Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/4310 E., 2025/3454 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/4310 E., 2025/3454 K. (23.06.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4310
Karar No
2025/3454
Karar Tarihi
23.06.2025
Konu
Tazminat

3. Hukuk Dairesi 2024/4310 E. , 2025/3454 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/90 E., 2024/380 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili; müvekkilinin, ... Üniversitesi Fatsa Deniz Bilimleri Fakültesi Gemi İnşaatı ve Gemi Makinaları Anabilim dalında Öğretim Üyesi iken yerleştirme kapsamında 2547 sayılı Kanununun 33. maddesi gereğince 17.08.2011 tarihinde Araştırma Görevlisi olarak atandığını, akabinde görevlendirme ile ... Üniversitesi Gemi İnşaatı ve Deniz Bilimleri Fakültesi Gemi İnşaatı ve Gemi Makinaları Yüksek Lisans Programına başladığını, 2547 sayılı Kanunu'nun 35. maddesi gereği İstanbul Teknik Üniversitesinde görevlendirildiğini ve 21.06.2013 tarihinde Yüksek Lisans eğitiminden mezun olduğunu, l ay kadar sonra ise aynı fakültede doktora eğitimine başladığını, 11.11.2013 tarihinde doktora eğitimi için 216.146,84 TL hukuka aykırı senet imzalatıldığını, daha sonra ... Üniversitesi Gemi İnşaatı ve Deniz Bilimleri Fakültesi Gemi İnşaatı bölümünde Araştırma Görevlisi iken 08.07.2018 tarihinde 2547 sayılı Kanunu'nun 33. maddesi gereğince tekrardan ... Üniversitesi Fatsa Deniz Bilimleri Fakültesi Gemi İnşaatı ve Gemi Makinaları Anabilim dalında araştırma görevlisi olarak görevlendirildiğini, bu aşamada tekrardan 104.639,00 TL tutarında hukuka aykırı bir senet daha alındığını, müvekkilinin 12.09.2019 tarihinde araştırma görevlisi olarak süresinin dolmasına müteakip kadrosunun ...'den ... Üniversitesine iade edildiğini, Ordu Üniversitesinin de daha önce imzalatmış olduğu taahütname senetlerinin toplamını 06.12.2019 tarihinde 585.761,53 TL olarak hesaplayarak ödenmesini istediğini, senedi iade edilmesi yönündeki şifahi beyanlarının sonuçsuz kaldığını, davacı aleyhine resen taahhütname ve kefaletname belgesi düzenlenmesinin, davalı tarafça ödeme/bedel talep edilmesinin hukuka, kanuna, üst mahkeme kararlarına aykırı olduğunu, 657 sayılı Kanunu'nun ek 35 . maddesine göre müvekkiline mecburi hizmet yükümlülüğü getirilmeyeceğinden taahhütname ve kefalet senedi düzenlenmesi ve bu senedin iade edilmeyip icra takibine konu edilmek istenmesinin kanuna aykırı olduğunu belirterek, taahhütname ve kefaletname belgesi senedinin iptaline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; davacıdan 2547 sayılı Kanunu'nun 35. maddesi hükümlerine dayanılarak hazırlanan Yönetmelik uyarınca taahhüt ve kefalet senedi alındığını, bu nedenle kanuni dayanağı olmayan bir kefalet senedinden bahsedilemeyeceğinin açık olduğunu, adı geçenin 50/d statüsüne dönüştürülen kadrosunun 33/a statüsüne dönüştürülmesi talebi ile yüklenme senedinin geçerliliğini kabul ettiği 11.12.2017 tarihli dilekçesine istinaden, 33/a maddesi kapsamında Üniversiteye yeniden atandığını ve ... Deniz Bilimleri Fakültesinde görevine başladığını, davacı hakkında kadrosunun boşaltılması ve kefalet senedinin işleme konulması yoluna gidildiğini ancak icra yoluna gidilmediğini, dolayısıyla davacının iptali isteminde bulunduğu senedin hukuken geçerli olup, iptalini gerektiren bir hususun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI Dairenin 02.11.2022 tarihli ilamıyla; hüküm ile gerekçe arasında çelişki oluşturulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiş olup, bozma ilamına uyan Mahkemenin 20.02.2023 tarihli kararıyla; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 27. maddesinin; "Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür. Sözleşmenin içerdiği hükümlerden bir kısmının hükümsüz olması, diğerlerinin geçerliliğini etkilemez. Ancak, bu hükümler olmaksızın sözleşmenin yapılmayacağı açıkça anlaşılırsa, sözleşmenin tamamı kesin olarak hükümsüz olur." hükmünü haiz olduğu, somut olayda söz konusu yüklenme senedindeki "mecburi hizmet yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde araştırma görevlisi kadrosunda bulunmanın ve çalışmanın karşılığı olan maaşların geri verileceğine" dair hüküm olmaksızın davalı Üniversitenin davacıyla zaten böyle bir sözleşme yapmayacağının aşikâr olduğu, zira tüm devlet üniversitelerinin esasında aynı kefalet sözleşmesini matbu olarak hazırlayarak karşı tarafa imzalattığı, burada idare gücünün karşısında programa dahil olmak isteyen kişilerin söz konusu şartları müzakere etmesinin yahut değiştirmesinin mümkün olmadığı, dolayısıyla anılan 27. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, birbirinin devamı olan davaya konu her iki taahhütname ve kefalet sözleşmesinin kesin hükümsüz olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, davacı tarafından imzalanan Eskişehir 2. Noterliğinin 1656 yevmiye nolu ve 20.01.2012 tarihli re'sen tanzim edilen taahhütname ile kefalet senedinin geçersizliğine, davacı tarafından imzalanan Ankara 51. Noterliğinin 11486 yevmiye nolu ve 11.04.2018 tarihli re'sen tanzim edilen taahhütname ile kefalet senedinin geçersizliğine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Dairece verilen 10.01.2024 tarihli ilamla; Mahkemece yüklenme senedindeki mecburi hizmet yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde araştırma görevlisi kadrosunda bulunmanın ve çalışmanın karşılığı olan maaşların geri verileceğine dair senet hükmünün geçersiz olduğu, senedin diğer yönleriyle geçerli olduğu kabul edilerek ulaşılacak sonuç uyarınca bir karar verilmesi gerekirken; davaya konu her iki taahhütname ve kefalet sözleşmesinin kesin hükümsüz olduğu yönündeki yanılgılı gerekçeyle davacı tarafından imzalanan taahhütname ile kefalet senetlerinin geçersizliğine karar verilmiş olmasının hatalı olduğu belirlenerek, kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; yüklenme senedindeki mecburi hizmet yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde araştırma görevlisi kadrosunda bulunmanın ve çalışmanın karşılığı olan maaşların geri verileceğine dair senet hükmünün geçersiz olduğu, senedin diğer yönleriyle geçerli olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacı tarafından imzalanan, Eskişehir 2. Noterliğinin 1656 yevmiye nolu, 20.01.2012 tarihli re'sen tanzim edilen taahhütname ile kefalet senedindeki "mecburi hizmet yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde araştırma görevlisi kadrosunda bulunmanın ve çalışmanın karşılığı olan maaşların geri verileceğine" dair senet hükmünün geçersiz olduğunun tespitine, davacı tarafından imzalanan, Ankara 51. Noterliğinin 11486 yevmiye nolu, 11.04.2018 tarihli re'sen tanzim edilen taahhütname ile kefalet senedindeki "mecburi hizmet yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde araştırma görevlisi kadrosunda bulunmanın ve çalışmanın karşılığı olan maaşların geri verileceğine" dair senet hükmünün geçersiz olduğunun tespitine, karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; davacı tarafından, azami sürede eğitimini tamamlayamaması nedeniyle kadrosunun boşaltılması üzerine söz konusu işlemin iptali, mahrum kaldığı parasal hakların tazmini ve özlük baklarının iadesi istemi ile Ordu 1. İdare Mahkemesinde açılmış olan 2020/247 E., 2020/1413 K. sayılı davanın reddine karar verildiğini, ayrıca taahhütnamenin tek taraflı olduğunu, kimseye bir zorlama yapılmadığını, bu nedenle davacı için ağırlaşan bir durumun bulunmadığını, angaryanın söz konusu olmadığını, davacının taahhütnamedeki koşulları yerine getirmediğinden dolayı tazminat hükmünün ortaya çıktığını, bu tazminat hükmünün maaşların geri alınması değil taahhütnameye uymadığından dolayı davacıdan talep edilen ve maaş üzerinden hesaplaması yapılan bir tazminat olduğunu, bu istemin Anayasada bulunan angarya yasağına girmediğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 2547 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca imzalanan yüklenme senetlerinin iptali istemine ilişkindir. Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye, özellikle davacı araştırma görevlisine mecburi hizmet çalışması karşılığında yapılan maaş ödemelerinin iadesi halinde Anayasanın 18. maddesinde zorla çalıştırma yasağı ile birlikte düzenlenen angarya yasağına aykırı olarak ücret ödenmeksizin çalışmış olacak bulunmasına, dava konusu taahhütname ve kefalet senetlerinde aksi yönde yer alan düzenlemenin ise zorla çalıştırma ve angarya yasağının ihlâli niteliğinde olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı