Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/1593 E., 2025/1030 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/1593 E., 2025/1030 K. (24.02.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1593
Karar No
2025/1030
Karar Tarihi
24.02.2025
Konu
Tazminat

3. Hukuk Dairesi 2024/1593 E. , 2025/1030 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1293 E., 2024/455 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 18. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/128 E., 2020/158 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; davalı tarafından gönderilen ödeme emrinin 12.09.2019 tarihinde davacıya tebliğ edildiğini, davacının herhangi bir vergi borcunun bulunmaması nedeni ile konunun araştırılması neticesinde, 27.08.2019 tarihinde davacıya haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiğinin ve bu ihbarnameye cevap verilmemesi nedeni ile dava konusu edilen ödeme emrinin gönderildiğinin anlaşıldığını, davacı tarafından sehven bu haciz ihbarnamesine itiraz edilmediğini, davalı tarafından gönderilen 29.08.2019 tarihli bir haciz bildirisinin de 02.09.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, davacı tarafından bu haciz ihbarnamesine karşı süresi içinde cevap verilerek, borçlu şirkete 575.415,37 TL borcunun bulunduğunu ancak bu borcun 15.11.2019 ve 13.12.2019 tarihlerinde ödeneceğinin kararlaştırıldığını, alacağa haciz uygulandığı ve aynı vadelerde vergi dairesine ödeme yapılacağının 09.09.2019 tarihli ve 59 sayılı yazıyla bildirildiğini ileri sürerek; süresi içinde cevap verilmeyen 11.341.640,20 TL’lik ödeme emri nedeni ile herhangi bir borcunun bulunmadığının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; ödeme emrine ilişkin İzmir 4. Vergi Mahkemesinde derdest dava olduğunu, davalının borcunun varlığına ilişkin beyanları karşısında açılan bu davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, süresinde haciz bildirisine itiraz edilmediği gibi cevapda verilmediğini, davacının mal almadığını ve borçlu olmadığını ispatlaması gerektiğini savunarak, davanın reddini ve davacının haksız çıktığı tutar üzerinden inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı şirket ile dava dışı şirketin defterlerinde yapılan incelemede, her iki tarafın resmi defter ve belgelerinin birbiri ile uyumlu olduğu, haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği 27.08.2019 tarihi itibariyle davacının dava dışı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye 560.415,37 TL tutarında borçlu olduğu, ödeme emrinin tebliğ edildiği 12.09.2019 tarihi itibariyle davacının dava dışı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye 575.415,37 TL tutarında borçlu olduğu, tarafların resmi defterlerinde yapılan incelemeye göre, cari hesap ilişkilerinden kaynaklanan ödeme tarihine göre davacı tarafından dava dışı firmaya ödenmesi gereken 15.11.2019 tarihli 287.707,69TL tutarlı ve 13/12/2019 tarihli 287.707,69TL tutarlı toplam 575.415,38TL tutarlı ödemelerin davalı ... dairesine yapıldığı, davacının davalıya 12.09.2019 tebliğ tarihli ödeme emrine istinaden borcunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile davacının 11.09.2019 tarihli ve 2019091166 sayılı 11.341.640,2 TL'lik ödeme emrinin 10.766.224,83 TL'lik kısmı yönünden borçlu olmadığının tespitine, ödeme nedeniyle konusuz kalan 575.415,37 TL'lik kısım yönünden karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı harçtan muaf olduğundan davacı tarafça dava açılırken yatırılan peşin harcın davacıya iadesine, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili; davacının davayı açmakta hukuki yararı olması nedeni ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davada haksız çıkan davalıya yükletilmesi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı vekili; davacının kamu borçlusuna borçlu olmadığını ispat etmesi gerektiğini, haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmeyen davacı tarafından bir kısım ödemeler yapmış olsa dahi davanın niteliği gereği borçlu olduğunu, davanın tümden reddinin gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 6183 sayılı Amme Alacakların Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un (6183 sayılı Kanun) 79. maddesine göre menfi tespit istemine ilişkindir. 1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeye, davacı şirket ile dava dışı kamu borçlusu şirketin ticari defter ve kayıtları incelenerek düzenlenen bilirkişi raporunda; şirketlere ait defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin bulunduğunun, davacı ile kamu borçlusu davalı şirket arasında ticari ilişki var olduğunu, haciz bildiriminin tebliğ edildiği tarih itibariyle davacının davalı kamu borçlusu şirkete 575.415,37 TL borcu bulunduğunun belirtilmesine, davacı tarafından dava açıldıktan sonra davalıya 575.415,37 TL ödeme yapılmakla bu miktar yönünden davanın konusuz kalmasına, davacının 10.766.224,83 TL'lik kısım yönünden borçlu olmadığına dair Bölge Adliye Mahkemesinin kabulünün yerinde bulunmasına, UYAP üzerinden yapılan sorgulamada, İzmir 4. Vergi Mahkemesinin 12.02.2020 tarihli ve 2019/1273 E., 2020/158 K. sayılı kararı ile dava konusu ödeme emrinin 575.415,37 TL'yi aşan kısmı bakımından davanın kabulüne ve ödeme emrinin belirtilen kısmının iptaline, ödeme emrinin 575.415,37 TL tutarındaki alacağa ilişkin kısmı bakımından davanın reddine dair verilen kararının Danıştay 9. Dairesinin 30.03.2023 tarihli ve 2021/1618 Esas, 2023/1158 Karar sayılı ilamıyla onanmasına karar verildiğinin anlaşılmasına göre; davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazların reddi gerekir. 2. 6183 sayılı Kanun'un 79. maddesiyle; süresinde haciz bildirimine itiraz edilmediği takdirde, borcu bulunmadığını iddia eden kişiye menfi tespit davası açabilme imkanı tanınmıştır. Davacı tarafın söz konusu yasal hakkını kullanarak menfi tespit isteminde bulunduğu ve yargılama sonucunda haklı olduğu belirlenmiştir. Bu itibarla Bölge Adliye Mahkemesince; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 168/2 maddesi uyarınca maktu vekalet ücretinin ve davacı tarafça yapılan yargılama giderinin aleyhine hüküm verilen davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davacı lehine vekalet ücretine ve yargılama giderine karar verilmemesi, doğru olmayıp bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2 maddesi hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacı tarafın yargılama giderlerine yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinin (ç) (e) alt bentleri çıkartılarak yerlerine sırasıyla; (ç)"Davacı tarafından yapılan 150.70 TL posta/tebligat gideri, 400,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere 550,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine"(e) "Davacı kendini bir vekille temsil ettirdiğinden 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 168. maddesinin ikinci fıkrası ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine," bentlerinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a22fb4a7677c2a34 93385315731400f9

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı