3. Hukuk Dairesi 2024/4211 E. , 2025/3174 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2076 E., 2024/1925 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ortaca 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/250 E., 2022/335 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında yapılan avukatlık sözleşmesinde "açılan davalar ve gerekse açılacak diğer davalar yargılama sonucu yargılamadaki ayni ve nakdi değerlerin %15'i vekalet ücreti olarak ödenecektir." şeklinde anlaşmaya varıldığını, Ortaca 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/462 E. sayılı dosyasının davalı lehine sonuçlandırıldığını ve davanın 30.06.2010 tarihinde kesinleştiğini, davalı tarafça avukatlık ücret sözleşmesine göre vekalet ücreti ödemesi yapılmadığını, bunun üzerine müvekkili tarafından .... Noterliğinin 26.06.2015 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edildiğini, ücretin ödenmemesi üzerine 30.06.2015 tarihinde Ortaca 1. Asliye Hukuk 2015/287 E. sayılı dosyası ile tedbir talepli olarak vekalet ücreti alacağı davası açılmış olduğunu, bu davanın ilk duruşma tarihinden sonra ... Noterliğinin 11.03.2016 tarihli ve ... yevmiye nolu azilnamesi ile müvekkilinin azledildiğini, davalıya Muğla 1. Noterliğinin 12.04.2016 tarihli ve 0088 yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edilip dava esas numaraları belirtilerek haksız azilname gereği diğer vekalet ücretlerinin de ödenmesinin talep edildiği, davalı vekil eden tarafından ihtarnameye cevap verilmediği ve ücret ödemesinin de yapılmamış olduğunu ileri sürerek; Ortaca 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/328 E., Ortaca 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/319 E., Ortaca 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/192 E., Ortaca 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/310 E., Ortaca 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/175 E., Ortaca 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/173 E. sayılı davalarından dolayı haksız azil nedeniyle hak kazanılan vekalet ücreti alacağına istinaden fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL vekalet ücreti alacağının tahsiline karar verilmesini istemiş, bilahare harcını yatırarak talebini 4.956.750,00 TL ye çıkarmıştır.
II. CEVAP Davalı vekili; davacı avukatın haklı azledildiğini bu nedenle de ücrete hak kazanmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; vekilin kesinleşme tarihi itibariyle muaccel hale gelen vekalet ücretinin talep edilmesi nedeniyle yapılan azlin haksız azil niteliğinde olduğu gerekçesiyle, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, azlin haklı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; vekalet ilişkisi devam ederken davacı avukat tarafından dava açılmasının vekalet ilişkisine zarar verdiğini ve bu nedenle azledildiği için azlin haklı azil olduğunu, haklı azil halinde avukatın ücret isteyemeyeceğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, avukatlık sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. 1. Vekil, 6098 sayılı Kanun'un 505 ve devamı maddeleri uyarınca sadakat borcu gereği olarak müvekkilinin yararına olacak davranışlarda bulunmak, ona zarar verecek davranışlardan kaçınmak zorunluluğundadır. Yine 1136 sayılı Kanun'un 34. maddesine göre avukatlar, yüklendikleri görevleri, bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık ünvanının gerektirdiği saygı ve güvene yakışır bir şekilde hareket etmekle yükümlüdürler. Buna göre avukat, üzerine aldığı işi özenle ve müvekkili yararına yürütüp sonuçlandırmakla görevli olduğu gibi, müvekkilinin kendisi hakkındaki güveninin sarsılmasına neden olacak tutum ve davranışlardan da titizlikle kaçınmak zorundadır. Aksi halde avukatına güveni kalmayan müvekkilin avukatını azletmesi halinde azlin haklı olduğunun kabulü gerekir. Gerçekten de avukat, görevini yerine getirirken gerekli özen ve dikkati göstermemiş, sadakatle vekaleti ifa etmemiş ise, müvekkilinin vekilini azli haklıdır. 2. 1136 sayılı Kanun'un 174. maddesi uyarınca avukatın azli halinde ücretin tamamı verilir ancak avukat kusur veya ihmalinden dolayı azledilmiş ise ücretin ödenmesi gerekmez. Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre haklı azil halinde ancak azil tarihi itibariyle sonuçlanıp kesinleşen işlerden dolayı vekalet ücreti talep edilebilir. Zira vekalet ilişkisi bir bütün olup azil, taraflar arasındaki tüm dava ve takiplere sirayet edeceğinden, azlin haklı olduğunun kabul edilmesi halinde, davacının azil tarihi itibariyle sonuçlanıp kesinleşmeyen işlerden dolayı vekalet ücreti talep edebilmesi mümkün değildir. Ancak azil haksız ise avukat, takip ettiği işler nedeniyle sonuçlanmış gibi ücrete hak kazanacaktır. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle taraflar arasında imzalanan ve geçerli olan Avukatlık Ücret Sözleşmesine göre, davacı avukatın takip ettiği ve kesinleşen dava dosyasından hak kazandığı vekalet ücreti alacağını davalı müvekkilinden talep etmiş olmasının haklı azil nedeni sayılamayacağı ve azlin haksız olduğu tespitinin yerinde olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki vekalet ücreti alacağı hesaplamasının ise doğru olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 4e92b2d07ad6076a baca38ba93633c8e