Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/3262 E., 2025/3340 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/3262 E., 2025/3340 K. (17.06.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3262
Karar No
2025/3340
Karar Tarihi
17.06.2025
Konu
Tazminat

3. Hukuk Dairesi 2024/3262 E. , 2025/3340 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/975 E., 2024/1081 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 1. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2016/656 E., 2024/181 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin 14.08.2015 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu bacağında oluşan kesiğin tedavisi amacıyla davalı Hastaneye başvurduğunu, hastanede o anda ortopedi uzmanı bulunmaması nedeniyle 2 saat oyalanarak hiçbir işlem yapılmadan beklediğini, sonradan gelen davalı doktor tarafından operasyona alındığını, 17.08.2015 tarihinde müvekkilinin bacağındaki sargıyı açan davalı doktorun bacağın haddinden fazla şiştiği, damarların kan akışını engellediği ve bu nedenle tekrar ameliyat edeceğini söylediğini, daha sonrasında ise müvekkilini ... Üniversitesi Tıp Fakültesi ... Hastanesine sevk ettiğini ve burada yapılan tetkikler neticesinde davalı hastanede yapılan ilk müdahalede yaralı bölgenin sterilize edilmeden platin koyulması ve buna bağlı olarak bacağa müdahalede geç kalınması nedeniyle enfeksiyonun ciddi boyutlara ulaştığı belirlenerek, enfeksiyonun vücudun diğer bölgelerine de sirayet etmemesi amacıyla müvekkilinin bacağının kesildiğini ileri sürerek; davanın kabulü ile, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 1.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren faiz işletilecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, 30.01.2024 tarihli ıslah dilekçesiyle; 1.844.784,91 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar davaya cevap vermemişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; denetime elverişli, ATK raporlarına yapılan itirazları karşılar nitelikte, birbirleri ile benzer doğrultuda ve ihtilaflı konuları değerlendirir mahiyette olması sebepleriyle hükme esas alınan bilirkişi raporları ile tespit edildiği üzere özetle her ne kadar davacıda oluşan durumun bir komplikasyon olduğu ve usulüne uygun aydınlatılmış onam formu alındığı belirtilmiş ise de durumun aciliyetine rağmen hastanın başka bir ildeki hastaneye sevk edilmesinin uygun olmadığı, yine bilirkişiler tarafından sevkin hasta yakınlarının baskısı nedeniyle yapılmış olabileceğinin düşünüldüğü belirtilmiş ise de durumun aciliyeti göz önünde bulundurularak sevk hususunun hasta yakınlarının baskısına veya inisiyatifine bırakılamayacağı, dolayısıyla davalılar tarafından gereken dikkat ve özen yükümlülüğüne uyulmadığı ve gereken tüm tedbirlerin alınmadığının kabul edildiği, kök hesap bilirkişisi raporuna yapılan itirazları değerlendirir nitelikte olması sebepleriyle hükme esas alınan ek hesap bilirkişi raporundaki SGK kayıtlarında yer alan ücret esas alınarak yapılan hesaplamaların dikkate alınması gerektiği, davacı tarafça beyan edilen ücreti ispata yarar bir delilin dosyada bulunmadığı, hakkaniyet gereği bilirkişi tarafından 9 ay ve 12 ay iyileşme süresine bağlı yapılan hesaplamaların ortalaması olan 1.338.318,60 TL bedel üzerinden maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verildiği, vücut bütünlüğünü zedeler nitelikte hususun söz konusu olması nedeniyle dinlenen tanık beyanları ve tarafların ekonomik ve sosyal durumları dikkate alınarak takdiren 200.000,00 TL manevi tazminat takdir edildiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüyle, 1.338.318,60 TL maddi tazminatın 1.000,00 TL'sinin dava tarihinden ıslah tarihine kadar işleyecek yasal, ıslah tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte, 1.337.318,60 TL'sinin ıslah tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 200.000,00 TL manevi tazminatın 21.08.2015 tarihinden ıslah tarihine kadar işleyecek yasal, ıslah tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davalı şirket vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; somut olayda, yapılan yargılama sırasında Mahkemece alınan bilirkişi raporları ile davacının geçirdiği trafik kazası neticesinde bacağında oluşan kesinin ameliyat sonrası uzuv kaybının bir komplikasyon olduğu ve usulüne uygun aydınlatılmış onam formu alındığı belirlenmiş ise de durumun aciliyetine rağmen hastanın başka bir ildeki hastaneye sevk edilmesinin uygun olmadığı, yine bilirkişiler tarafından sevkin hasta yakınlarının baskısı nedeniyle yapılmış olabileceğinin düşünüldüğü belirtilmiş ise de durumun aciliyeti göz önünde bulundurularak davacının sevk edilmemesi gerekirken sevk hususunun hasta yakınlarının baskısına veya inisiyatifine bırakılmaması gerektiği gibi, sevkin bu gerekçeyle yapıldığının da dosyaya kazandırılan bilgi ve belgeler ile ispat olunamadığı, dolayısıyla davalılar tarafından gereken dikkat ve özen yükümlülüğüne uyulmadığının ve gereken tüm tedbirlerin alınmadığının kabulü ile davacının zararlarının davalılarca tazminin gerektiği, aktüerya hesabının hüküm tarihine yakın tarih baz alınarak hesabı gerekmekte ise de davacının istinafının bulunmayışı gözetildiğinde 1.338.318,60 TL bedel üzerinden maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile tarafların ekonomik ve sosyal durumları dikkate alınarak takdiren 200.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine dava açılırken talep edilen faizin türünün, ıslah yoluyla değiştirilmesi mümkün olup, davacı ıslah dilekçesi ile faiz türünü ticari faiz olarak ıslah etmekle hüküm altına alınan tazminatların ıslah edilen kısmına ıslah tarihi itibariyle ticari faize hükmedilmesinin de yerinde olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Şirket vekili; uyuşmazlık ticari iş niteliğinde olmadığından ticari faize hükmedilemeyeceğini, İstinaf incelemesinde sadece ıslah ile faizin cinsinin değiştirilebileceğine dair açıklama yapıldığını, ancak alacağa neden ticari faiz uygulandığı hususunda bir değerlendirme yapılmadığını, Şirketin olayda kusuru bulunmadığını, aktüer bilirkişi raporunda davacının tazminatının hatalı hesaplandığını, davacının belirlenen oranda bir maluliyeti bulunmadığı gibi bakıcı gideri ihtiyacı da bulunmadığını, söz konusu rapora itirazların Mahkemece değerlendirilmediğini, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, zamanaşımı itirazının değerlendirilmediğini ve gerekçelendirilmediğini, neden müşterek müteselsil sorumlu tutulduğuna dair karar gerekçesi bulunmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekilin özen yükümlülüğüne aykırı davranmasından kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir. Temyiz olunan mahkeme kararında belirtilen gerekçeye, Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları gereğince doktor ve özel hastane ile hasta arasındaki ilişkinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 502 ve devamı maddelerinde düzenlenen vekalet sözleşmesinden kaynaklandığının anlaşılmasına, aynı Kanun'un 61. maddesi gereği davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olmalarına, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 2/1 maddesi gereği taraflar arasındaki ilişki davalı yönünden ticari iş niteliğinde bulunduğundan davacının ticari faizi talep edebileceğinin, ıslahla faiz türünün değiştirilmesinin mümkün olduğunun, dava belirsiz alacak davası olarak açıldığından dava tarihi itibariyle alacağın tümü yönünden zamanaşımının kesildiğinin anlaşılmasına göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d5e9cd397987bfe9 c8b4cf2e15910317

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı