3. Hukuk Dairesi 2024/3220 E. , 2025/3318 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1503 E., 2024/1296 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ardahan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/285 E., 2022/79 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; müvekkili firmanın kat karşılığı inşaat işi yaptığını, firma yetkilisinin sağlık problemlerinden dolayı tedavi görmesi nedeniyle şirket işlerinin takibi ve taşınmazların satışı amacıyla şirket çalışanı olan davalıya vekalet verildiğini, davalının vekalete istinaden Ardahan İli, ... Mahallesi ... Mevkiinde bulunan 296 ada 58 parselde bulunan taşınmazdaki 16 adet bağımsız bölümü sattığını ve satmış olduğu taşınmazlardan tahsil ettiği 1.413.000,00 TL'yi kendi hesabına aktardığını, müvekkili firmaya herhangi bir ödeme yapmadığını ileri sürerek; 1.413.000,00 TL'nin 17.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili ile dava dışı ... ve davacı şirketin 2015-2016 yılları arasında adi ortaklık esasına göre bir araya gelerek sermaye koyup Ardahan İli Merkez İlçesi ... Mahallesi ... mevkinde bulunan 296 ada 58 nolu taşınmazda ortak olarak bina inşa ettiklerini, müvekkilinin gerçekte şirketin gizli ortağı olduğunu, taşınmazların satışları nedeniyle müvekkiline yapılan ödeme miktarının 1.431.000,00 TL olduğunu, ancak müvekkilinin malzeme ve işçilik bedeli olarak toplam 4.215.000,00 TL ödeme yaptığını, alacaklı tarafın fazla ödemede bulunan müvekkili olduğunu, davacı şirketin dava konusu binaların inşası için yapılan tüm masrafların kendisi tarafından karşılandığını ispatlaması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Bayat Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.01.2018 tarihli yetkisizlik kararı üzerine dosyanın gönderildiği İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusunun adi ortaklığın tasfiyesi olması gerektiğine ilişkin davalı tarafça kaşı dava açılmadığı gibi dava konusunun davacı tarafın talebi ile sınırlı olarak belirlenmesi gerektiği, bu nedenle dava konusunun vekalet görevinin kötüye kullanılması nedeniyle alacak davası olarak belirlendiği, alınan 13.03.2022 tarihli bilirkişi raporunda davalının uhdesinde davacı şirkete ait tahsil edilen meblağın olmadığı, keşide edilen çeklerin iki taraf arasında mahsuplaşma amacına yönelik olduğu ve dosyanın mevcut hali ile davalı tarafça satışı yapılan daire ve dükkanlardan elde edilen bedelden davalının uhdesinde kalan miktar olup olmadığı hususunun tespit edilemediğinin bildirildiği, iddia eden iddiasını ispatla yükümlüdür kuralı gereğince davacının dava konusu ettiği itirazlarını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının davacı tarafından taşınmaz satışı konusunda vekil tayin edildiği, davacı şirketin davalının satışlar dolayısıyla 1.413.000,00 TL'yi kendi hesabına geçirdiğini iddia ettiği, davalının da cevap dilekçesinde ödeme miktarının 1.431.000,00 TL olduğunu kabul ettiği, 09.11.2019 tarihli bilirkişi raporu uyarınca davalının davacının vekili olarak 16 adet taşınmazı toplam 1.658.000,00 TL bedelle sattığı, dosyadaki mevcut kayıtlara göre davalının davacıya 562.639,00 TL ödeme yaptığı, tarafların bilirkişi raporuna karşı sundukları itiraz dilekçesinde satılan dairelerin satış bedeline yönelik bir itirazının olmadığı, her ne kadar davalı taraflar arasında adi ortaklık ilişkisi olduğunu, adi ortaklığın tasfiyesi kapsamında talebin değerlendirilmesi gerektiğini savunmuş ise de davacının talebinin vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayandığı, davalı tarafından adi ortaklığın tasfiyesi yönünde bir dava açılmadığı, davalının davacı şirkete vekaleten gerçekleştirdiği satış sonucu 1.658.000,00 TL tahsil ettiği, bu miktarın 562.639,00 TL'sini davalıya iade ettiği, kalan kısmı iade etmediği, davalı tarafından davacıya verilen toplam 200.000,00 TL bedelli çeklerin hangi iş kapsamında verildiğinin tespit edilemediği, kredi kartından yapılan harcamaların ise inşaat malzeme bedeli olup satışlardan mahsup edilemeyeceği gerekçesiyle; istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 1.095.361,00 TL'nin 17.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; Mahkemece usulüne uygun olarak ön inceleme duruşması yapılmadığını, davacının bildirdiği iki tanığın dinlenilmediğini, tanıkların dinlenilmesinden vazgeçilmesine muvafakat etmedikleri halde Mahkemece taleplerinin gerekçesiz şekilde reddedildiğini, taraflarınca sunulan delillere rağmen hiçbir değerlendirme yapılmadan sadece müvekkilinin vekil tayin edilmesi gerekçe gösterilerek hukuki uyuşmazlığın tespit edildiğini, müvekkilinin şirketin gizli ortağı olduğunun taraflarınca ispatlandığını, delil olarak sundukları ödeme belgeleri ve banka kayıtlarına göre taşınmazlara ilişkin demir ve beton, yapı denetim ödemelerinin müvekkili tarafından yapıldığını, bir kısım daire satış bedellerinin ise davacı şirkete aktarıldığını, Mahkemenin dava dilekçesindeki hukuki nitelendirme ile bağlı olmadığını, mevcut delil durumuna göre taraflar arasında ilişkinin adi ortaklık hükümlerine göre değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekilin hesap verme yükümlülüğünden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, iddianın ileri sürülüş şekli ve dayanılan olgular çerçevesinde davanın temelinin vekalet görevinin kötüye kullanması, özellikle de vekilin özen ve sadakatle iş görme ve hesap verme yükümlülüğüne aykırı davranması hukuksal nedenine dayanmasına, dava konusu taşınmazların satışına ilişkin bakiye 1.095.361,00 TL'nin davacıya ödendiği hususunda ispat yükü üzerinde olan davalının bu ödeme iddiasını dosya kapsamındaki delillere göre ispat edemediğinin anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 0076e556e21b4ced d993c87b41281968