Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/3806 E., 2025/3375 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/3806 E., 2025/3375 K. (18.06.2025)

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3806
Karar No
2025/3375
Karar Tarihi
18.06.2025

3. Hukuk Dairesi 2024/3806 E. , 2025/3375 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/33 E., 2024/605 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkili ile davalı Kurum arasında Sosyal Güvenlik Kurumu özel sağlık hizmeti sunucularından sağlık hizmeti satın alım sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme gereği davalı Kurum tarafından yapılan 2017 Nisan dönemi fatura incelemesi sırasında 16 hastada toplam 30 takip için değişik branşlarda sunulmamış sağlık hizmeti olduğu ve yapılan tespitlerin 2018 yılı sözleşmesinin (12.13) maddesine aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle toplam 160.000,00 TL cezai işlem uygulanmasına karar verildiğini ileri sürerek; bu işlemin iptaline ve borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; 16 hastaya ait sunulmayan sağlık işlemleri için 160.000,00 TL cezai işlem uygulandığını, Kurum işlemlerinin kanuna uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 20.10.2020 tarihli kararıyla; davacı ... hizmeti sunucusu tarafından 2017 Nisan fatura döneminde 16 hastada toplam 30 takip için değişik branşlarda sunulmamış sağlık hizmetinin, davalı Kurum sağlık hizmeti verilmiş gibi faturalandırılması nedeni ile 160.000,00 TL tutarında cezai işlem uygulanmasına dair işlemin iptalinin talep edildiği, ancak teftiş raporu ile tanık ve hasta beyanlarından, davacı ... sunucusunun hastalara herhangi bir sağlık hizmeti vermeksizin davalı Kuruma fatura ettiğinin dosya kapsamında alınan kök ve ek bilirkişi raporu ile tespit edildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin 20.05.2022 tarihli kararıyla; İlk Derece Mahkemesinin kabul ve değerlendirmesinin yerinde bulunduğu gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Dairece verilen 30.11.2022 tarihli ilamla; dava konusu cezai işleme ilişkin 16 hastanın tanık sıfatıyla beyanları alınıp, muayene olup olmadıkları sorulduktan sonra davacı tarafından hastaların muayene olduklarına ilişkin sunulan belgelerle karşılaştırılarak, 2018 yılı Sözleşmesinin (14.5.) maddesindeki "Bu sözleşmenin (12.13), (12.14), (12.15), (12.16), (12.17) numaralı maddelerinde sayılan fiiller için gerçekleştirildiği fatura dönemi esas alınarak ceza koşulu uygulanır. Aynı fatura dönemine ait sonradan tespit edilen aynı fiiller için ceza koşulu uygulanması gerektiğinde, sonradan tespit edilen yersiz ödeme tutarı, o fiil için gerçekleştirildiği fatura döneminde daha önce hesaplanmış ceza koşuluna ilişkin yersiz ödeme tutarına ilave edilerek ceza koşulu yeniden hesaplanır." hükmü de dikkate alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. 2.Bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamı sonrası dinlenen tanıkların kesinti işlemi yapılmasının doğru olduğu yönünde beyanda bulundukları, davacı özel sağlık kuruluşundan sağlık hizmeti almadıkları, muayene olmadan görüntüleme merkezine götürülerek tetkiklerin yapıldığı, dava konusu işlemlerde hastaların tedavisi yapılmadığı halde yapılmış gibi kuruma fatura edildiği, buna bağlı olarak 160.000,00 TL cezai işlem tesis edilmesinin usul ve yasaya uygun olduğunun bozma sonrası alınan 24.05.2024 tarihli ek bilirkişi heyet raporu ile tespit edildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; Mahkemece dosyaya sunulan hasta epikriz raporları, muayene bulgu form ve belgeleri, poliklinik defterleri ile tıbbi kayıtları incelemeyen bilirkişilerce hazırlanan raporun tek dayanağının tanık beyanları olduğunu, davalıya ibraz edilen muayene formları, taahhütnameler ve poliklinik defterleri incelendiğinde görüleceği üzere bu hastaların müvekkili hastanede muayene olduktan sonra, müvekkili hastane ile aralarında Hizmet Alım Sözleşmesi olan ... Görüntüleme Merkezine giderek burada Pet çekimlerinin yapıldığının açık olduğunu, tanık olarak dinlenen hastane çalışanlarının beyanlarının gözetilmediğini, bilirkişilerce Kanunda açıkça yasaklanmasına rağmen hukuki değerlendirmede bulunulduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere davalı Kurum tarafından hesaplanan cezai işlemin fahiş olduğunu, cezai işlem konusu faturalar 2016 ve 2017 yıllarına ait olup 2018 yılı sözleşmesinin (14.5) maddesine göre ilgili fatura dönemi esas alınarak bu fatura döneminde akdedilen sözleşmeye göre ceza koşulunun uygulanması gerektiğini, buna göre müvekkili hastane ile davalı Kurum arasında imzalanan 2016 ve 2017 yılları Sözleşmelerinin (12.15) maddesi ile sevk edilen hüküm uygulanarak müvekkili hastanenin sunduğu sağlık hizmeti mukabili faturalandırdığı aylık ortalama tutar hesaplanıp, cezanın buna göre tespiti gerekirken, davalının iptal taleplerine konu fahiş ceza tutarını usul ve yasaya aykırı şekilde hesapladığını, bilirkişi raporunda da bu hususta hiçbir veri ve hesaplama yapılmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı Kurum tarafından verilen cezai işlemin iptali ve davacının borçlu olmadığının tespitine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda; bozma ilamı sonrası dinlenen tanıkların davacı özel sağlık kuruluşundan sağlık hizmeti almadıkları, muayene olmadan görüntüleme merkezine götürülerek tetkiklerin yapıldığı yönünde beyanda bulunmalarına, bu şekliyle dava konusu işlemlerde hastaların tedavisi yapılmadığı halde yapılmış gibi davalı Kuruma fatura edildiğinin anlaşılmasına, bozma ilamı sonrasında alınan 24.05.2024 tarihli bilirkişi raporunun denetime elverişli olup, buna bağlı olarak 160.000,00 TL cezai işlem tesis edilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı