Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/2674 E., 2025/2679 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/2674 E., 2025/2679 K. (08.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2674
Karar No
2025/2679
Karar Tarihi
08.05.2025

3. Hukuk Dairesi 2024/2674 E. , 2025/2679 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI: 2022/1154 E., 2024/478 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2020/167 E., 2021/549 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin grup şirketlerinden olan ... Yatırım San. ve Tic. A.Ş.nin 29.09.2016 tarihinde ... Tedavi Hiz. Tic. A.Ş. isimli şirketi devraldığını, devir ve isim değişikliği işlemlerinin 17.10.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlandığını ve şirketin yeni unvanının İzmit ... Tedavi Hiz. Tic. A.Ş. olduğunu, devir işleminin 19.10.2016 tarihli yazı ile SGK Sözleşme Servisine bildirdiğini ve aynı tarihte taraflar arasında sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi imzaladığını, ayrıca 02.01.2017 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yeni bir sözleşmenin de imzalanmış olduğunu, bu süreçte müvekkiline ait diyaliz merkezi tarafından hizmet verilmeye devam edildiğini, davalı Kurumca müvekkili şirket hakkında soruşturma yapılarak Başkanlık onayının beklendiğini, sözleşmenin imzalanma tarihini takip eden Ekim 2016 ve Kasım 2016 hak edişleri müvekkiline ödenmiş ise de, Aralık 2016 hak edişlerinin sözleşmenin onaylanmadığı gerekçesiyle ödenmediğini, devreden ve devralanın aynı olduğu şirketlerden ... Sağlık A.Ş. ile Kurum arasında yapılan sözleşmenin de devrin Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihte imzalandığını, şirketin hizmet vermeye devam ettiğini ve herhangi bir kesinti olmaksızın 2017 sözleşmesinin imzalandığını, grup şirketleri olan ... Diyaliz A.Ş., ... A.Ş, ve Özel ... Tıp Kliniği A.Ş ile de herhangi bir sorun olmadan devir sonrası sözleşmelerin imzalandığını, taraflar arasındaki sözleşmede Kurum tarafından onay sürecinden sonra hizmet verilebileceği ve ödeme yapılacağına ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığını, böyle bir hüküm bulunmadığı için Kurumca sözleşme onayı davacı şirkete iletilmeden Ekim ve Kasım dönemlerine ilişkin ödemelerin yapıldığını, Aralık 2016 dönemine ilişkin ödemenin yapılmamasının ise hukuki bir gerekçesi bulunmadığı ileri sürerek; müvekkilinin Aralık 2016 dönemine ilişkin sunmuş olduğu sağlık hizmetleri karşılığında ödenmeyen 394.038,00 TL'nin en yüksek değişken oranlı avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; taraflar arasında imzalanan 2017 yılı sağlık hizmeti satın alma sözleşmesinin (15.7.) maddesinin; "Sağlık hizmet sunucunun (SHS) işletme hakkının devri, kiralama da dahil olmak üzere işletmenin devri gibi sonuç doğurur. Bu kapsamda devreden ile devralanın her türlü Kurum alacakları yönünden müşterek ve müteselsil sorumluluğu devam eder. Hem devredenin hem de devralanın Kurum alacakları tahsil edilmeden devralan SHS ile sözleşme yapılmaz. SHS'nin bir başka kişi veya kuruluş tarafından devralınması veya birleşmenin gerçekleşmesi halinde, devir veya birleşme tarihi itibarıyla Kurumla imzaladığı sözleşme fesih olur. Devralan veya birleşme gerçekleştirilen kişi veya kuruluş ile 5510 sayılı Kanun'un 103. maddesi hükümleri, 6098 sayılı Kanun'un sözleşmenin devri ile sözleşmeye katılma ve borç ilişkilerinde taraf değişikliklerine ilişkin hükümleri, 6102 sayılı Kanun'un ticari işletme hukukuna ilişkin hükümleri ve işbu sözleşme hükümleri saklı kalmak kaydıyla sözleşme yapılabilir. Fesih tarihinden itibaren devralan veya birleşme gerçekleştirilen kişi veya kuruluş ile sözleşme yapılana kadar geçen sürede hizmet sunulması halinde bedelleri Kurumca ödenmez." şeklinde düzenlendiğini, 01.04.2016 tarihinde yapılan sağlık hizmeti satın alma sözleşmesinin davacı ile Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğü arasında imzalandığını, aynı sözleşme döneminde devir ve unvan değişikliği sebebiyle sözleşme yenileme talebinin de davacı tarafından yine Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğüne yapılmış olup dava konusu dönemde sözleşme yapma yetkisinin Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğünde olduğunu, konuyla ilgili Müdürlüklerine yapılmış herhangi bir başvuru olmadığı gibi daha sonra Merkez Müdürlüklerine yapılmış bir itiraz/başvuru da bulunmadığını, Kurumun yapmış olduğu işlemlerin mevzuat gereği olup hukuka aykırılık bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı Kurum ile ... Tedavi Hiz. A.Ş. arasında bu firma tarafından işletilen Özel ... Diyaliz Merkezine ilişkin olarak, 30.12.2015 tarihinde 01.01.2016-31.03.2016 tarihleri arasını kapsayan sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi yapıldığı, yine 01.04.2016 tarihinden 31.12.2016 tarihine kadar geçerli olmak üzere ayrı bir sözleşme daha imzalandığı, bilirkişi raporuyla da tespit olunduğu üzere 2016 yılı Ekim, Kasım ve Aralık aylarında hastaların hemodiyaliz tedavilerinin yapılmış olup Medula sisteminden düzenli onayların alındığı, 2016 yılı Ekim ve Kasım ayı faturalarının ödendiği, 2016 yılı Aralık dönemi yönünden ödenmeyen ve tedavi uygulanan hastaların tedavi bedelleri olarak Kuruma fatura edilen toplam tutarın 394.038,00 TL olduğu, davacının yeni sözleşme yapılması talepli dilekçesinin 19.10.2016 tarihinde Kurum kayıtlarına girdiği, sözleşmenin de 02.01.2017 tarihinden geçerli olarak imzalandığı, sözleşmesiz dönemde davalı Kurumca tedavi alan hastalara Medula sisteminden provizyon verildiği, hemodiyaliz hastalarına verilen hizmetin niteliğinden dolayı tıbbi zorunluluk arz etmesi ve hastaların taşınma ve tedavi süreçlerine etkisi ile diyaliz hizmetinin verilmiş olması birlikte değerlendirildiğinde, davalı Kurumun tedavi bedellerine ilişkin olarak fatura edilen toplam 394.038,00 TL yönünden sorumlu olduğu, davacının tacir sıfatını haiz olup ticari işletmesine ait uyuşmazlığa göre alacağının avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilinin gerektiğinden bahisle; davanın kabulü ile 394.038,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; 01.04.2016 tarihinde yapılan sağlık hizmeti satın alma sözleşmesinin davacı ile Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğü arasında imzalandığını, aynı sözleşme döneminde devir ve unvan değişikliği sebebiyle sözleşme yenileme talebinin de davacı tarafından yine Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğüne yapıldığını, dava konusu dönemde sözleşme yapma yetkisinin Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğünde olduğunu, konuyla ilgili Müdürlüklerine yapılmış herhangi bir başvuru olmadığı gibi daha sonra Merkez Müdürlüklerine yapılmış bir itiraz/başvuru da bulunmadığını, Kurumun yapmış olduğu işlemlerin mevzuat gereği olup hukuka aykırılık bulunmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davacının taraflar arasındaki sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi uyarınca Kurum sigortalılarına vermiş olduğu sağlık hizmetine karşılık düzenlediği 2016 yılı Aralık dönemi fatura bedellerinin davalı Kurumdan tahsili istemine ilişkindir. Derece Mahkemelerince hükme esas alınan denetime elverişli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere; davacıya ait tıp merkezi tarafından 2016 yılı Ekim, Kasım ve Aralık aylarında hastaların hemodiyaliz tedavilerinin yapıldığı, Medula sisteminden düzenli olarak onaylarının verildiği, davalı Kurumca davacının 2016 yılı Ekim ve Kasım aylarında sunmuş olduğu tedavi hizmetlerine karşılık fatura bedelleri ödenmiş ise de Aralık ayı fatura bedellerinin ödenmediği, özellikle davalı vekilinin cevabında bildirmiş olduğu 2017 yılı sağlık hizmeti satın sözleşmesindeki (15.7.) madde hükmünün taraflar arasında 2016 yılı için imzalanmış olan sağlık hizmeti satın alma sözleşmesinde düzenlenmediği, bu itibarla 2016 yılı Aralık ayında sunulan hizmet bedelinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesi yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 09ad537e06b5417c 8723ad61c4692324

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı