Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/3319 E., 2025/2514 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/3319 E., 2025/2514 K. (30.04.2025)

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3319
Karar No
2025/2514
Karar Tarihi
30.04.2025

3. Hukuk Dairesi 2024/3319 E. , 2025/2514 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1197 E., 2022/1599 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karaman 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/203 E., 2021/277 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkili ile davalının 16.07.2014 tarihinde evlendiklerini, davacı tarafından 11.04.2014 ve 08.06.2015 tarihinde olmak üzere davalıya verilen vekaletnameler kullanılmak suretiyle mülkiyeti davacıya ait 2 adet dairenin 130.000,00 TL ve 150.000,00 TL'den satıldığını, satışlar davalı tarafından davacının emniyetini suistimal ederek, tecrübesizliğinden, evlilik ilişkisine sadakatinden yararlanılarak yapıldığını, bu şekilde vekalet görevinin kötüye kullanıldığını, 09.10.2015 tarihinde satışlardan kaynaklı 200.000,00 TL'nin müvekkili adına kayıtlı banka hesabına yatırıldığını ancak bankadan para çekme yetkisi içeren yeni bir vekaletnamenin de düzenlenmesini sağlayarak 150.000,00 TL'sini çektiğini, bundan ayrı, müvekkiline ait altınları da bozdurduğunu ve 51.000 Euro karşılığı parayı usulsüzce aldığını, bu bedeli ödeyeceğini söylediği halde iade etmediğini, söz konusu tutarların davalıdan talep edilmesi üzerine davalının davacıyı evden kovduğunu ileri sürerek; şimdilik 400.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı, davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hesap bilirkişi raporuna göre davacının davalıdan 233.500,00 TL alacağının bulunduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 508. maddesinde düzenlenen vekilin hesap verme yükümlülüğü kapsamında taşınmazlardan elde edilen bedelin davacının kabulü dışında kalan kısmını davalının davacıya ödediğini ispatlayamadığı, altınlar yönünden davacının dava dilekçesi içeriğinde bahsettiği davalının altınları Karaman ilindeki kuyumcudan teslim aldığının ispat yükü kendisine düşen davacı tarafça ispatlanamadığı, yemin teklif edilmeyeceğinin de bildirildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 233.500,00 TL'nin dava tarihi olan 14.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı, altınların davalı tarafından bozdurulduğu, bedellerinin kendisine ödeneceği vaadine rağmen ödenmediği iddiasında bulunduğuna göre, ileri sürülen hukuki ilişki ödünç sözleşmesi olup tarafların 16.07.2014 tarihinde evlendikleri, Karaman ilindeki kuyumcu tarafından düzenlendiği anlaşılan ve alıcısı belirsiz olan altın senedinin düzenlenme tarihinin 07.01.2014 olduğu, bu tarihte tarafların evli olmadıkları, taraflar evlenmeden önce yapılan işlem nedeniyle davacının ödünç sözleşmesi iddiasını, alacağın miktarı nazara alındığında, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 200 ve devamı maddeleri uyarınca senetle ispat etmesi gerektiği, ancak davacı, altınların davalı tarafından ödünç olarak alındığı iddiasını senetle ispat edemediği gerekçesiyle, davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; kuyumcu olan tanığın beyanından altınların müvekkiline ait olduğunun ispat edildiğini, altınların davalı tarafından alındığını, müvekkilinin çoğunlukla yurt dışında bulunduğunu, sadece yemin teklifi etme hakkının kullanılmaması nedeniyle altınlara ilişkin talebin reddinin doğru olmadığını belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, davacının evlilik birliğinden önce edindiği altınların ve taşınmazların eşi olan davalı tarafından satılarak parasının iade edilmediği iddiası ile alacağın tahsili istemine ilişkindir. Kural olarak belli bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğini, tarafların ispat etmesi gerekir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun ‘‘İspat yükü " başlıklı 6. maddesi uyarınca; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” Aynı yöndeki düzenleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 190. maddesinin birinci fıkrasında, "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." şeklinde ifade edilmiştir. Buna göre ispat yükü, ispatı gereken vakıalara dayanan tarafa ait olup, herkes iddiasını ispatla mükelleftir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle davacının sunduğu deliller ile altınlara ilişkin davasını ispat edemediğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 30.04.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a35bcd6c2f32bd2a 3649a4203870ea9a

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı