmeme gerekçesi sağlık hizmeti sunucusu yetkilinin imzasıyla yazılı olarak bildirilmek zorundadır. Hastanın yazılı olarak Kuruma müracaatı halinde sağlık hizmeti sunucusunca belirtilen gerekçe Kurum tarafından uygun bulunmalıdır. Aksi takdirde bu sözleşmenin (5.1.10) numaralı maddesine göre işlem yapılır. " hükmüne yer verildiği, "Cezai Şartlar" başlığı altında düzenlenen (5.1.10) maddesinde sözleşmenin (3.1.2.2) hükmüne aykırı davranıldığının Kurumca tespit edilmesi halinde 10.000,00 TL tutarında cezai şart uygulanacağının belirtildiği, (5.5.) maddesinde ise "Sözleşmenin (5.1.7) ve (5.1.11) numaralı maddelerinde yer alan fiiller hariç olmak üzere bir fatura döneminde aynı fiilin birden fazla tespit edilmesi halinde tek bir cezai şart uygulanır. Bir fatura döneminde aynı fiilin birden fazla tespit edilmesi halinde tek bir fiil sayılarak tek bir cezai şart uygulanır." düzenlemesine yer verildiği, davalı kurum sigortalısının davacı tarafından "özel hasta" kabul edilerek hizmet bedelinin sigortalıdan tahsil edilmesi yönündeki davacı eyleminin taraflar arasındaki 2009 yılı Sağlık Hizmeti Satın Alma Sözleşmesinin bahsi geçen maddelerine aykırılık teşkil ettiği, Mahkemece 2009 yılı SUT hükümleri de dikkate alınarak davalı kurumun talep edebileceği cezai şartın hesaplanması noktasında bilirkişi raporu alınarak karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur. 4. Bozmaya uyan Mahkemece verilen 10.06.2021 tarihli kararla; dosyaya kazandırılan 18.02.2021 tarihli rapor uyarınca, 10.000,00 TL cezaî işlem uygulanması gerektiğinden davanın kısmen kabulü ile 27.500,00 TL cezai şartın 10.000,00 TL'si haksız olduğundan bu kısmın iptali ile davalı Kurum tarafından davacının istihkakından mahsup edildiği anlaşıldığından 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir. 5. Dairenin 17.02.2022 tarihli ilamıyla; uyuşmazlığa 2009 Yılı sözleşmesinin (1.3.10.) maddesinde fatura döneminin sağlık hizmeti sunucusu tarafından her ayın birinci günü ile sonuncu günü arasında verilen hizmetleri kapsayan dönemi olarak tanımlandığı, kurum sigortalısı Kadriye'nin davacı tarafından 18.08.2011 ve 26.12.2011 tarihlerinde yapılan tedavileri sırasında özel hasta olarak kabul edildiği ve özel hasta statüsünde işlem yapılarak hizmet bedelinin sigortalıdan tahsil edildiği, davacının sözleşmeye aykırı davrandığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda sözleşmenin (5.5.) maddesinin yanlış değerlendirildiği, dava konusu eylemler 2 ayrı fatura döneminde işlenmiş olmasına rağmen (5.5.) maddeye dayanılarak tek bir cezaya hükmedilmesinin hatalı olduğu, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle karar bozulmuştur. 6. Bozmaya uyan Mahkemece ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; bozma ilamının hatalı olduğunu, sigortalının 26.12.2011 tarihinde tedavi olmadığını, yalnızca bir kez tedavi olduğunu, 17.08.2011 günü verilen hizmetin faturasının geç düzenlendiğini, başka bir hastaneye ait olduğunu, maddi hatanın usuli kazanılmış hak oluşturmayacağını, 2020 tarihli bozma ilamında aynı hususun bozma sebebi yapılmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, davalı Kurumca uygulanan cezai işlemin iptali ile ödenen bedelin istirdadı istemine ilişkindir. Temyiz olunan Mahkeme kararının bozma ilamında belirtilen hukuki esaslar gereğince verilmiş olmasına, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşen ve usuli kazanılmış hak oluşturan kısımlara yönelik temyiz itirazlarının yeniden incelenemeyeceğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! ad488399073b3cb6 8ee47920e03d634a