Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/2025 E., 2025/1366 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/2025 E., 2025/1366 K. (05.03.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2025
Karar No
2025/1366
Karar Tarihi
05.03.2025
Konu
Tazminat, Tapu

3. Hukuk Dairesi 2024/2025 E. , 2025/1366 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/969 E., 2023/581 K. DAVA TARİHİ : 09.11.2015 İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/701 E., 2020/275 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalılardan banka vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; davalı ... Belediyesinin selefi olan Çalkaya Belediyesi döneminde imar yolu ile oluşan ve Belediye adına tescil edilen 2273 ada 6 parsel numaralı taşınmazın, 13.08.1997 tarihinde Çalkaya Belediyesi tarafından S.S Pazarcılar Konut Yapı Kooperatifine satıldığını, kooperatif tarafından da üyelerine tahsis edilerek taşınmazın Palmar Su Ürünleri A.Ş ye satıldığını, 03.12.2003 tarihinde bu şirketin borcu sebebiyle icra yolu ile satılarak taşınmazın mülkiyetinin davalı Bankaya geçtiğini, 06.05.2004 tarihinde Bankanın ihtiyari ihalesi neticesinde taşınmazı davacının satın aldığını, Aksu Belediyesi tarafından açılan tapu iptali ve tescil davası sonucunda taşınmazın tapu kaydının iptali ile davalı ... adına tesciline karar verildiğini, tapu kaydında bulanan şerhin lehtarının Belediye olmadığını, bu şerhin o yöredeki tüm taşınmazlarda bulunduğunu, şerhin mülkiyete yönelik olmayıp imar işlemlerindeki hatalardan kaynaklı olduğunu ve bunun da alım satıma engel olmadığını, davalı Belediyenin sebepsiz zenginleştiğini, belediyenin 2000 yılında açtığı tapu iptal ve tescil davasını takipsiz bırakarak zararın doğmasında ihmali bulunduğunu, Bankanın ise zapta karşı tekeffül hükümleri uyarınca, davalı Hazinenin ise 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK)1007. maddesi uyarınca kusursuz sorumlu bulunduğunu ileri sürerek; taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerinden şimdilik 30.000,00 TL'nin davalılardan müteselsilen tahsilini istemiş, ıslahla 2.567.418,36 TL'nin 05.11.2014 tarihinden işleyecek faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili; taşınmazın yolsuz, usulsüz ve sahte işlemler ile devredildiğini, tapu iptali ve tescil davasının zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen kararın, Yargıtay tarafından ilk satış işlemi mutlak butlanla batıl olduğundan korunamayacağı ve mülkiyet hakkına dayalı davalarda hak düşürücü süre ve zamanaşımının söz konusu olamayacağı gerekçesiyle bozulduğunu, bozmaya uyan Mahkemece verilen davanın kabulüne dair kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini, kesinleşen Mahkeme kararına göre hareket eden Belediye açısından haksız zenginleşmenin söz konusu olmadığını, Belediyenin yolsuzluk nedeniyle zarara uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Davalı Banka vekili; taşınmaz satışı sırasında imzalanan şartname uyarınca Bankanın sorumlu tutulamayacağını, Belediyenin tüm zarardan sorumlu olduğunu, sebepsiz zenginleşmenin söz konusu olmadığını, Belediyenin 2000 yılında açtığı tapu iptali ve tescil davasını takipsiz bırakması nedeniyle kusurlu davrandığını ve zarara sebebiyet verdiğini, esas olarak Belediyenin sebepsiz zenginleştiğini tapu kaydında yer alan şerhin satıma engel olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. 3.Davalı Hazine vekili; davacının davasını taşınmazı satın aldığı kişilere yöneltmesi gerektiğini, Hazineye husumet düşmediğini, tapu sicilinin düzenlenmesinden kaynaklanan sorumluluğun sicilin tutulmasındaki aykırılıklardan kaynaklanması gerektiğini, somut olayda böyle bir hususun bulunmadığını, tazmin sorumluluğunun koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; somut olayda taşınmaz alımına dair sözleşme geçersiz olduğundan davalı Banka yönünden zapta karşı tekeffül hükümlerinin uygulanamayacağı, davacının ödediği bedelin denkleştirici adalet ilkesi uyarınca belirlenen değerini sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca davalı Bankadan talep edebileceği, bu tutarın 74.542,97 TL olarak tespit edildiği; TMK'nın 1007 maddesinde belirtilen koşullar olayda oluşmadığından Hazinenin sorumlu tutulamayacağı, davacının zararının mahkeme kararıyla tapu kaydının iptalinden kaynaklandığı; davacı ... tarafından açılan tapu iptali ve tescil davasının lehine sonuçladığı, Mahkeme kararıyla sabit olduğu üzere, zaten taşınmazın usulsüz bir şekilde Belediyenin mülkiyetinden çıkartıldığı, ilk satışın mutlak butlanla batıl olduğu Mahkeme kararıyla tespit edildiğinden Belediyenin sebepsiz zenginleşmesinin söz konusu olmadığı ve sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile 74.542,97 TL'nin 09.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Bankadan tahsiline, diğer davalılara karşı açılan davanın ise reddine karar verilmiş; karar, davacı ve davalılardan banka vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı Bankanın dava dışı Palmar Su Ürünleri A.Ş.den olan alacağına karşılık 03.12.2003 tarihinde aldığı taşınmazın, 06.05.2004 tarihinde ihale ile davacıya satıldığı, bu arada Belediye tarafından açılan tapu iptal ve tescil davasının; davacının taşınmazı satın aldığı tarihte tapu sicilinin beyanlar hanesinde 23.10.2000 tarihinde konulmuş “Doğu Antalya Emlak Müdürlüğünün 20/10/2000 tarih ve 17943 sayılı yazıları ile tapu iptal davası açılacaktır.” şerhi bulunduğu, davacının Hazine ile tapu maliki arasında ihtilaf olduğunu bu şerh nedeniyle bilebilecek durumda olduğu, buna rağmen taşınmazı edindiği, bu sebeple taşınmazı edinirken iyi niyetli olduğunu iddia edemeyeceği, nitekim söz konusu taşınmazın yolsuz işlemlerle kooperatiflere devredildiği ve bu kooperatiflerin tahsis yoluyla edindikleri taşınmazdaki hisseleri Palmar Su Ürünleri Endüstrisi A.Ş.ye sattıkları, kooperatifin ve üyelerinin tahsis yoluyla edindikleri tapu kayıtlarının yolsuz tescil olduğu, davacının şerh sebebiyle iyiniyetli kabul edilemeyeceği gerekçesiyle kabulüne karar verildiği ve kararın temyiz incelemesinden geçerek 05.11.2014 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen ceza yargılamasında taşınmazın koopetarife Belediye başkanı olan sanık tarafından sahte encümen kararı ile satıldığının, kooperatifi yetkilileri olan sanıkların sahte encümen kararına dayalı olarak yapılan alım satım işlemine sahte belgeyi kullanmak sureti ile katıldıklarının belirlendiği ve kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği, davacının satın aldığı taşınmazın kesinleşen karar ile yolsuz tescil sebebine dayalı olarak tapu iptali ve tescilin gerçekleştiği, davacı ile davalı Banka arasındaki davada zamanaşımı süresinin dolmadığı, yolsuz tescile neden olan hukuki durumun Tapu Sicilinin hatalı tutulması nedeni ile oluşmadığından davalı Hazinenin sorumluluğunun bulunmadığı, Belediyenin yolsuz tescile dayalı davayı kazanmasının sebepsiz zenginleşme oluşturmayacağı, kesinleşen tapu iptal ve tescil kararı uyarınca davalı Bankanın da iyiniyetli kabul edilemeyeceği, denkleştirici adalet ilkelerine göre davacının dava tarihi itibari ile alacağının 74.542,97 TL olduğu, bu yönlere ilişkin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, ancak maddi tazminat davası niteliğindeki davada davalı ... ve Hazine yönünden dava tümden redddedildiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/4 maddesi uyarınca maktu ücrete ve davalı Banka yönünden dava kısmen reddedildiğinden davacı taraf lehine hükmedilen vekalet ücretini geçmemek üzere nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden bahisle, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulü ile 74.542,97 TL tazminatın 05.11.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Bankadan tahsiline, bu davalı yönünden fazla istemin reddine, davalılar Hazine ve Belediyeye karşı açılan davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili ve davalılardan Banka vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili, zapta karşı tekeffül hükümleri uygulanarak gerçek zarara hükmedilmesi gerektiğini, geçersiz bir satış olmadığını, kökteki yolsuz işlemin davacı ile ilgisi olmadığını, satın alma tarihinde devri engelleyici bir şerhin bulunmadığını, şerhin imar planının düzeltilmesine ilişkin olup 2018 yılında tüm taşınmazlardan kaldırıldığını, taşınmazın güncel değerinin 50.000.000,00 TL olup dava tarihindeki rayicin dahi anlamsız kaldığını, Belediyenin daha önce açılan tapu iptal tescil davasını takipsiz bıraktığını, Hazinenin kusursuz sorumlu olduğunu, davacının yolsuz tescile güvenerek işlem yaptığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı Banka vekili; Bankanın taşınmazı dava dışı şirketten borcu karşılığında aldığını, sebepsiz zenginleşenin Belediye olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, banka yönünden iyiniyet araştırması yapılmaksızın sonuca gidildiğini, vekalet ücretinin eksik hesaplandığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, satın alınan taşınmazın tapu kaydının iptali sebebiyle tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye özellikle davacı ile aralarında görülen tapu iptal ve tescil davasının kabulüne dair kararın kesinleşmesi ile taşınmaz mülkiyetini kazanan davalı Belediyenin sebepsiz zenginleşmesinden söz edilemeyecek olmasına, davalı Hazine yönünden kusursuz sorumluluk koşullarının bulunmamasına, taşınmazın Belediyenin mülkiyetinden çıkışına dair işlemin yolsuz olduğunun ve yolsuz tescil sonrasındaki devirler neticesinde taşınmazı edinen davacının tapu sicilinde bulunan şerh sebebiyle iyiniyetli kabul edilemeyeceğin kesinleşen mahkeme kararı ile tespit edilmesine, bu nedenle davacı ile davalı Banka arasındaki işlem geçersiz olduğundan taşınmazın rayiç bedelinin talep edemeyecek olmasına, geçersiz sözleşme uyarınca tarafların ancak sebepsiz zenginleşme ilkeleri uyarınca geçersiz sözleşmeye dayalı olarak verdiklerini isteyebileceklerinin ve bu kapsamda ödenen bedelin denkleştirici adalet ilkesi uyarınca dava tarihindeki değerine hükmedilmesinin yerinde bulunmasına, vekalet ücretinin doğru hesaplandığına göre, davacı vekili ile davalı Banka vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,05.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 39b5b196bcb44ed5 4bf1a96cdad542ab

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı