3. Hukuk Dairesi 2024/2155 E. , 2025/1400 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1131 E., 2024/612 K. DAVA TARİHİ : 24.06.2016 İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 23. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/443 E., 2021/61 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle: kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin eşinin davalı ... Şirketinin 2015 yılına kadar ortağı olduğunu, 2015 yılında şirketin diğer ortağı olup şirketi tek imza ile temsile yetkili ortağının zimmetine para geçirmeye başlaması nedeniyle savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu, müvekkilinin davalılarla organik bir bağı bulunmadığını ancak ekonomik yönden zor durumda olmaları nedeniyle 2011 ila 2016 yılları arasında davalılara borç olarak kendi Finansbank ve Yapı Kredi Bankası hesaplarından para gönderdiğini, paraların bir kısmının... Şirketine bir kısmının Ateşoğlu Şirketine gönderildiğini, ... şirketinin de müvekkilinin gönderdiği paraları aynı gün virman yaparak Ateşoğlu şirketine gönderdiğini, davalıların borçtan müteselsilen sorumlu olduklarını, talep edilmesine rağmen bu güne kadar davalıların borçlarını ödemediğini ileri sürerek; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 10.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... şirketi vekili; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını davacının ne kadar para verdiğini bilmesi gerektiğini, kısmi dava da açılamayacağını, şirket nam ve hesabına şirketin zor durumda olması nedeniyle yapılan herhangi bir para transferinin söz konusu olmadığını, davacıya müvekkili tarafından müvekkilinin sahibi bulunduğu araçları satmaya ya da araç satın almaya, bu kapsamda banka hesaplarından para çekmeye ve yatırmaya ve diğer işleri yapmaya yetkilendirildiği bir vekaletname verildiğini, davacının bu işlemleri yaparken hesaplara neyi ne kadar aktardığını bilmediklerini, davacının banka hesaplarını ve şirket kartlarını bireysel olarak kullandığının anlaşılması üzerine, müvekkil tarafından 17.05.2012 tarihinde azledildiğini, bunun üzerine dilediği gibi hareket edemeyen davacı ve eşinin İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/912 sayılı davasını açıp savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını, mahkemede hukuka aykırı işlerinin ortaya çıkması üzerine davacının eşinin ortaklıktan ayrıldığını, şikayetinden vazgeçtiğini ve davadan feragat ettiklerini, bu dosyada sundukları cevap dilekçesini tekrar ettiklerini, davacının kötü niyetli olduğunu, ayrıca yetkisini kötüye kullandığı için müvekkilinin zarara uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.Davalı Ateşoğlu şirketi vekili; davanın belirsiz alacak davası ya da kısmi alacak davası olarak açılamayacağını, müvekkilinin geçmiş yıl zararı olmayan sektörde öncü bir şirket olduğunu, ekonomik olarak zor duruma girmediğini, aksine müvekkilinin davacıya ve diğer davalı şirkete maddi olarak desteklerinin bulunduğunu, davacının kendi borcunu ödememek kastıyla alacak iddiası yarattığını, diğer davalının müvekkili şirketin bayii olduğunu müvekkilinden Ateşoğlu markalı süt ürünlerini alarak Anadolu Yakasında satışını yaptığını, aralarında cari borç ilişkisi bulunduğunu, davacının vekaletname ile... firması adına işlem yapmaya yetkilendirildiğini, cari ilişki nedeniyle banka havalesi nakit veya kredi kartları ile ödemeler yapıldığını, yapılan tüm ödemelerin buna ilişkin olduğunu, ödemelerin cari hesaba ve müvekkilinin defterlerine kaydedildiğini, davacının iddialarının doğru olmadığı gibi kendisi ve eşinin şahsi ihtiyaçları için müvekkilinden borç aldıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın ödünç sözleşmesinden kaynaklandığı, havalenin ödeme aracı olduğu aksini iddia eden alacaklının bunu ispatlaması gerektiği, bilirkişi raporuna göre davacının davalılara 1.189.905,75 TL ödemede bulunduğu, davalıların 3.400,00 TL ödediği, buna göre 1.189.905,75-3.400,00=1.186.505,75 TL kayden alacaklı görünmekte ise de havalenin kural olarak ödeme aracı olduğu karinesi gereği alacaklının parayı davalıya borç olarak gönderdiğini ispat etmesi gerektiği, dosyada kesin delillere başvurulmadığı, yazılı delil olmadığı, havalede paranın neden gönderildiğinin gösterilmediği, yazılı delil başlangıcı olmadığı, miktar itibariyle tanık dinlenmesinin mümkün olmadığı, sözleşme olmadığından ticari defterlere de dayanılamayacağı, davacının yemin deliline dayanmadığı, bu haliyle iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının karz iddiasının davalılarca inkar edildiği ,davalıların paranın gönderildiğini kabul etmesine rağmen gönderilme sebebinin başka bir nedenden kaynaklandığını savundukları, yani davalıların maddi vakıanın varlığını kabul etmekle birlikte, onun hukuki niteliğinin (vasfının), ileri sürülenden başka olduğunu bildirmek suretiyle gerekçeli inkarda (vasıflı ikrar) bulunduklarını, öğreti ve uygulamada kabul edildiği üzere vasıflı ikrarın (gerekçeli inkar), bölünememesi nedeniyle ispat yükünün değişmediği yine davacıya ait olduğu, paranın borç olarak gönderildiğine dair somut açıklama bulunmadığı için davacının davasını ancak kesin delille ispat edebileceği, yemin deliline dayanılmadığı ve iddianın ispat edilemediği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; iddialarını tekrar ederek, davalı şirketler hesabına yapılan para transferlerine ilişkin ayrıntılı hesap bilgilerinin ve para miktarlarının delil listesi ile birlikte sunulduğunu, davalıların gönderilen paralardan müteselsilen sorumlu olduklarını belirterek, kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tüketim ödüncü iddiasına dayanan alacak istemine ilişkindir. Temiz olunan karardaki gerekçelere ve özellikle davalıların vasıflı ikrarda (gerekçeli inkar) bulunmaları nedeniyle ispat yükünün davacıya ait olduğunun ve mevcut delillerle paraların ödünç olarak gönderildiğinin ispat edilemediğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz talebinin reddi ile usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.