3. Hukuk Dairesi 2024/3017 E. , 2025/2249 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2332 E., 2024/1443 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 22. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/306 E., 2023/256 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; davacı ve müşterek bir dostları kanalı ile tanıştığı davalılardan ... arasında, davalı ...’ın babası ...’e ait ..., ..., ... Mah... ada, 14 parsel sayılı taşınmazın, ... 2. Noterliğinin 27.10.2021 tarihli ve ... sayılı düzenleme şeklinde vekaletnamesine istinaden 1.000.000,00 TL bedel karşılığı davacıya satılması konusunda anlaşma sağlandığını, 11.11.2021 tarihinde 500.000,00 TL peşin ödeme ile karşılıklı taahhütname imzalandığını, taahhüdün yerine gelmemesi halinde 500.000,00 TL de cezai şart ödemesi kararlaştırıldığını, tapu işlemi için mutabık kalınan günden önce vekil eden ...’ün vefat ettiğinin beyan edilmesi üzerine 11.11.2021 tarihli taahhütnamenin münfesih hale geldiğini, müteveffanın iki mirasçısından biri olan davalı ...’ın diğer mirasçı ...’ın babası ve velisi davalı ...’dan aldığı ... 4. Noterliğinin 29.12.2021 tarihli ve ... sayılı satış vekaletnamesi gereği olarak ...’a vekaleten ve kendisine asaleten ... ile davacı arasında 07.01.2022 tarihinde yeni bir taahhütname akdedildiğini ve tapu devir işlemi olarak 14.01.2022 tarihi için anlaşma sağlanmış ise de, davalılardan...nın vekil ...’ı 10.01.2022 tarihinde azletmesi sonucu işlem yapılamadığını, davacı tarafından satış bedeline mahsuben ödenen 500.000,00 TL'nin davalıların zimmetinde kaldığını, alacağın tahsili amacıyla takip başlatıldığını ve davalılar tarafından haksız itiraz edildiğini ileri sürerek davalı borçluların haksız ve kötüniyetli itirazlarının iptali ile takibin devamına karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP 1. Davalı ... vekili; muris ...'ün davalının babası olduğunu, diğer davalı ...'un da müteveffa ablasının kızı olduğunu, halen oturdukları ve ...'un da mirasçısı olan ... Mahallesi ... ada ve 14 parsel sayıda kayıtlı iki katlı ev , babasının mülkiyetinde olduğunu, sağlığında yakın aile dostlarından kısım kısım borç aldığı paralarla kendisi tarafından yapıldığını, yaptırdığını, babasının ... isimli uzak akrabalarından toplam 370.000,00 TL ve annesinin yakınlarından ...'da mukim davacı ...'dan da toplam 150.000,00 TL aldığını ve evin inşaatını sıfırdan başlayıp bitirdiğini, babasının satış için ... 2. Noterliğinden 27.10.2021 gün ve ... sayısı ile kendisine vekaletname verdiğini, alacaklılardan davacı ile anlaşmaya mecbur kaldıklarını, 1.000.000,00 TL üzerinde anlaştıklarını, 11.11.2021 tarihinde 150.000,00 TL alacağını mahsup edip 350.000,00 TL para ödediğini, böylece 500.000,00 TL aldıklarını, üzerine 20.000,00 TL daha ilave edip 370.000,00 TL ... isimli alacaklıya olan borcunu kapattıklarını, davacı ile aynı tarihte sözleşme yaptıklarını, ancak babasının 01.12.2021 tarihinde vefat edince sözleşme ve vekaletname fesh olduğunu, tapu işlemini gerçekleştiremediklerini, olayı diğer davalı ...'un babası ve velisi ...'a anlattıklarını, ... 4. Noterliğinin 29.12.2021 tarihli ve ... sayılı satış vekaletnamesini kendisine verilmesi üzerine, alıcı davacı ... ile anlaşmalarını yenilediklerini, 07.01.2022 tarihinde ek sözleşme yaptıklarını, 12.01.2022 günü için tapuda buluşmak üzere mutabık kaldıklarını, aynı gün tapuya müracaat ettiğinde, ... tarafından azledildiğini , işlem yapamayacağını öğrendiğini, bu nedenle davacıya borçlu kaldıklarını, takip ve davada kendisinin kusur ve kötü niyetinin olmadığını savunarak hakkındaki davanın reddine karar verilmesi dilemiştir. 2. Davalı ... vekili; tarafların kendi aralarında anlaşarak velayeten hareket ettiği kızı ...'ın miras hakkını almasını engellemek için yapılmış kötü niyetli bir senaryo olduğunu, eşi ...'ın, babası ...'den önce vefat ettiğini, bu nedenle müşterek çocukları ...'ın, diğer mirasçı ... ile 1/2 oranında mirasçı olduğunu, çocuğu ...'un 9 yaşında olduğundan kendisinin babası olarak velayeten (dava konusu iki katlı binadan) miras hakkını diğer mirasçı ...'den istediğinde, kendisinden intikal ve ... Belediyesinden yapılandırma işlemleri için vekaletname istediğini, ancak daha sonra bu vekaletname ile başka işlemler yaptığını ve hatta satış işlemi yapılacağını öğrendiğini ve derhal azil işlemi yaptığını, kendisinin hiç kimseden hiçbir kuruş para almadığını, diğer davalı ...'ün danışıklı bu işlemi kabul ederek davanın kabulüne karar verilmesini sağlamaya çalıştığını, böylece kızının miras hakkını alması engellenmeye, gasp edilmeye çalışılmakta olduğunu, kendisinin hiç kimse ile satış konusunda anlaşma yapmadığını, satış için de hiç kimseye yetki vermediğini, kendisinin kandırılarak alınan vekaletname ile öksüz çocuğunun miras hakkı elinden alınmak istenmekte olduğunu, kendisinin eğitim seviyesinin düşüklüğü, olaylar hakkında bilgi sahibi olmaması, kayınbiraderi ...'e karşı olan güveninin kullanıldığını ve haksız kötü niyetli bir işlem yapıldığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın 500.000,00 TL lik kısmı yönünden talebin daraltılması nedeniyle feragat kapsamında bu tutar yönünden davanın reddine, davanın geri kalan 500.000,00 TL lik kısmı yönünden ise; davalı ...'e karşı açılan davanın kabulü ile, 21. İcra Müdürlüğünün sayılı icra takip dosyasında adı geçen davalı borçlunun itirazının 500.000,00 TL lik alacak kısmı yönünden iptali ile, takibin belirtilen bu tutar yönünden kaldığı yerden devamına, davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile, takipte asıl alacak tutarı olan 500.000,00 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 100.000,00 TL icra inkar tazminatının davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, diğer davalıya karşı açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, diğer davalının kötü niyet tazminatı talebinin yasal koşulları oluşmadığından reddine," şeklinde hüküm kurulmuş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davalı ...’nın diğer davalı ...’a verdiği satış vekaletnamesinde, taşınmazı gerçek veya tüzel kişilere satmaya, satış bedellerini almaya, ahzu kabza, sulh ve ibraya… yetkileri açık ve net olarak yer aldığı, bu yetkilerin satış bedeline mahsuben kaparo almaya ve makbuz mahiyetinde belge imzalamayı da kapsadığı, alınan kaparo bedelinin vekalet vereni bağlamayacağının kabulünün hayatın olağan akışına ters düşeceği gibi genel hukuk ilke ve gelenekleri ile de bağdaşmayacağını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, gerçekleşmeyen satış nedeniyle ödenen bedelin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Eldeki uyuşmazlıkta sözleşmeye konu olan taşınmazın tapu kayıtlarından anlaşılacağı üzere hissedarları davalı ... ile kendisine vekaleten diğer davalının hareket ettiği ... dur. Davalı ...'nın işlemleri kendi adına değil, velayeten çıkarılan vekalet kapsamında ... adınadır. Davalı ...'nın vekaleten hareket etmesi davada taraf olmaması nedeniyle davanın husumetten reddine karar verilmesi gerekirken davaya dayanak taşınmazın satışına ilişkin adi yazılı sözleşmedeki satışa davalı ...'nın onay vermediği, verilen vekaletnamede de taşınmazın adi yazılı biçimde satışı için bu hususun belirtilmediği, ...'yı bağlamayacağı gerekçesiyle, ... açısından pasif husumet yokluğundan reddine reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden sonucu itibariyle doğru bulunan kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 370/4 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının değiştirilerek ve düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin birinci bent uyarınca sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin değerlendirme kısmında yazılı bulunan şekilde değiştirilerek hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! f058c99645a23b3f 88a6b2a9168ec7c0