3. Hukuk Dairesi 2024/3612 E. , 2025/3179 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1536 E., 2024/1041 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/785 E., 2022/372 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; müvekkili şirket, davalı ve dava dışı ... Sondaj arasında 22.11.2013 tarihinde iş ortaklığı sözleşmesinin imzalandığını, sözleşmenin konusunun dava dışı ... Taah. İnş. ve San A.Ş.ye ait ruhsatlı alanlardaki kuyuların sondaj işi olduğunu, bu kapsamda dava dışı ... Sondajın işin yapılması için şantiyedeki makine ve teçhizatları temin edeceğini, müvekkili şirketin şantiye sorumlusu olarak işleri yürüteceğini, masraflar çıktıktan sonra kalan kârın %60'ının dava dışı ... Sondaj'a, % 20'sinin müvekkili şirkete, %20'sinin de davalı şirkete paylaştırılacağını, ayrıca ihtiyaca binaen dava dışı ortak ... Sondaja davalı şirket tarafından 100.000,00 TL verileceğini ve bu bedelin ilk hak edişten kesileceğini, davalı şirket ile dava dışı ... Taah. İnş. ve San A.Ş arasında ruhsatlı alanlardaki kuyuların sondaj işi için yapılan sözleşmenin bu ortaklık sözleşmesinin eki sayıldığını, kuyu başına kesilecek faturalardan giderler düşüldükten sonra kalan bakiyenin ortaklar arasında pay edileceğini ve dava dışı ... Sondaj ile müvekkili şirketin hissesine düşen miktarın dava dışı ... Taah. İnş. ve San A.Ş. tarafından ödemesinin yapılıp davalının hesabına geçtiği gün ortaklara ödeneceğinin kararlaştırıldığını, dava dışı ... Sondajın birinci kuyunun açılmasından sonra ortaklıktan ayrıldığını, tarafların sözleşmeyi devam ettirdiğini, müvekkilinin ilk kuyu için ödenen hak edişin giderler düşüldükten sonraki kısmına %20, ilk kuyudan sonraki her bir kuyu için ödenen hak edişlerden giderler düşüldükten sonra ortaya çıkan bedellerin ise %50'sine ortak olduğunu, sözleşmenin halen devam ettiğini, dava tarihi itibariyle toplam 10 kuyunun açıldığını halen yeni kuyular açma çalışmalarının sürdüğünü, davalının müvekkil şirkete ödemesi gereken ortaklık payını ödemediğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 10.000,00 TL'nin her bir hak ediş ödemesi için ayrı ayrı olmak üzere ödeme tarihinde itibaren hesaplanacak ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili şirketin dava dışı ... Taah. İnş. ve San A.Ş ile yaptığı anlaşma gereği sondaj işini gerçekleştirmek üzere dava dışı ... Sondaj ve davacı ile aralarında iş ortaklığı sözleşmesi imzalandığını, birinci kuyu açıldıktan sonra ... Sondajın ortaklıktan çekildiğini, ortaklıktan çekilme sonucu sözleşmenin sona erdiğini, tüm ekipman ve sondaj makinesinin ... Sondaja ait olması ve ortaklıktan çekilmesi nedeniyle sözleşmenin ifa kabiliyetinin ortadan kalktığını, ortaklığın bitmesi üzerine karşılıklı tüm hesapların yapıldığını, hiç bir ortağın alacağının kalmadığını, ortaklık sona erdikten sonra davacı ile yeni bir anlaşma yapılmadığını, hak edişler ile ... Sondajdan makine kiralandığı veya satın alındığı iddiasının doğru olmadığını, dava dışı Mensu şirketine ait makineler ile işe devam edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ve davalı ile dava dışı ... Sondaj arasında dava dışı ... Taahhüt İnş. ve Sanayi A.Ş.ye ait kuyuların sondaj işi için adi ortaklık kurulduğu, adi ortaklıkça bir kuyunun açıldığı, ... Sondaj'ın ortaklıktan ayrıldığı ve bu şekilde iş ortaklığının sona erdiği, kalan sondajların davalı tarafından yapıldığı savunulmuş ise de; bu savunmasını usulüne uygun delillerle ispat edemediği, yapılan diğer sondajların davacı tarafından yapıldığının kabulü gerektiği, bilirkişiden alınan raporda belirtilen miktar kadar davacı alacağının ödenmediği gerekçesiyle; ıslah doğrultusunda davanın kabulü ile 704.999,31 TL'nin 10.000,00 TL'sine dava, bakiyesine ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili; bilirkişi raporunda eksik ve hatalı hesaplama yapıldığını, ticari temerrüt faizi işletilmesi gerektiğini, gider kalemlerinin fazla gösterildiğini, dava konusu işte işçi gruplarından bazılarının hiç olmadığını, bazılarına da fahiş miktarda ücret ödendiğinin belirtildiğini, her bir kuyu için hesaplamanın ayrı ayrı yapılması gerektiğini, giderler konusunda somut delillerin bulunmadığını, birinci kuyu için talep edilen miktarın olduğundan düşük miktarda hesapladığını, zarar miktarının daha fazla olduğunu, hak ediş ve tazminatların doğru hesaplanmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı vekili; istinaf sebeplerinin hiçbirinin değerlendirilmediğini, dava dışı ... Sondajın ortaklıktan çekilmesi üzerine adi ortaklığın son bulduğunu, müvekkili şirketin imzaladığı sözleşme kapsamında işi tek başına devam ettirdiğini, adi ortaklık bulunduğu kabul edilse dahi ifasının imkansızlığı nedeniyle ortaklığın sona erdiğini, dava dışı ... Sondajın temin ettiği malzeme ve ekipmanın ortaklıktan ayrılması üzerine iş sahasından çekildiğini, sondaj sahasında birinci kuyunun açılmasından sonra sözleşme sona erdiği için davacının her hangi bir alacağının mevcut olmadığını, tüm kuyuların açılmasında davacının dahli varmış gibi karar verildiğini, bilirkişi raporlarının birbiriyle çeliştiğini, davanın ispatına yönelik tespitler bulunmadığını, kabul anlamında olmamak üzere kârın %50 paylaştırılmasının doğru olmadığını, makinelerin müvekkili şirket tarafından temin edildiğini, bu nedenle dava dışı ... Sondajın haklarına sahip olması gerektiğini, tarafların ticari defterlerinde uyuşmazlık konusu iş ile ilgili herhangi bir kayıt bulunmadığını, davanın ispat edilemediğini, ıslahın usulüne uygun yapılmadığını, ıslah edilen alacağın zamanaşımına uğradığını, ilk kuyunun 2014 tarihinde açıldığını, hak ediş tarihlerine göre ıslahla talep edilen miktarın zamanaşımına uğradığını, olayda adi ortaklığın tasfiyesi var ise tasfiyenin usulüne uygun yapılmadığını, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu savunarak, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taraflar ve dava dışı ... Sondaj şirketi arasında imzalanan 22.11.2013 tarihli "Ortaklık Sözleşmesi" gereğince davacı şirkete ödenmesi gereken ortaklık payının tahsili istemine ilişkindir. Davanın bu niteliğine göre uyuşmazlık, adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi talebine yöneliktir. Davalının, dava dışı ... Taah. İnş. ve San. A.Ş. ile imzaladığı sözleşme kapsamında sondaj işinin tamamlanması için 22.11.2013 tarihinde davacı ve dava dışı ... sondaj şirketi arasında adi ortaklık kurulduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından, adi ortaklığı ilgilendiren davalarda, dava konusu olan hak, birden fazla kişi arasında ortak olup da bu hukuki ilişki hakkında bütün ilgililer için aynı şekilde ve tek bir karar verilmesi gereken hallerde, dava arkadaşlığı maddi bakımdan mecburidir. Diğer bir ifadeyle, bir hakkın birden fazla kişi tarafından birlikte kullanılmasının (veya birden fazla kişiye karşı kullanılmasının) zorunlu olduğu hallerde, bu hak dava konusu edildiği zaman o hakla ilgili birden fazla kişi zorunlu dava arkadaşı durumundadır. Bu kapsamda adi ortaklığın tüzel kişiliği olmadığından, aktif ve pasif taraf ehliyeti tüm ortaklara aittir. Bu açıdan ortaklar arasında mecburi dava arkadaşlığı vardır. Adi ortaklık adına üçüncü kişiler aleyhine açılacak davaların bütün ortaklar tarafında açılması gerekir. Keza, bir ortağın diğeri aleyhine açtığı davada da, tüm ortaklar davaya dahil edilmelidir. Nitekim, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 644. maddesinde de ortaklığın sona ermesi halinde tasfiyenin, yönetici olmayan ortaklarda dahil olmak üzere, bütün ortakların elbirliği ile yapılması gerektiği açıkça belirtilmiştir. Somut olayda; İlk Derece Mahkemesince, davacı, davalı ve dava dışı ... Sondaj arasında dava dışı ... Taahhüt İnş. ve San A.Ş.'ye ait kuyuların sondaj işi için adi ortaklık kurulduğu ve adi ortaklıkça bir kuyunun açıldığı kabul edilip hükme esas alınan bilirkişi raporunda da açılan birinci kuyunun bedeli nazara alınarak sonraki kuyuların bedeli hesaplandığı ve davacı payına isabet eden kâr payının hesaplanan bedele göre belirlendiği halde, davaya konu ortaklık sözleşmesinde imzası bulunan dava dışı ortak ... Sondaj ile diğer ortaklar arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunduğu gözetilmeksizin karar verilmesi yerinde görülmemiştir. O halde İlk Derece Mahkemesince; dava dışı ortak ... Sondajın davaya dahil edilmesi ve davanın bütün ortaklarla birlikte görülüp sonuçlandırılması gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. Diğer taraftan, davanın ıslah tarihi 02.07.2020 olmasına rağmen duruşmada verilen kısa kararda 02.07.2021 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilecek maddi hata olarak kabul edilmiştir. 2. Bozma sebebine göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun'un 371. maddesi uyarınca usulden BOZULMASINA, 3. Bozma sebebine göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.