Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/1814 E., 2025/2607 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/1814 E., 2025/2607 K. (06.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1814
Karar No
2025/2607
Karar Tarihi
06.05.2025

3. Hukuk Dairesi 2024/1814 E. , 2025/2607 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1063 E., 2024/259 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/375 E., 2022/527 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 06.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...'in sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; taraflar arasında Özel Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmesi bulunduğunu, davalı Kurum tarafından 16.10.2020 tarihli ve E.48907673-109.99-12452904 sayılı ve Özel ... Hastanesi konulu yazıları gereğince cezai şart ve kesinti işlemi tesis edildiğini, yapılan işlemlerin hukuka aykırı olduğunu belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, davacı şirket tarafından işletilen Hastanenin aleyhine tesis edilen 147.378,50 TL cezai şart ve yersiz olduğu iddia edilen 574.684,31TL hizmet bedeli kesintisi toplamı 722.062,81 TL nedeniyle davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; yapılan kesintilerin taraflar arasında imzalanan sözleşmeler ve SUT hükümlerine uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; aldırılan son ek bilirkişi kurulu raporu esas alınarak davanın kısmen kabulüne, davalı Kurum 16.10.2020 tarihli ve yazısı ile davacıya uygulanan toplam 722.062,81 TL'lik cezai şart ve yersiz hizmet bedeli işleminin 622.929,23 TL'lik bölümünden davacının borçlu olmadığının tespiti ile bu miktarla ilgili işlem bölümünün iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece hükme esas alınan 17.10.2022 tarihli bilirkişi heyet raporuna, kararın dayandığı delillere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine, avukatlık ücreti yönünden istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, davanın kısmen kabulü ile davalı Kurumun 16.10.2020 tarihli yazısı ile davacıya uygulanan toplam 722.062,81 TL'lik cezai şart ve yersiz hizmet bedeli işleminin 622.929,23 TL'lik bölümünden davacının borçlu olmadığının tespiti ile bu miktarla ilgili işlem bölümünün iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; yapılan kesintilerin mevzuata uygun bulunduğunu, yetersiz bilirkişi raporuna göre karar verildiğini, tanıklarının dinlenmediğini, dava konusu cezai işlemin dayanağı olan Kurum müfettişi tarafından yapılan incelemede, beyanları alınan dava dışı kurum sigortalısı hastalar ile yakınlarının davaya konu cezai işlemin bizzat konusu olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taraflar arasındaki sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi uyarınca davalı Kurum tarafından davacı sağlık hizmeti sunucusunun hak edişlerinden yapılan kesintinin hukuka aykırı olduğundan bahisle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. 1. Somut uyuşmazlıkta, davalı Kurum tarafından davacıdan toplam 147.378,50 TL cezai şartın, ayrıca Kuruma fatura edilen yersiz hizmet bedelleri örnekleme tutarları göz önünde bulundurularak 574.684,31 TL'nin faiziyle birlikte tahsili talep edilmekte olup, davacı tarafından işlemin iptali ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talep edilmiştir. Dava konusu işlemin dayanağı olan davalı Kurum Başmüfettiş ... tarafından düzenlenen 28.12.2016 tarihli raporda; davacı Hastane tarafından 2013-2014 yıllarında Kuruma fatura edilen Lazer İridotomi işlemlerinden mali yönden icap tayininde bulunulan işlemler dışında kalan 555.779,81 TL tutarındaki diğer lazer iridotomi işlemlerinin incelemeleri yapılmış, Lazer İridotomi tedavisi görmediklerini beyan eden hastaların ifadesi alınmıştır. Müfettiş raporunun incelenmesinde; davacı Hastanede görevli Doktorlar .... ve .... tarafından, Medula kayıtlarında yer alan 312 adet Lazer İridotomi işlemlerini gerçekleştirmedikleri, hatta bu işlemin nasıl yapılacağını bile bilmediklerinin beyan edildiği görülmüştür. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; tek doktor yönünden kısmi olarak değerlendirme yapılmış, eş söyleyişle her iki doktor yönünden değerlendirme yapılmadığı anlaşılmıştır. Bu itibarla, doktorlar ... ve ... tarafından yapıldığı Medula kayıtları ile sabit olan dava konusu işlemler yönünden kesintinin yerinde olacağında şüphe yoktur. 2. Sağlık Uygulama Tebliğine ekli EK 2-C Tanıya Dayalı İşlem Puan Listesinde yapılan değişiklikle, 25.07.2014 tarihinden itibaren P617... Lazer İridotomi işleminin yalnızca üçüncü basamak sağlık hizmet sunucularına faturalandırılacağı düzenlenmiştir. Söz konusu düzenlemenin son ek bilirkişi raporunda değerlendirildiği belirtilmişse de tüm hastalar yönünden bu tarih itibarıyla değerlendirme yapılıp yapılmadığı rapordan anlaşılamamıştır. Ayrıca hükme esas alınan son ek bilirkişi raporunun; denetime elverişli olmadığı, davalının itirazlarını karşılamadığı, kesintinin yerinde olmadığına ilişkin sebeplerin ise anlaşılamadığı görülmüştür. Hal böyle olunca İlk Derece Mahkemesince; yukarıda açıklanan Sağlık Uygulama Tebliğindeki değişiklik düzenlemesi ile iki doktor yönünden gerçekleştirmediklerini beyan ettikleri işlemler yönünden cezai şart ve kesinti işleminin yerinde olacağı dikkate alınarak, taraf, Mahkeme, Yargıtay denetimine açık, davalı vekilinin itirazlarını karşılar nitelikte bilirkişi raporu alınması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. Bozma nedenine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Bölge Adliye Mahkemesi kararının aynı Kanun'un 371. maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA, 2. Bozma sebebine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 28.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 1ee5fc429ee5fdc5 473a8917ff8c3b1c

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı