Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/2665 E., 2025/2591 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/2665 E., 2025/2591 K. (05.05.2025) – Miras

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2665
Karar No
2025/2591
Karar Tarihi
05.05.2025
Konu
Miras

3. Hukuk Dairesi 2024/2665 E. , 2025/2591 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/849 E., 2023/2696 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Hayrabolu Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/325 E., 2020/43 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkilleri davacılar ve davalının murisi babaları ...'in 24.08.2007 tarihinde vefat ettiğini. Babaları ile davalı arasında imzalanan ... Noterliği 09.03.2007 tarih 1254 yevmiye nolu " Düzenleme Şeklinde Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi " ile murise ait 172 parsel sayılı 27.000 m2 tarla vasıflı taşınmazın, davacı mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak davalıya vaadedildiğini, bakıma muhtaç olmayan ve maddi durumu yerinde olan murisin daha önce de adına kayıtlı üç adet taşınmazı aynı amaçla birlikte oturduğu davalı oğluna bağış yoluyla devrettiğini ileri sürerek; ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptalini, bu taleplerin kabul edilmemesi halinde mirasçıların saklı payları oranında tenkis bedelinin tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; muris babasının her türlü bakımını üstlendiğinden kendi isteği ile iptali istenen sözleşmeyi düzenleyerek imzaladığını, sözleşme anında akli dengesinin yerinde olduğunu, iptal şartlarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu taşınmaz dışında muris Hail İbrahim Demirel adına kayıtlı olan birden fazla taşınmazın bulunduğu, murisin tüm malvarlığını davalıya devretmediği, davalının sözleşme ile üstlendiği bakım yükümlüğünü yerine getirdiğinin tüm dosya kapsamı ve tanık beyanları ile sabit olduğu, murisin muvazaa kastı ile hareket ettiği hususunun TMK 6, HMK 190. maddeleri uyarınca duraksamaya yer bırakmayacak şekilde usulünce kanıtlayamadığı, davacının sözleşmesnin iptaline ilişkin talebinin reddi ile terditli talebi olan tenkise ilişkin talebinin yasal koşulları oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; murisin kendisine ait emekli maaşı olduğu, bakılmasını gerektirecek önemli bir hastalığı olmadığı, murisi ile davalının birlikte yaşaması sebebiyle iptali istenen sözleşmenin imzalandığı, muris adına yapılan aktif mal varlığı sorgusunda iptali istenen sözleşmede vadedilen tarla vasıflı 27 dönümlük 172 parsel sayılı taşınmazın yanında 3.4 dönümlük tarla vasıflı 3360 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu, davalıya vadedilen taşınmazın murisin taşınmaz mal varlığının çok büyük bir kısmını oluşturup makul sınırda bir bağış olmayıp, muvazaalı işlem niteliğinde olduğu, tanık ...'in anlatımlarının da muvazaa iddiasını ispatlar nitelikte olduğu ve davacının muvazaalı işlem iddiasını anılı gerekçe ile ispat ettiği gerekçesiyle; davacıların istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına, davanın kabulü ile Hayrabolu Noterliği 09.03.2007 tarih 1254 yevmiye nolu Düzenleme Şeklinde Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi'nin iptaline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; murisin az miktarda tarlası olduğunu, bakım sözleşmesine konu edilen parselin de oldukça az değerde olduğunu, murisin samimi ve hakiki bir niyetle bakım sözleşmesi imzaladığını, muvazaa iddialarının yersiz olduğunu, murisin uzun zaman yanında kaldığı ve aynı çatı altında yaşadıklarını, davalı tanıklarının da savunmalarını doğrular yönde beyanda bulunduklarını, sözleşme dışı tarafların sözleşmenin iptalini isteyemeyeceğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin muvazaa nedeniyle iptali, bu taleplerin kabul edilmemesi halinde tenkis bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçelere, özellikle davalıya vadedilen taşınmazın murisin taşınmaz mal varlığının çok büyük bir kısmını oluşturup makul sınırda olmadığı, buna bağlı olarak sözleşmenin muvazaalı olarak yapıldığının kabulüne göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı