Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/3831 E., 2025/3183 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/3831 E., 2025/3183 K. (29.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3831
Karar No
2025/3183
Karar Tarihi
29.05.2025

3. Hukuk Dairesi 2024/3831 E. , 2025/3183 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/223 E., 2024/948 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/723 E., 2021/473 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; açık hava reklam alanında faaliyet gösteren reklam şirketi olan davacının faaliyetinin, potansiyel reklam sahalarını keşfederek alanların açık hava reklam alanı olarak kiralanması konusunda yer sahipleri ile sözleşmeler imzalamak ve bu alanları reklam verme potansiyeli olan firmalara sunarak yerleri kiralamak ve mevcut açık hava reklam yerlerinin kira sözleşmesini yapmak olduğunu, davalı şirketin ise yabancı menşeili uluslararası açık hava reklam şirketi olup Türkiye pazarındaki payını arttırmak için müvekkili şirketin elindeki tüm portföyü sözleşme kapsamında satın aldığını ve sözleşmede sayılan açık hava reklam alanı sözleşmelerini davalı şirkete devrettiğini, karşılığında devredilen sözleşmelerdeki hasılatın, sözleşmelerin yenilenmesi halinde yeni dönem gelirlerinin, sözleşmenin imza tarihinden itibaren Türkiye gelirlerinin %15'ine hak kazanacağının kararlaştırıldığını, dava konusu sözleşme kapsamında davalı şirketin sözleşme tarihinden bu yana elde ettiği kârları üzerinden hakkı bulunduğunu, davalı şirketin hangi bedellerle ve hangi şirketler ile sözleşme imzaladığının bilirkişi raporu ile tespit edileceğini, davalının yıllardır davacı müvekkiline düzenli ödeme yapmadığını ileri sürerek; davalı şirketin dava konusu sözleşme tarihinden dava tarihine kadar gelirlerinin tespiti ve bu bedel üzerinden sözleşme kapsamında müvekkili şirketin hak edişlerinin tespiti, müvekkil şirkete yapılan geç ödemeler nedeniyle ortaya çıkan cezai şart bedelinin tespiti ile şimdilik 10.000,00 TL'nin sözleşme tarihinden ödeme tarihine kadar işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; alacağın zamanaşımına uğradığını, taraflar arasında her hangi bir sözleşme bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının, üçüncü kişilerle akdetmiş olduğu reklam, ilan levhası, tanıtım amaçlı pano, levha, vb. reklam alanları ile ilgili kira mukavelelerinden kaynaklanan haklarını sözleşme ile davalıya devrettiğini, davalının elindeki tüm portföyü satın aldığını, karşılığında sözleşmelerdeki hasılatın %15' ine hak kazanacağını iddia ettiği, davacı tarafça sözleşmede belirtilen yerlere ilişkin sadece 5 adet kira sözleşmesinin sunulduğu, sunulan sözleşmelerin hiç birinde davacının kiralayan olarak yer almadığı, davaya dayanak olarak sunduğu ortaklık mukavelesinde belirtilen kiralanan yerlere ilişkin hiç bir sözleşme sunmadığı gibi ticari defterlerini de sunmadığı, ispat yükü davacıda olmasına rağmen iddialarını yazılı delillerle ispatlayamadığı, davacının sözleşmede belirttiği alanlara ilişkin bir portföyünün olup olmadığını ispat etmesi gerektiği, yemin deliline de dayanmayacağını beyan ettiğinden iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; taraflar arasında 23.11.2005 tarihli ortaklık sözleşmesinin imzalandığını, bu sözleşmede müvekkil şirket portföyünün davalıya devredileceğini, davalının da bu portföyden elde edilen gelirleri müvekkil ile paylaşacağını, ortaklık sözleşmesinin geçerli ve ayakta olduğunu, davalının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülükleri yerine getirmediğini, davacı şirketin yükümlülüklerini yerine getirerek portföyünü devrettiğini, sözleşmeye göre defterleri tutması ve ödemeleri yapması gereken tarafın davalı şirket olduğunu, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2023/2744 E. sayılı dosyasının kesin delil olduğunu, davalı müvekkilin bilgi alma, defter kayıtlarını inceleme ve örnek alma hakkını kullandırmadığını, bu durumun İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/840 E. sayılı dosyası ile ispatlandığını, bu davada sözleşmenin devam ettiği ve ayakta olduğunun tespit edildiğini ve bilgi alma hakkının kullandırılmasına karar verildiğini, bu karara istinaden, defterler talep edilmişse de davalı şirketin defter tutmadıklarını bildirdiğini, dava bilirkişiye dahi tevdi edilmeden ve gerekli deliller incelenmeden karara bağlandığını, ortaklık sözleşmesinin göz ardı edildiğini, davaya konu sözleşme ile kâr ve zarara ilişkin kayıtların davalı şirketçe tutulacağı açık bir şekilde kararlaştırıldığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taraflar arasında 23.11.2005 tarihinde imzalanan sözleşme ile kurulan adi ortaklık nedeniyle kar payının tahsili ve cezai şart alacağı istemine ilişkindir. Somut olayın incelenmesinde; davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 631. maddesi uyarınca adi ortaklık işlerini inceleme yetkisi verilmesi istemine ilişkin açılan 2021/840 E. sayılı davada, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin adi ortaklık olduğu, ortaklık ilişkisinin devam ettiği ve feshedilmediği hükme bağlanmış olup karar, Dairemizin 13.03.2024 tarihli ilamı ile onanarak kesinleşmiştir. Bu durumda kesinleşen bu hüküm ile taraflar arasında adi ortaklık kurulduğu hususu tartışmasız hale gelmiştir. O halde İlk Derece Mahkemesince; taraflar arasında adi ortaklık ilişkisi kurulduğu ve davacının sözleşme kapsamında kâr payı ile cezai şart alacağını talep ettiği anlaşılmakla, 6098 sayılı Kanun'un 620 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık hükümleri doğrultusunda yargılama yapılarak sonucu dairesinde hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi Kararının 6100 sayılı Kanun'un 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun'un 371. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 0f5dfae73315ef40 bac2ed1a7b9cae26

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı