Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/2992 E., 2025/3264 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/2992 E., 2025/3264 K. (12.06.2025)

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2992
Karar No
2025/3264
Karar Tarihi
12.06.2025

3. Hukuk Dairesi 2024/2992 E. , 2025/3264 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1837 E., 2024/1696 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Elazığ 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/280 E., 2024/110 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkili şirketin Özel ... Hastanesi adı altında sağlık hizmetleri alanında faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirket hakkında 01.01.2012 ila 31.12.2012 tarihlerini kapsayan dönemlere ilişkin yapılan müfettiş incelemesi neticesinde davalı Kurum tarafından 1.329.000,00 TL ceza kesildiğini, inceleme yapılan dönemin rapor tarihinden yaklaşık 3 yıl önceki döneme ait olduğunu, yetersiz bilgi ve belgeyle işbu raporun düzenlendiğini, hastaların değil yakınlarının ifadelerine başvurulduğunu, tek yanlı ve savunma alınmadan yapılan bir işlemin söz konusu olduğunu, Medula sisteminin onay vermediği bir işlemi yapmanın mümkün olmadığını, sistem üzerindeki bilgiler araştırılmadan rapor tanzim edildiğini, müvekkiline verilen kısa bir süre içerisinde ulaşılması zor arşiv kayıtlarının istendiğini, doktor beyanlarının dikkate alınmadığını, aynı tespit nedeniyle 3 kez ceza verildiğinin görüldüğünü belirterek, davalı Kurum işleminin iptalini istemiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; Kurum işleminin mevzuat ve sözleşmeye uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında SGK'ya tabi kişilerin sağlık hizmeti almasına dair imzalanan sözleşme hükümlerine davacı tarafın aykırı davrandığı gerekçesiyle 1.329.000,00 TL cezai işlem uygulanmasına karar verildiği, 13.02.2015 tarihli borç bildirim belgesiyle davacı adına borç tahakkuku yaptırıldığı, daha sonra Kurum tarafından cezai işleme yapılan itirazlar dikkate alınarak uygulanacak cezai işlemin 189.000,00TL olarak belirlendiği, hükme esas alınan denetime elverişli bilirkişi heyet raporunda; 26.800,00 TL cezai işlemin yerinde, 162.200,00 TL cezai işlemin ise yersiz olduğunun tespit edildiği, Kurum tarafından yapılan yazışmalar neticesinde davacı hakkında uygulanan ceza miktarının 1.329.000,00 TL yerine 189.000,00 TL olarak uygulanması kararlaştırıldığından taraflar arasındaki uyuşmazlık miktarının 189.000,00 TL olduğunun kabul edildiği, yargılama giderlerinin bu miktar üzerinden hesap edilmesi gerektiğinden bahisle; davanın kısmen kabulüyle, davalı Kurum tarafından davacı şirket hakkında uygulanan 13.02.2015 tarihli ve 2574410 sayılı yazı ile 1.329.000,00 TL olarak belirlenen ve sonrasında 189.000,00 TL olarak düzeltilen cezai işlemin iptaline, uygulanması gereken ceza miktarının 26.800,00 TL olduğunun ve bakiye kısım yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece, cezanın ne zaman indirildiğine dair müzekkere yazıldığı, Kurumun sadece 13.02.2015 tarihli cezai işlemin 189.000,00 TL'ye indirildiğini belirttiği, İlk Derece Mahkemesine gönderilen iptal kararında tarih bilgisi yer almadığı gibi, davalı Kurumun dava açıldıktan sonra 09.09.2015 tarihli yazı ile cezanın indirildiğini davacıya bildirdiği, davalı Kurum cezai işlemin dava açılmadan önce indirildiğini ispat edemediğinden, Mahkemece, indirim yapılan değer üzerinden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davanın açılmasına Kurum sebebiyet verdiğinden indirim yapılan bedel yönünden yargılama giderinin ve vekalet ücretinin davalı aleyhine hükmedilmesi gerektiği, kaldırma kararı sonrasında alınan bilirkişi raporunun hüküm vermeye yeterli ve denetlenebilir olduğu gerekçesiyle; tarafların istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın kısmen kabulü ile davalı SGK tarafından davacı şirket hakkında uygulanan 13.02.2015 tarihli ve 2574410 sayılı yazı ile 1.329.000,00 TL olarak belirlenen ve sonrasında 189.000,00 TL olarak düzeltilen cezai işlemin 162.200,00 TL'sinin iptaline, 13.02.2015 tarihli ve 2574410 sayılı yazı ile 1.329.000,00 TL olarak belirlenen cezai işlemin 1.140.000,000 TL'si konusuz kaldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; Kurum işleminin mevzuat ve sözleşmeye uygun olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik inceleme ile hazırlandığını, davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiğini, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili Kurumun cezai işlemini dava açılmadan önce indirdiğini ispat edemediği yönündeki gerekçenin doğru olmadığını ifade ederek; kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve yeterli olmasına, davalı Kurumun davaya konu cezai işlem maddesine istinaden ilk önce 58 hasta dosyasına ilişkin 1.160.000,00 TL cezai işlem uygulamışken, bilahare kendi iç yazışmaları sonucu verdiği kararla eylem tek bir fiil kabul edilerek 1 adet cezai işlem uyguladığı ve sözleşme para cezasını 1.329.000,00 TL'den 189.000,00 TL'ye indirdiği, davalı Kurumun cezai işlemi dava açılmadan önce indirdiğini ispat edemediği anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 4dd7190a1770f457 5ce193cf1ece0d1b This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 3. Hukuk Dairesi 2024/2992 E. , 2025/3264 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1837 E., 2024/1696 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Elazığ 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/280 E., 2024/110 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkili şirketin Özel ... Hastanesi adı altında sağlık hizmetleri alanında faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirket hakkında 01.01.2012 ila 31.12.2012 tarihlerini kapsayan dönemlere ilişkin yapılan müfettiş incelemesi neticesinde davalı Kurum tarafından 1.329.000,00 TL ceza kesildiğini, inceleme yapılan dönemin rapor tarihinden yaklaşık 3 yıl önceki döneme ait olduğunu, yetersiz bilgi ve belgeyle işbu raporun düzenlendiğini, hastaların değil yakınlarının ifadelerine başvurulduğunu, tek yanlı ve savunma alınmadan yapılan bir işlemin söz konusu olduğunu, Medula sisteminin onay vermediği bir işlemi yapmanın mümkün olmadığını, sistem üzerindeki bilgiler araştırılmadan rapor tanzim edildiğini, müvekkiline verilen kısa bir süre içerisinde ulaşılması zor arşiv kayıtlarının istendiğini, doktor beyanlarının dikkate alınmadığını, aynı tespit nedeniyle 3 kez ceza verildiğinin görüldüğünü belirterek, davalı Kurum işleminin iptalini istemiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; Kurum işleminin mevzuat ve sözleşmeye uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında SGK'ya tabi kişilerin sağlık hizmeti almasına dair imzalanan sözleşme hükümlerine davacı tarafın aykırı davrandığı gerekçesiyle 1.329.000,00 TL cezai işlem uygulanmasına karar verildiği, 13.02.2015 tarihli borç bildirim belgesiyle davacı adına borç tahakkuku yaptırıldığı, daha sonra Kurum tarafından cezai işleme yapılan itirazlar dikkate alınarak uygulanacak cezai işlemin 189.000,00TL olarak belirlendiği, hükme esas alınan denetime elverişli bilirkişi heyet raporunda; 26.800,00 TL cezai işlemin yerinde, 162.200,00 TL cezai işlemin ise yersiz olduğunun tespit edildiği, Kurum tarafından yapılan yazışmalar neticesinde davacı hakkında uygulanan ceza miktarının 1.329.000,00 TL yerine 189.000,00 TL olarak uygulanması kararlaştırıldığından taraflar arasındaki uyuşmazlık miktarının 189.000,00 TL olduğunun kabul edildiği, yargılama giderlerinin bu miktar üzerinden hesap edilmesi gerektiğinden bahisle; davanın kısmen kabulüyle, davalı Kurum tarafından davacı şirket hakkında uygulanan 13.02.2015 tarihli ve 2574410 sayılı yazı ile 1.329.000,00 TL olarak belirlenen ve sonrasında 189.000,00 TL olarak düzeltilen cezai işlemin iptaline, uygulanması gereken ceza miktarının 26.800,00 TL olduğunun ve bakiye kısım yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece, cezanın ne zaman indirildiğine dair müzekkere yazıldığı, Kurumun sadece 13.02.2015 tarihli cezai işlemin 189.000,00 TL'ye indirildiğini belirttiği, İlk Derece Mahkemesine gönderilen iptal kararında tarih bilgisi yer almadığı gibi, davalı Kurumun dava açıldıktan sonra 09.09.2015 tarihli yazı ile cezanın indirildiğini davacıya bildirdiği, davalı Kurum cezai işlemin dava açılmadan önce indirildiğini ispat edemediğinden, Mahkemece, indirim yapılan değer üzerinden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davanın açılmasına Kurum sebebiyet verdiğinden indirim yapılan bedel yönünden yargılama giderinin ve vekalet ücretinin davalı aleyhine hükmedilmesi gerektiği, kaldırma kararı sonrasında alınan bilirkişi raporunun hüküm vermeye yeterli ve denetlenebilir olduğu gerekçesiyle; tarafların istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın kısmen kabulü ile davalı SGK tarafından davacı şirket hakkında uygulanan 13.02.2015 tarihli ve 2574410 sayılı yazı ile 1.329.000,00 TL olarak belirlenen ve sonrasında 189.000,00 TL olarak düzeltilen cezai işlemin 162.200,00 TL'sinin iptaline, 13.02.2015 tarihli ve 2574410 sayılı yazı ile 1.329.000,00 TL olarak belirlenen cezai işlemin 1.140.000,000 TL'si konusuz kaldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; Kurum işleminin mevzuat ve sözleşmeye uygun olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik inceleme ile hazırlandığını, davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiğini, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili Kurumun cezai işlemini dava açılmadan önce indirdiğini ispat edemediği yönündeki gerekçenin doğru olmadığını ifade ederek; kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve yeterli olmasına, davalı Kurumun davaya konu cezai işlem maddesine istinaden ilk önce 58 hasta dosyasına ilişkin 1.160.000,00 TL cezai işlem uygulamışken, bilahare kendi iç yazışmaları sonucu verdiği kararla eylem tek bir fiil kabul edilerek 1 adet cezai işlem uyguladığı ve sözleşme para cezasını 1.329.000,00 TL'den 189.000,00 TL'ye indirdiği, davalı Kurumun cezai işlemi dava açılmadan önce indirdiğini ispat edemediği anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 4dd7190a1770f457 5ce193cf1ece0d1b ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı