3. Hukuk Dairesi 2024/1889 E. , 2025/1427 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/253 E., 2024/424 K. DAVA TARİHİ : 15.02.2022 İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 2. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2022/109 E., 2022/794 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; taraflar arasında 2 adet dairenin davalı tarafça müvekkiline satışı konusunda imzalanan sözleşme kapsamında müvekkilinin davalı şirkete 505.000,00 TL ödeme yaptığını, ancak dairelerin müvekkiline teslim edilmediğini ve ödediği bedelin de sadece 46.500,00 TL'sini iade ettiğini, kalan 458.500,00 TL'yi iade etmediğini, müvekkilinin yaptığı ödemeye karşılık sözleşme konusu taşınmazların devri, mümkün olmadığı takdirde ödenen bedelin iadesi için davalı şirkete 09.12.2021 tarih ve 7062 yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini, ancak davalı yanın ihtarnameye cevap vermediğini, adi yazılı şekilde yapılan taşınmaz satış sözleşmesinin geçersiz olduğunu, geçersiz sözleşmenin varlığı hâlinde kural olarak tarafların aldıklarını iade ile yükümlü bulunduklarını, davalı aleyhine iade edilmeyen bedelin tahsili amacıyla icra takibi yaptıklarını ancak davalının itirazı ile takibin durduğunu, bu nedenle itirazın iptaline ve takibin devamına, ayrıca davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; müvekkil şirketin ile Yenikent 708 Ada 1 Parsel sayılı taşınmazda müteahhit olarak yapımını üstlendiği inşaattan 31.08.2021 tarihinde davacı ile iki adet daire satışı konusunda sözleşme imzalandığını, sözleşme gereği davacının ödediği 505.000,00 TL'ye karşılık teminat amacıyla müvekkili şirket tarafından düzenleme tarihi 03.09.2021 olan bononun tanzim edilerek davacıya verildiğini, devam eden süreçte 20.12.2021 tarihinde kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshedildiğini, daha sonra davacı tarafın kabulü ve isteği ile Yenikent-İmar 708 Ada, 1 Parsel üzerinde yapılacak olan inşaattan iki adet daire yerine 46.500,00 TL nakit para ve Yenikent 1300 Ada, 1 Parselde 14 sayılı daire ile 20.000,00 TL'lik senet verilerek borcun ifa edildiğini, bunun üzerine davacının 505.000,00 TL'lik bononun aslını müvekkil şirkete iade ettiğini, 23/11/2021 tarihinde davacının eşi adına 1300 Ada,1 Parsel sayılı taşınmazdaki 14 numaralı dairenin devredildiğini, ilgili bağımsız bölümün tapu senedi ve iptal edilen dairelerin karşılığında verilen 14 numaralı dairenin eksik kalan kısmına ilişkin 46.500,00 TL'nin davacının hesabına EFT yolu ile açıklamalı olarak gönderildiğini, yine 20.000,00 TL'lik senedin davacı tarafından icra takibine konu edildiğini ve müvekkili tarafından ödeme yapılmasıyla dosyanın kapandığını, davacının devralmış olduğu daireyi internet sitesinde 570.000,00 TL tutar üzerinden satışa koyduğunu, davacının Yenikent 1300 Ada, 1 Parsel sayılı taşınmazda yer alan 14 numaralı daireyi devralması esnasında alıcı ve satıcı tarafından ödenmesi gereken tapu harçlarının müvekkili tarafından karşılandığını, müvekkilinin devir sürecinde tapuda taşınmazı gerçek değerinin altında göstermesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmadığını belirterek, davanın reddine ve davacı aleyhine %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; gerek tapu işlemlerini yapan kişinin şirket yetkilisinin oğlu olması, tapu harçlarının davalının oğlu tarafından yatırılması, gerekse tapu maliki ile davalı şirket arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi olması ve de tapu devri ile aynı tarihli banka havalesinde, 708 ada 1 parselden ipltal olan dairelerin karşılığında 1300 ada 1 parselden verilen 14 numaralı dairenin eksik kalan bedeli açıklamalı olarak gönderilmesi sebebi ile 1300 ada, 1 parsel'deki 14 numaralı taşınmazın davalı şirket tarafından verildiğinin anlaşıldığı, alacaklı kişinin, borçlusundan alacağını tahsil etmeden parasını vererek eşine taşınmaz alması hayatın olağan akışına açıkça aykırı olduğu, yine davalı tarafından dosyaya sunulan, 03/09/2021 düzenleme tarihli 505.000,00 TL bedelli, ... (davacı) emrine yazılı davalı şirket tarafından imzalı kaşeli senet suretinin arka kısmında davacı tarafından "aslını aldım" yazılı imzalı senedin de davalı tarafa iade edildiği hususları göz önünde bulundurulduğunda, davacının takip öncesinden takibe konu 458.500,00 TL'ye karşılık eşi adına 1300 ada, 1 parsel'deki 14 numaralı taşınmazı satın aldığı, bakiye alacağının kalmadığı, buna rağmen kötüniyetli olarak davalı şirket aleyhine takip başlattığı gerekçesiyle; davanın reddine, davalı vekilinin kötü niyet tazminat talebinin kabulü ile İcra takip talebi üzerinden %20 oranında hesaplanan 91.700,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 67.190,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine dair karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; mahkemece verilen kararın sonucu itibariyle doğru olduğu ancak; mahkemece kararın gerekçesinde eksiklik bulunduğu, davacının 2022/155 Esas sayılı icra dosyası ile 04.01.2022 tarihinde 458.500,00 TL asıl alacak olarak başlattığı icra takibi sonrasında açtığı 15.02.2022 tarihli eldeki dosyada dava tarihinden üç gün sonra 18.02.2022 tarihinde 14 numaralı bağımsız bölümü satışa çıkardığı, satış bedelini ise 570.000,00 TL olarak belirlediği, davacının eşinin 23.11.2021 tarihinde ve 64977 yevmiye numaralı satış senedi ile 200.000,00 TL bedelle satın aldığı bir taşınmazın yaklaşık üç ay içerisinde 370.000,00 TL değer kazanmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, 03/09/2021 düzenleme tarihli 505.000,00 TL bedelli, davacı ... emrine yazılı olan ve davalı şirketin imzası ile kaşesinin bulunduğu senet suretinin arka kısmına davacı tarafından "aslını aldım" ibaresinin yazıldığı ve imzalandığı, devam eden süreçte de senedin davalı şirkete iade edildiği göz önüne alındığında, davacı yanca senet üzerinde yazılı olan meblağ karşılanmadan, karşı taraf için delil ve ispat vasıtası olacağı bilinen bir senedin arka kısmına senedin aslının alındığına ilişkin el yazısı ile yazı yazılmasının ve imza atılmasının mevcut koşullarda söz konusu olamayacağı, davacının bu hususa ilişkin yargılama aşamasında herhangi bir açıklama getiremediği gibi aksi bir ispat işlemini de gerçekleştiremediği, davacının eşine satışın yapıldığı 14 numaralı bağımsız bölüm için taşınmazın tapusunun devredildiği 23/11/2021 tarihinde davalı şirket hesabından davacıya ait hesaba "708 ada 1 parselden iptal olan dairelerin karşılığında 1300 ada 1 parselden verilen 14 numaralı dairenin eksik kalan bedeli" açıklamasıyla 46.500,00 TL'lik bir miktarın gönderildiği, davacının gönderilen bu bedele karşı bir itirazının bulunmadığı ve bedelin niye yatırıldığına ya da bedelin altında yer alan açıklamanın hatalı/yanlış yazıldığına dair (örneğin meblağın başka bir alacak borç ilişkisine ilişkin olduğu v.s.) bir ihtirazi kayıt koymaksızın miktarı kabul ettiği, yine söz konusu satış devrinin yapıldığı aynı tarihte Tapu Kanunu kapsamında ödenmesi gereken harç bedeli olan 4.000,00 TL'nin de davalı şirket yetkililerince yatırıldığı, bu hali ile de davacının senette yazılı alacağını tahsil etmeden, açıklamalı ve şerhli yatırılan 46.500,00 TL'yi itirazsız aldıktan sonra üzerine yeniden ikinci bir bedel ödeyerek (200.000,00 TL) aynı şirketten eşi adına taşınmaz satın almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davacı tarafça yapılan takibinin haksız ve kötü niyetli olduğu gerekçesiyle; davacının istinaf talebinin kabulüne, söz konusu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine, davalı vekilinin kötü niyet tazminat talebinin kabulü ile icra takip talebi üzerinden %20 oranında hesaplanan 91.700,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 70.190,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı şirkete verilmesine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; adi yazılı şekilde yapılan taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin geçersiz olduğunu, tarafların aldıklarını geri vermekle yükümlü olduklarını, tanık dinlenilmesine muvafakat etmemelerine rağmen mahkemece tanık dinlenildiğini, aleyhlerine kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca davalının istinafı yok iken kararın kaldırılarak yeniden hüküm kurulması suretiyle davalı lehine 3000,00 TL fazladan vekalet ücretine hükmedildiğini bu sebeplerle kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında ödenen bedelin iadesi amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle davacı tarafça ödemeye teminat alınan senedin davalıya iade edilmesi davalı şirket hesabından davacıya ait hesaba "708 ada 1 parselden iptal olan dairelerin karşılığında 1300 ada 1 parselden verilen 14 numaralı dairenin eksik kalan bedeli" açıklamasıyla gönderilen 46.500,00 TL'lik ödemenin ihtirazi kayıtsız kabul edilmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacının senette yazılı alacağını tahsil etmeden, açıklamalı ve şerhli yatırılan 46.500,00 TL'yi itirazsız aldıktan sonra üzerine yeniden ikinci bir bedel ödeyerek (200.000,00 TL) aynı şirketten eşi adına taşınmaz satın almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, ayrıca 6100 sayılı Kanun’un 353/2. maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemi gereği incelenen kararlar bir bütün olarak değerlendirilerek kararın herhangi bir sebeple düzeltilmesi gerektiğine karar verilmesi halinde İlk Derece Mahkemesi kararı tamamen kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulması gerektiği ve hüküm kurulurken yapılacak hesaplamalarda Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihinin esas alınmasının gerekmesine göre, Bölge Adliye Mahkemesince yeniden kurulan hükümde, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince nispi vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.03.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e80066c70be9a5e7 29a99061167dc92d